Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen İlim Yayma Cemiyeti 75. Yıl Buluşması’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Son günlerde okullarda meydana gelen saldırılara da değinen Erdoğan, teknolojinin gençler üzerindeki etkisine ve yeni neslin karşı karşıya olduğu tehditlere dikkat çekti.
Teknolojinin hayat üzerindeki etkisinin her geçen gün büyüdüğünü belirten Erdoğan, yapay zekâyla birlikte köklü değişimler yaşandığını ifade etti. Teknoloji alanındaki güç odaklarının gençleri hedef kitlesi olarak gördüğünü söyleyen Erdoğan, okullarda yaşanan olayların bu konudaki endişeleri ortaya koyduğunu dile getirdi.
“Tekno oligarkların hedef kitlesi gençlerimiz”
Erdoğan, konuşmasında teknoloji dünyasındaki güç odaklarının geleceği kendi anlayışları ve çıkarları doğrultusunda şekillendirmek istediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Dünyanın nereye doğru sürüklendiğini hiçbirimiz kestiremiyoruz. Teknolojinin hayatımız üzerindeki etkisi her geçen gün büyüyor. Yapay zekâ ile birlikte hayatımızda köklü değişimler yaşanıyor.
Kendini seçilmiş gören, kendini diğer insanlardan üstün gören tekno-oligarklar sadece şu anki hayatımıza değil, geleceğimize de yön vermek; anlayışları ve çıkarları doğrultusunda biçimlendirmek istiyorlar. Dünyayı keyiflerince at oynatabilecekleri bir oyun alanı olarak gören bu tekno-oligarkların hedef kitlesini ise gençlerimiz oluşturuyor.”

Okullardaki saldırılara dikkat çekti
Son günlerde okullarda yaşanan olaylara değinen Erdoğan, gençlerin korunması konusunda önemli değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, konuşmasında şu sözlere yer verdi:
“Son günlerde okullarımızda meydana gelen müessif hadiseler bize bu zihniyetin saçtığı zehirli tohumların nasıl bir tehdit olduğunu göstermiştir. Irkçılığı körükleyen, hedonizmi teşvik eden, hiçbir kural ve sınır tanımayan bu yeni nesil elitler karşısında ne yapacağımız, nasıl duracağımız, evlatlarımızı bunlardan nasıl koruyacağımız çok ama çok önemlidir. Tekno oligarklara karşı en büyük güvencemiz TEKNOFEST gençliği olacak.”
“İlim Yayma’nın kuruluş felsefesi, Türkiye’nin var olma felsefesidir”
İlim Yayma Cemiyeti’nin 75. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen programda konuşan Erdoğan, cemiyetin Türkiye’nin eğitim ve sivil toplum hayatındaki rolüne de değindi. Cemiyetin tarihinin Türkiye’nin tarihiyle yakından ilişkili olduğunu belirten Erdoğan, kuruluş felsefesinin önemini şu sözlerle anlattı:
“Her ne kadar 1951 yılında kurulmuş olsa da İlim Yayma Cemiyeti'nin tarihi, aynı zamanda Türkiye'nin tarihidir. İlim Yayma'nın kuruluş felsefesi, Türkiye'nin var olma felsefesidir. İlim Yayma'nın nihai hedefi, Türkiye'nin asırlık gayesidir. İlim Yayma'nın tarihine baktığımızda işte bu şuurun, bu hassasiyetin, bu büyük idealin izlerine şahit oluyoruz.”
“Tüm çabalarını bu amaca teksif ettiler”
Cemiyetin kurucularının eğitimli, ahlaklı ve sorumluluk sahibi gençler yetiştirmeyi amaçladığını ifade eden Erdoğan, bu isimlerin Türkiye’nin geleceğini gençlere emanet etmek için çalıştığını söyledi.
Erdoğan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Bu şahsiyetlerin ortak ideali; Türkiye'nin geleceğini inşa edecek eğitimli, ahlaklı ve sorumluluk sahibi gençler yetiştirmekti. Bu isimlerin müşterek gayesi; Türkiye'nin istikbalini şuurlu, donanımlı, cesur ve öz güvenli bir gençliğe emanet etmekti. Tüm çabalarını bu amaca teksif ettiler. Tüm ümitlerini bu mefkûreye sabitlediler. 'Bu milletin evlatları sahipsiz değildir.' dediler. 'Bu milletin çocukları ilimden, irfandan, eğitimden mahrum bırakılamaz.' dediler.”
Cemiyetin eğitim ve demokrasi mücadelesinde önemli bir misyon üstlendiğini belirten Erdoğan, imam hatip liselerinin yeniden açılması sürecinde de cemiyetin katkı sunduğunu ifade etti.

“Karanlıkları delen bir güneş misali Türkiye'nin üzerine doğmuştur”
İlim Yayma Cemiyeti’nin kuruluş dönemindeki çalışmalarına değinen Erdoğan, cemiyetin eğitim alanında üstlendiği sorumluluğu anlattı. Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“Üstadın ifadesiyle; 'Allah' ve 'ahlak' demenin yasaklandığı, evlerin basıldığı, kursların basıldığı, Kur'an-ı Kerim'i öğreten hocaların tutuklandığı, elifba kitaplarının adeta birer suç aleti gibi, birer zararlı neşriyat gibi toplatıldığı karanlık bir devrin sonunda İlim Yayma; milletçe mesut olmanın imkanlarını oluşturmak için karanlıkları delen bir güneş misali Türkiye'nin üzerine doğmuştur.”
Kuruluşundan kısa süre sonra Türkiye’nin ilk imam hatip okulunun açılışına öncülük eden cemiyetin, sonraki yıllarda farklı şehirlerde eğitim kurumlarının ve öğrenci yurtlarının açılmasına katkı sunduğunu belirten Erdoğan, Anadolu’dan İstanbul’a gelen öğrencilere burs ve barınma hizmetleri sağlandığını söyledi.
“192 şubesi, 153 yurdu ve 122 eğitim merkeziyle çalışmalarını sürdürüyor”
İlim Yayma Cemiyeti’nin bugün ulaştığı noktaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, cemiyetin eğitim faaliyetlerine ilişkin şu bilgileri paylaştı:
“Bugün geldiğimiz noktada şunu büyük bir gururla ifade etmek isterim: İlim Yayma Cemiyeti; 192 şubesi, 153 yurdu ve 122 eğitim merkeziyle Türkiye'nin geleceğini şekillendirecek nesilleri ihya etmeyi sürdürüyor. Temel eğitimden yükseköğretime, öğrencilik döneminden akademik hayata kadar uzanan son derece kuşatıcı ve başarılı bir sistemle hamdolsun çalışmalarına devam ediyor.”
İlim Yayma Vakfı, Sabahattin Zaim Üniversitesi, gönüllüler ve hayırseverlerin de gençlere yönelik çalışmalara katkı sunduğunu belirten Erdoğan, cemiyetin 75 yıllık birikiminin gelecek nesillere aktarılmasının önemine işaret etti.

“En büyük hazinemiz insandır”
Gençlerin yetiştirilmesinin uzun soluklu bir çalışma olduğunu vurgulayan Erdoğan, eğitim faaliyetlerinin geleceğe yönelik önemine dikkat çekti.
Erdoğan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“İlim Yayma'nın her sayfası mücadeleyle geçen, bin bir emekle, özveriyle yoğrulan, tek bir lekenin dahi bulunmadığı bu 75 yıllık tarihi elbette önemlidir, kıymetlidir. Ama aslolan yarına ne söylediğimiz, neyi miras bırakmak istediğimizdir. Kuşkusuz bizim en büyük hazinemiz insandır. En büyük mirasımız şuurlu, sağlıklı, vatanını ve milletini tutkuyla seven iyi yetişmiş gençler olacaktır.”
Bugün yapılan çalışmaların sonuçlarının yıllar sonra alınacağını belirten Erdoğan, gençlerin yeteneklerini keşfetmesi, bilim ve teknoloji alanlarında gelişmesi ve millî kimliğin korunması konularının önem taşıdığını söyledi.

Gençlerin geleceği için yeni sorular
İlim Yayma Cemiyeti’nin gelecekteki çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Erdoğan, teknolojinin hızla değiştiği bir dünyada gençlerin manevi değerlerinin korunması ve eğitim imkânlarının geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Erdoğan, konuşmasında şu soruları gündeme getirdi:
“Teknolojinin hızla değiştiği, ilerlediği günümüz dünyasında gelecek yıllarda hangi alanlara odaklanacağız? Asimetrik tehditler karşısında gençlerimizin maneviyatını nasıl koruyacak, kökleriyle bağlarını muhafaza etmelerini nasıl sağlayacağız? Daha fazla öğrencinin eğitimine nasıl katkı verecek, gençlerimizin kendi yeteneklerini keşfetmesine nasıl yardımcı olacağız? Bilimde, teknolojide, kültür ve sanat alanlarında kendi ruh kökümüzden beslenen ürünler, eserler ve çalışmalarla çağa nasıl damga vuracağız? Küresel kültür dayatmaları karşısında millî kimliğimizi nasıl koruyacağız? Bu sorulara vereceğimiz cevaplar önümüzdeki dönemi şekillendirecektir.”
Erdoğan, İlim Yayma Cemiyeti’nin 75. kuruluş yıl dönümünü kutlayarak konuşmasını, cemiyetin geçmişten gelen birikimini koruyarak geleceğe yönelik çalışmalarını sürdürmesi temennisiyle tamamladı.





