Saadet Partisi Genel Başkanı ve Kayseri Milletvekili Mahmut Arıkan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlediği grup toplantısında ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İstanbul’daki sel felaketi, fon mağdurlarına yönelik düzenlemeler ve Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) yetkileri hakkında konuşan Arıkan, iktidarın politikalarını eleştirdi.
“Afet değil, ihmal ve yanlış şehirleşme”
Konuşmasına İstanbul’daki sel felaketiyle başlayan Arıkan, hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, maddi zarara uğrayanlara geçmiş olsun dileklerini iletti. Yaşananların yalnızca yağış miktarıyla açıklanamayacağını savunan Arıkan, şehir planlamasını ve altyapı politikalarını eleştirerek şunları söyledi: “Yağışın miktarı meteorolojik bir olgudur. Ancak bunun can kayıplarına ve su baskınlarına dönüşmesinde belirleyici olan, şehrin ne kadar dirençli hale getirildiğidir. Dere yataklarına AVM yaparsanız selden kurtulamazsınız; fay hattına rezidance dikerseniz depremden şikayet edemezsiniz. Yaşananları ‘500 yılda bir gelen felaket’ mazeretiyle açıklamak mühendislik bilimini ve şehir planlamasını reddetmektir. Problem iklim değişikliği değil; dere yataklarını imara açan, su havzalarını yok eden iklimi değiştirme politikalarıdır.”
“Bataklık kurutulmuyor, sivrisinek avlanıyor”
Fon mağduriyetlerine ve TBMM’de görüşülen kanun teklifine de değinen Arıkan, hazırlanan düzenlemenin vatandaşların zararını karşılama konusunda yeterli güvence sunmadığını savundu. Ara ödemenin kesin bir ödeme garantisi içermediğini, kalan tutarın ne zaman karşılanacağının da belirsiz olduğunu belirten Arıkan şöyle konuştu: “1 milyon liraya kadar ara ödemeden bahsediliyor ancak bu garanti edilmiş bir ödeme değil. ‘Kaynak bulunursa verilecek’ deniyor. Kalan paranın ne zaman ve ne kadarının karşılanacağı belirsiz. Ara ödemelerde enflasyon farkı yer almıyor. Vatandaşın birikimi önce fonlarda eridi, şimdi de bekleme sırasında değer kaybetmeye devam ediyor. Vatandaş bir kez vurgunculardan, bir kez de devletin gecikmesinden darbe yiyor.”
“Sabıkalı kurumlara yetki vererek sorun çözülemez”
SPK’ya verilmesi planlanan geniş yetkileri de eleştiren Arıkan, kurumun geçmişteki uygulamalarını gündeme getirdi. Çözüm için önce geçmişteki ihmallerin değerlendirilmesi gerektiğini savunan Arıkan, şu ifadeleri kullandı: “Biz zaten bu noktaya SPK’nın zamanında adım atmamasından ve siyasi baskılara direnememesinden dolayı gelmedik mi? şimdi bu sabıkalı kuruma daha fazla yetki vererek meseleyi çözemezsiniz. sorunun kaynağı olanlar, sorunun çözümü olamazlar”
“Bedeli 86 milyon ödüyor”
Ekonomideki güven ortamına da değinen Arıkan, uluslararası yatırımcıların güvence arayışının sürdüğünü belirtti. Sorunların yalnızca fon mağdurlarıyla sınırlı olmadığını savunan Arıkan, muhalefete yönelik eleştirilere de yanıt vererek konuşmasını şöyle tamamladı: “Siz durumu kontrol altına aldık’ diyorsunuz ama uluslararası yatırımcı hâlâ güvence arıyor. Bu vurgunun bedelini yalnızca fon mağdurları değil; borsanın tamamı, dürüst şirketler, Türkiye ekonomisi ve 86 milyon vatandaşımız ödüyor. Tüm bunlardan sonra çıkıp muhalefeti suçluyorlar. Ekonomiyi terörize edenleri arayanlar, masaların üstündeki o meşhur listelere bakmalıdır.”




