Kapadokya’nın milyonlarca yıllık doğal mirası, Göreme’de yaşanan acı olayla yeniden gündeme geldi. 29 Ekim’de Göreme Açık Hava Müzesi girişinde bir peribacasından kopan kaya parçaları, çevrede bulunanların üzerine düştü. Olayda iki kişi yaşamını yitirdi, bir kişi yaralandı.
Nevşehir Valisi Hüseyin Kök, ilk açıklamasında olayın aşırı yağış kaynaklı toprak kayması sonucu meydana geldiğini bildirmişti. Olayın ardından gözler, Kapadokya’nın simgesi peribacalarının nasıl oluştuğuna ve hangi nedenlerle yıkıldığına çevrildi.
Peribacaları nasıl oluşuyor?
Kapadokya’daki peribacalarının temelini, milyonlarca yıl önce Erciyes, Hasan Dağı ve çevresindeki volkanik faaliyetlerle ortaya çıkan kayaçlar oluşturuyor. Volkanik patlamalarla yayılan kül ve kaya parçaları zamanla taşlaşarak tüf tabakalarını meydana getirdi. Su ve rüzgârın uzun yıllar boyunca bu tabakaları aşındırmasıyla da bölgeyle özdeşleşen koni, sütun ve şapkalı kaya oluşumları ortaya çıktı. Bu doğal şekillenme bugün de sürüyor.

Yağmur, rüzgâr ve donma-çözülme etkili oluyor
Peribacalarını oluşturan tüfler, farklı dayanıklılıktaki kayaçlardan meydana geliyor. Yağmur suları kayaçlardaki çatlaklardan içeri sızarak ayrışmayı hızlandırabiliyor. Sıcaklık değişimleriyle yaşanan donma ve çözülme süreçleri de çatlakların genişlemesine yol açabiliyor. Zamanla dayanıklılığını yitiren kaya blokları, özellikle yoğun yağışın ve diğer doğal etkenlerin ardından kopup düşebiliyor. Ancak Göreme’deki olayın kesin nedenlerinin belirlenmesi için teknik incelemelerin sonuçları bekleniyor.
Uzmandan uyarı: Benzer riskli peribacaları var
Deprem Uzmanı Ramazan Demirtaş, olayın ardından yaptığı değerlendirmede bölgedeki kaya yapılarında çatlakların önemli bir risk oluşturduğunu belirtti. Demirtaş, 2013'te çektiği fotoğrafı olay sonrası görüntülerle karşılaştırarak kaya kütlesindeki hareketin zaman içinde geliştiğine dikkat çekti. Yağmur sularının çatlaklara sızması, donma-çözülme olayları, aşınma ve kayaçların zayıflaması gibi etkenleri sıralayan Demirtaş, Kapadokya genelinde benzer risk taşıyan çok sayıda peribacası bulunduğunu söyledi.
Uzmanlardan riskli alanların tespiti çağrısı
Maden Teknolojisi ve Yer Bilimleri Uzmanı Serkan İçelli de olayın ardından yaptığı açıklamada, daha önce bölgede incelemeler yaptığını ve bazı oluşumlarda tehlikeye işaret ettiğini söyledi. İçelli, riskli peribacalarının belirlenip doğaya uygun yöntemlerle güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Yağış alan tüflü yapıların suyu emerek ağırlaşabildiğini, bunun da kaya oluşumlarında deformasyona yol açabildiğini ifade etti.

Kapadokya’nın doğal mirası için koruma çağrısı
1985'te UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınan Kapadokya, yalnızca peribacalarıyla değil, kaya içine oyulmuş kiliseleri, manastırları ve tarihî yaşam alanlarıyla da dünya çapında önem taşıyor. Bölge, 2025'te müze ve ören yerlerinde 4 milyon 523 binin üzerinde ziyaretçi ağırladı.
Yaşanan olay, doğal oluşumların korunması ve ziyaretçilerin güvenliği konusunu yeniden gündeme getirdi. Riskli kaya oluşumlarının tespit edilmesi, gerekli önlemlerin alınması ve tarihî dokuya zarar vermeden koruma çalışmalarının yürütülmesi büyük önem taşıyor.
Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralıya acil şifalar diliyoruz. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın coşkusunun yaşandığı bir günde gelen bu acı haber, Türkiye’yi yasa boğdu.





