AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, sosyal medya hesabından yaptığı “Kayserili Alimlerin Osmanlı’daki İlmiye Coğrafyası” başlıklı paylaşımında, Kayseri’nin Osmanlı dönemindeki ilmi geçmişine ışık tuttu. Cıngı, Kayseri’de yetişen alimlerin farklı şehirlerde üstlendikleri görevleri ve ilim dünyasına katkılarını tarihi örneklerle anlattı.
Kayseri’nin ilim tarihinin yalnızca Anadolu ile sınırlı olmadığını belirten Cıngı, “Kayseri’nin ilim tarihi, aslında haritaya yayıldığında görülebilen büyük bir Osmanlı hikâyesidir” ifadelerini kullandı.
Kayseri’den Mısır’a uzanan yolculuk trajediyle sona erdi
Cıngı’nın paylaşımında yer verdiği isimlerden biri, 16. yüzyılda yaşayan ve Danişi mahlasıyla şiirler yazan Kayserili Piri Çelebi oldu. İlmiye mesleğine giren Piri Çelebi, Osmanlı idaresindeki Mısır’ın Menufiye bölgesine kadı olarak tayin edildi.
Piri Çelebi’nin Mısır’a gitmek üzere Arabzade ile deniz yolculuğuna çıktığını belirten Cıngı, bu yolculuğun trajik biçimde sona erdiğini aktardı.
Cıngı, “Kaynaklar, Piri Çelebi’nin Mısır’a giderken denizde boğularak hayatını kaybettiğini kaydediyor. Bir Kayserili kadının hikâyesi böylece Anadolu’nun ortasında başlayıp Akdeniz’in sularında sona eriyordu” ifadelerini kullandı.
Kayserili alimin Şam’daki ilmi mirası
Paylaşımda dikkat çekilen bir diğer isim ise Şam’da kadılık ve müftülük görevlerinde bulunan Abdülfettah el-Kayseri oldu. Cıngı, Abdülfettah el-Kayseri’nin dönemin önemli hukuk metinlerinden Molla Hüsrev’in Dürerü’l-hükkâm adlı eseri üzerine eleştiri ve notlar kaleme aldığını belirtti. Bu durumun, Kayserili alimin fıkıh alanındaki birikimini ortaya koyduğunu ifade etti.
Abdülfettah el-Kayseri’nin görüşlerinin Süleymaniye Kütüphanesi’ndeki bir yazmada korunduğuna dikkat çeken Cıngı, yaklaşık beş asır önce Şam’da yürütülen ilmi çalışmaların izlerinin günümüze ulaştığını vurguladı.
Kayseri’den Kudüs’e uzanan ilim yolculuğu
Cıngı’nın paylaşımında yer verdiği bir diğer alim ise 15. yüzyılda yaşayan Siraceddin Müsafir el-Kayseri oldu.
Molla Fenari’nin yakın öğrencilerinden olduğu belirtilen Siraceddin Müsafir el-Kayseri’nin Anadolu ve İran coğrafyasında eğitim gördükten sonra 1424-1425 yılları civarında Kudüs’e yerleştiği aktarıldı. Hayatının kalan bölümünü burada ilim ve ibadetle geçiren alimin adına Kudüs’te bir medrese tahsis edildiği de ifade edildi.
“Kayseri’nin ilim tarihi büyük bir Osmanlı hikâyesidir”
Kayseri’den yetişen alimlerin Osmanlı coğrafyasının farklı merkezlerinde önemli görevler üstlendiğini belirten Cıngı, paylaşımını şu sözlerle tamamladı: “Yüzyıllar önce Kayseri’de yetişen bir alimin yolu Şam’da fetva kürsüsüne, bir başkasınınki Mısır’da kadılığa, diğerinin yolu Kudüs’te bir ders halkasına çıkabiliyordu. Kayseri’nin ilim tarihi, aslında haritaya yayıldığında görülebilen büyük bir Osmanlı hikâyesidir.”




