Sonbaharın gelmesiyle birlikte günlerin kısalması ve güneş ışığından daha az yararlanılması, bazı kişilerde duygu durum değişikliklerine yol açabiliyor. Yorgunluk, isteksizlik ve uyku düzenindeki farklılıklar günlük yaşamı etkilerken, bu belirtilerin ne zaman depresyon işareti olarak değerlendirilmesi gerektiği merak ediliyor.
Uzman Psikolog Talha Şimşek, mevsim geçişlerinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirerek sonbaharda yaşanan her olumsuz duygunun depresyon olarak nitelendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Gün ışığının azalması biyolojik ritmi etkileyebiliyor
Altı yıldır mesleğini sürdüren ve endüstriyel ve örgütsel psikoloji alanında uzmanlaşan Talha Şimşek, sonbahar ile depresyon arasındaki ilişkinin yalnızca hava şartlarıyla açıklanamayacağını belirtti.
Gün ışığındaki değişimlerin uyku-uyanıklık döngüsünü ve biyolojik ritmi etkileyebildiğini ifade eden Şimşek, melatonin ve serotonin sistemlerindeki değişimlerin de bu süreçte rol oynayabileceğini kaydetti.
Kapalı ve yağmurlu havaların doğrudan depresyona neden olduğunu söylemenin doğru olmayacağını vurgulayan Şimşek, genetik yatkınlık, psikososyal koşullar ve bireysel farklılıkların da depresyon gelişiminde etkili olabileceğine dikkat çekti.

Sonbahar depresyonunun belirtileri neler?
Mevsimsel örüntülü depresyonun genellikle sonbahar ve kış aylarında ortaya çıkan depresif belirtilerle kendini gösterdiğini belirten Şimşek, bu dönemde enerji kaybı, isteksizlik, uyku düzeninde değişiklik ve duygu durumunda düşüş görülebileceğini ifade etti.
Şimşek, mevsimsel depresyonda şu belirtilerin de ortaya çıkabileceğini söyledi:
Normalden fazla uyuma
İştah artışı
Özellikle karbonhidrat tüketme isteğinde artış
Günlük işlere karşı isteksizlik
Enerji kaybı ve yorgunluk
Bu belirtilerin tek başına depresyon tanısı koymak için yeterli olmadığını vurgulayan Şimşek, belirtilerin başlangıç zamanı, süresi ve kişinin günlük yaşamına etkisinin değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Mevsimsel depresyon tanısında iki yıllık süreç önemli
Mevsimsel örüntülü depresyonun sıradan bir sonbahar hüznünden farklı özellikler taşıdığını ifade eden Şimşek, belirtilerin belirli mevsimlerde tekrarlamasının ve çoğunlukla ilkbaharda hafiflemesinin değerlendirmede önem taşıdığını kaydetti.
Şimşek, mevsimsel örüntünün belirlenmesinde en az iki yıllık dönemde belirtilerin mevsimlerle ilişkili biçimde tekrarlamasının dikkate alındığını ifade etti. Tanı için yalnızca mevsimsel tekrarın değil, depresyonun diğer tanı ölçütlerinin de uzman tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.
Sonbaharda ruh sağlığını korumak için neler yapılabilir?
Mevsim geçişlerinde yaşanan duygu durum değişiklikleriyle başa çıkmak için gün ışığından yararlanmanın ve fiziksel hareketliliği artırmanın faydalı olabileceğini belirten Şimşek, her bireyin ihtiyaçlarının farklı olduğuna dikkat çekti.
Fiziksel hareketliliğin zihinsel süreçlerle de ilişkili olduğunu ifade eden Şimşek, hareket etmenin tek başına depresyonu ortadan kaldıran bir çözüm olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.
Sonbaharda ortaya çıkan isteksizlik ve enerji kaybı uzun süre devam ediyor, günlük yaşamı belirgin biçimde etkiliyor veya belirli dönemlerde tekrarlıyorsa profesyonel destek alınması önem taşıyor. Her duygu değişimi depresyon anlamına gelmese de belirtilerin göz ardı edilmemesi gerekiyor.





