Milyonlarca öğrenciyi ve üniversite adayını yakından ilgilendiren eğitim sisteminde yeni bir dönem başladı. MEB’in bu yıl ilk kez hayata geçirdiği Ortak Yazılı Sınav Sistemi (OYSS), yalnızca sınavları ortaklaştırmakla kalmıyor, okullar arasındaki not farklarını da azaltmayı amaçlıyor. İlk sınavları yapılan sistemin 13 Kasım’a kadar sürmesi planlanıyor.
Yeni uygulamayla birlikte uzun süredir tartışılan Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP) adaletsizliğine de çözüm aranıyor. Yapay zekâ destekli sistem, öğrencilerin notlarını ve okulların değerlendirme süreçlerini takip edecek. Böylece not şişirme uygulamalarının önüne geçilmesi hedefleniyor.
OBP tartışmasının merkezinde not farkı var
Üniversiteye girişte önemli bir yere sahip olan OBP, lise diploma notunun 5 ile çarpılmasıyla hesaplanıyor. Bulunan puan, YKS yerleştirme puanına 0,12 katsayısıyla ekleniyor.
Eğitim uzmanlarına göre sorun, okulların not verirken farklı standartlar uygulamasından kaynaklanıyor. Türkiye gazetesine konuşan uzmanlar, diploma notu 80 olan bir öğrencinin OBP’sinin 400 olduğunu, bunun da YKS puanına 48 puan eklediğini hatırlattı. Bazı okullarda notların daha cömert verilmesi, aynı akademik seviyedeki öğrenciler arasında puan farkına yol açabiliyor. Birkaç puanın bile belirleyici olduğu yerleştirmelerde bu fark ciddi sonuçlar doğurabiliyor.
74 okulun ruhsatı iptal edildi
Yeni sistemin, okullar arasındaki değerlendirme farklarını azaltmasının yanı sıra usulsüzlüklerin tespitini de kolaylaştırması bekleniyor. Son bir buçuk yılda usulsüzlük saptanan 74 okulun ruhsatı iptal edildi. Yeni düzenlemeyle devamsızlıkların takip edilmemesi ve notların gerçeğe aykırı biçimde yükseltilmesi gibi uygulamaların önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Sınavlarda ezber değil, analitik düşünme öne çıkıyor
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda şekillenen yeni yaklaşımda, öğrencilerin bilgiyi hatırlamasının yanında günlük yaşamda kullanabilmesi de ölçülüyor. MEB’in yayımladığı örnek soruları inceleyen Uğur Okulları Genel Müdür Yardımcısı Adil Kurt ve bölüm başkanları, yeni sınavlarda açık uçlu soruların, günlük hayat senaryolarının, grafik ve tablo yorumlamanın ağırlık kazandığını söyledi.
“Yeni sistemde ezbere yer yok”
Yeni modelin ezberci anlayışın ötesine geçtiğini belirten Kurt, şunları söyledi:
“Hem ortaokul hem de lise düzeyindeki örnek sorular, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile uyumlu, beceri temelli ve süreç odaklı bir yaklaşım sergiliyor. Açık uçlu sorular, günlük hayat senaryoları, görsel, grafik ve tablolarla zenginleştirilen sınavlar; öğrencilerin bilgiyi hatırlamasının yanı sıra analitik düşünme, neden-sonuç ilişkisi kurma, problem çözme, bilimsel okuryazarlık ve yorumlama gibi üst düzey becerilerini ölçmeyi hedefliyor.”
Soruların farklı sınıf seviyelerindeki kazanımları ve gerçek hayat örneklerini kapsadığını belirten Kurt, öğrencilerin kendi yeterliliklerini görebileceğini, öğretmenlerin de öğrenme süreçlerini daha yakından izleyebileceğini ifade etti. Yeni modelle birlikte öğrencilerin yalnızca ne bildiği değil, bildiklerini nasıl kullandığı da ön plana çıkacak.




