Deprem bilimci Prof. Dr. Osman Bektaş’ın Marmara ve Tibet depremlerini karşılaştırarak yaptığı değerlendirme, deprem riskinin yalnızca büyüklük üzerinden ele alınamayacağını yeniden gündeme getirdi. Bektaş, depremin yol açtığı hasar ve can kaybında zemin koşulları ile yapı güvenliğinin de önemli rol oynadığını belirtti.
Marmara ve Tibet depremlerini karşılaştırdı
Prof. Dr. Osman Bektaş, 23 Nisan 2025’te meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki Marmara depremi ile Tibet’te yaşanan 7,0 büyüklüğündeki depremi karşılaştırdı.
Bektaş, Marmara depreminde İstanbul’da beklenen ölçüde yıkım ve can kaybı yaşanmadığını, Tibet’teki depremde ise 16 kişinin hayatını kaybettiğini ve 339 evin yıkıldığı veya hasar gördüğünün bildirildiğini ifade etti.
Bektaş’ın değerlendirmesinde nüfus yoğunluğu, zemin koşulları ve yapıların dayanıklılığı gibi unsurların deprem sonuçları üzerinde etkili olduğu vurgulandı.
Kayseri’de zemin ve yapı güvenliği gündemde
Deprem riskinin zemin ve yapı özellikleriyle birlikte değerlendirilmesi, Kayseri açısından da önem taşıyor. Kentte 9-10 Ekim 2026 tarihlerinde Erciyes Üniversitesi’nde düzenlenen Deprem Paneli ve Çalıştayı’nda; fay hatları, zemin özellikleri, yapı güvenliği, kentsel dönüşüm ve afetlere hazırlık konuları ele alındı.
TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Kurul Başkanı Cem Demirel de değerlendirmelerinde Kayseri’nin zemin yapısına dikkat çekti. Demirel, kent merkezindeki alüvyon zeminlerin deprem dalgalarının etkisi bakımından incelenmesi gerektiğini belirterek, deprem tehlikesinin yalnızca fay hatlarına olan uzaklık üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.
Deprem riskinde tek ölçüt büyüklük değil
Bektaş’ın açıklaması ile Kayseri’de uzmanların gündeme taşıdığı konular, deprem riskinin birden fazla unsur dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Depremin büyüklüğünün yanı sıra zeminin özellikleri, yapıların dayanıklılığı ve yerleşim yoğunluğu da hasarın boyutunu etkileyebiliyor.
Öte yandan Prof. Dr. Ramazan Demirtaş, deprem büyüklükleri arasındaki farkın ve açığa çıkan enerjinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek karşılaştırmaların bilimsel veriler ışığında yapılmasına dikkat çekti.
Kayseri için hazırlık ve güvenli yapılaşma vurgusu
Uzmanların değerlendirmeleri, Kayseri’de deprem riskinin belirlenmesi ve azaltılması için zemin etütleri, yapı stokunun incelenmesi, yapı güvenliğinin sağlanması ve afet hazırlıklarının güçlendirilmesinin önemini gösteriyor.
Deprem riskini yalnızca büyüklük veya fay hattına uzaklık üzerinden değerlendirmek yerine, kentin zemin özelliklerinin ve binaların durumunun birlikte ele alınması gerekiyor. Bu yaklaşım, olası bir depremde can ve mal kayıplarını azaltmaya yönelik çalışmaların da temelini oluşturuyor.




