Günlük hayatta şaka amacıyla yapılan bazı davranışlar, hukuki açıdan ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Avukat Zeynep Karakuş, bir kişiye şaka amacıyla silah doğrultmanın da silahla tehdit suçu kapsamında değerlendirilebildiğini belirterek, silahın oyuncak veya kuru sıkı olmasının her durumda suçun oluşmasını engellemediğini söyledi.
“Şaka yapıyordum” demek yeterli değil
Yargıtay kararlarına dikkat çeken Karakuş, silah doğrultma eyleminin şaka amacıyla gerçekleştirilmesinin hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmayabileceğini ifade etti.
Karakuş, konunun değerlendirilmesinde mağdurun ve kamu güvenliğinin korunmasının önem taşıdığını belirterek, “Günlük hayatta sıklıkla karşılaşılan ve çoğu zaman ‘şakaydı’ denilerek geçiştirilmeye çalışılan eylemler, ceza hukuku kapsamında ağır sonuçlar doğurabiliyor. Yargıtay da bir kişiye şaka amacıyla da olsa silah doğrultulmasının silahla tehdit suçunu oluşturacağı yönünde hükmetti” dedi.
Failin şaka yaptığını söylemesinin eylemin tehlikeli niteliğini ortadan kaldırmadığını vurgulayan Karakuş, bu tür davranışların hukuki sonuçlarının göz ardı edilmemesi gerektiğini kaydetti.
Oyuncak ve kuru sıkı silahlar için de uyarı
Silahın niteliğinin de değerlendirmede önem taşıdığını belirten Karakuş, karşıdaki kişinin silahın gerçek, oyuncak, boş veya dolu olduğunu her zaman anlayamayabileceğini söyledi.
Karakuş, “Bir kişi eline aldığı silahı karşısındaki insana doğrulttuğunda silahın mahiyetini ya da korkutucu etkisini ve tehlikeliliğini bertaraf etmiş olmuyor. Dolayısıyla ‘Şaka yapıyordum, korkutmak istememiştim’ savunması da suçun oluşmasını her durumda engellemiyor” ifadelerini kullandı.
Kuru sıkı ve oyuncak silahlarla yapılan davranışların da olayın koşullarına göre hukuki sorumluluk doğurabileceğini belirten Karakuş, silahla tehdit suçunun şikâyete bağlı olmadığını ifade etti.
Silahla tehdit suçunun cezası ne kadar?
Karakuş, silahla tehdit suçunda cezanın 2 yıldan 7 yıla kadar hapis olabileceğini söyledi. Ancak uygulanacak cezanın olayın özelliklerine ve ilgili kanun hükümlerine göre belirleneceğini unutmamak gerekiyor.
Öte yandan meşru müdafaa, kişinin kendisine veya bir başkasına yönelen haksız saldırıyı, olay anındaki koşullara göre ve saldırıyla orantılı biçimde savuşturması durumunda gündeme geliyor. Bu değerlendirmenin somut olayın koşullarına göre yapılması gerekiyor.





