Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkilerinin geleceği, Ankara’da yapılan 82. Türkiye-Avrupa Birliği Karma Parlamento Komisyonu Toplantısı’nda masaya yatırıldı. Toplantıya katılan AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, ilk günün ardından yaptığı değerlendirmede Türkiye’nin üyelik sürecine dair görüşlerini paylaştı.
Avrupa Parlamentosu üyelerinin de yer aldığı görüşmelerde, ilişkilerin mevcut durumu ve katılım müzakerelerinin geleceği ele alındı. Cıngı, Türkiye’nin üyelik sürecinin adil ölçütlerle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Karma Parlamento’nun rolüne dikkat çekti
Türkiye ile Avrupa arasındaki parlamenter ilişkilerin geçmişine değinen Cıngı, 12 Eylül 1963'te imzalanan Ankara Antlaşması’nı hatırlattı. Komisyonun, iki tarafın milletvekillerini bir araya getirerek temas ve iş birliğine katkı sağladığını belirtti. Cıngı şöyle konuştu:
“AB üyeliğimizin başlangıcını oluşturan 12 Eylül 1963’te Türkiye ile o zamanki Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) arasında imzalanan Ankara Antlaşması’nın 27. maddesi mucibince ihdas edilen ve iki tarafın seçilmiş milletvekillerinden oluşan ‘Karma Parlamento’, Avrupa Parlamentosu ile TBMM arasındaki temas ve iş birliğini güçlendiren en önemli kurumlardan birisi.”
Tam üyelik için “hakkaniyet” vurgusu
Toplantının ilk gününde “Türkiye-AB İlişkileri ve Katılım Müzakerelerinde Mevcut Durum” başlıklı oturum yapıldı. Cıngı, bu oturumdaki konuşmasında Türkiye’nin tam üyelik sürecinin siyasi anlaşmazlıklardan bağımsız ele alınması gerektiğini dile getirdi. Türkiye’nin beklentilerini aktaran Cıngı şunları söyledi:
“Yaptığımız konuşmada Türkiye’nin tam üyelik sürecinin siyasi mülahazalardan uzak, objektif kriterler ve hakkaniyet temelinde ele alınması, ilişkilerimizin siyasi ihtilaflara indirgenmeden ortak çıkarlarımız doğrultusunda geliştirilmesi gerektiğini ifade ettik. Toplantıya katılan Avrupalı meslektaşlarımızdan bazılarının da bizimle aynı görüşleri paylaştığını memnuniyetle müşahede ettik.”

“Avrupa için de zaruret”
Avrupa’nın siyasi, ekonomik ve güvenlik alanlarında yaşadığı sorunlara dikkat çeken Cıngı, Türkiye ile ilişkilerin güçlenmesinin yalnızca Ankara için değil, Avrupa’nın geleceği için de önem taşıdığını savundu. Cıngı’nın değerlendirmesi şöyle:
“Avrupa Birliği’nin siyasi, ekonomik ve güvenlik alanlarında ciddi sınamalarla karşı karşıya olduğu, küresel güç dengelerinin yeniden şekillendiği ve Avrupa’nın adeta bir varoluş mücadelesi verdiği bu dönemde, Türkiye ile ilişkilerin geliştirilmesinin, Avrupa’nın kendi geleceği ve stratejik çıkarları bakımından da her zamankinden daha büyük bir zaruret hâline geldiğini muhataplarımıza anlatmaya çalıştık.”
İkinci gün görüşmelerinden beklentilerini açıkladı
Toplantının 27 Ekim'de de devam edeceğini belirten Cıngı, görüşmelerin Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki mevcut sorunların çözümüne katkı sağlamasını beklediklerini ifade etti. Cıngı, karşılıklı güvenin güçlendirilmesi ve Türkiye'nin tam üyelik sürecinde somut adımlar atılması temennisinde bulundu.





