Nevşehir’in Kapadokya bölgesinde yaşanan olay, bölgedeki doğal oluşumların korunması ve güvenliği konusunu yeniden gündeme taşıdı. Göreme Açık Hava Müzesi girişindeki olayda can kaybı ve yaralanma yaşanırken, Kayserili deprem uzmanı Adnan Evsen de olayın jeolojik nedenlerine ilişkin değerlendirmede bulundu.
Yaklaşık 60 milyon yıl önce Erciyes, Hasan Dağı ve Göllüdağ çevresindeki volkanik faaliyetlerle şekillenmeye başlayan Kapadokya’nın jeolojik yapısı, uzun yıllar boyunca rüzgâr ve su gibi doğal etkenlerin aşındırmasıyla bugünkü görünümünü kazandı.
Evsen, atmosferik koşullara dikkat çekti
Göreme’deki olayın ardından açıklama yapan Adnan Evsen, peribacalarının oluşumunda ve zamanla aşınmasında atmosferik koşulların önemli rol oynadığını belirtti. Yağmur, rüzgâr ve donma-çözülme süreçlerinin kayaçların yapısını zaman içinde değiştirebildiğine dikkat çeken Evsen şunları söyledi:
“Peri bacası çöktü. Atmosferik koşulların (yağmur, rüzgar, donma çözülme) etkisiyle farklı zaman diliminde oluşan tüf, ignimbirit ve bazalt gibi jeolojik formasyonun aşınmasıyla oluşuyor ve yine atmosferik koşullara bağlı olarak çöküyor. Yaşayan bir canlı gibi! Kaçınılmaz son.”

Kapadokya’nın doğal mirası yeniden gündemde
Kapadokya’da tüf tabakalarının aşınmasıyla oluşan peribacaları, bölgenin en önemli doğal ve turistik değerleri arasında yer alıyor. Bu oluşumlar zamanla yağış, rüzgâr ve sıcaklık değişimleri gibi etkenlerle aşınmaya, yer yer de çökmeye maruz kalabiliyor.
Olayın ardından bölgede güvenlik önlemleri ve doğal oluşumların korunmasına yönelik çalışmalar da önem kazandı. Yetkililerin incelemeleri sürerken, peribacalarının bulunduğu alanlarda risklerin değerlendirilmesi gündeme geldi.
Çöküşün doğrudan aşırı yağıştan kaynaklanıp kaynaklanmadığına ilişkin kesin teknik sonuç, yetkili incelemelerin ardından netleşecek.




