Tarih: 21.10.2011 09:43

AİLELER DİZİ DİZİ ÇÖKÜYOR

Facebook Twitter Linked-in

MÜSTAKİL Sanayici ve İşadamları Derneği

 

(MÜSİAD) Kayseri Şubesi Hanımlar Komisyonu

 

tarafından 'Dizilerin Toplum Üzerindeki

 

Etkisi' konulu basın toplantısında, aile

 

çöküşlerine sebep olmada medyanın da

 

payı olduğu belirtildi.

 

MÜSİAD Kayseri Şubesi Konferans Salonunda

 

gerçekleşen toplantıda Komisyon

 

Başkanı Fatma Yemlihalıoğlu, "Aile toplumun

 

en temel ögesidir. Aile neslin devamı,

 

toplum huzuru gibi birçok görevi yerine getirmekle

 

birlikte bireyin yaşamında çok

 

önemli bir yer tutan sevgi ihtiyacı, psikolojik

 

gelişim, eğitim, kültürel değerleri kazanma

 

gibi temel ihtiyaçlarını karşıladığı en

 

öncelikli kurumdur. İnsanın kendisini güvende

 

hissettiği, yalnızlıktan kurtulduğu,

 

sevgisini, üzüntüsünü paylaştığı, gündelik

 

hayatın koşuşturmasından uzaklaşıp huzura

 

erdiği yer ailesidir" dedi. Yemlihalıoğlu,

 

"Aile toplum ağacının meyvesi

 

olduğu gibi aynı zamanda da çekirdeğidir.

 

Dolayısıyla ailedeki problemler toplum

 

kaynaklıdır ve bu problemler toplumun

 

bütününü ilgilendiren ve çöküşüne

 

sebep olabilecek hayati meselelerdir.

 

Bu çöküşe sebep olmada toplumdaki

 

önemli kurumlardan

 

medyanın payı inkar edilemez"

 

diyerek, kitle

 

iletişim araçlarının

 

insan tutum ve

 

davranışları

 

üzerindeki

 

etkilerinin

 

çok

 

güçlü olduğunu

 

vurguladı.

 

Dizilerdeki toplumsa normlara da dikkat

 

çeken Yemlihalıoğlu, "Diziler, ölene

 

kadar sürdürülmesi için söz verilen evliliklerin,

 

ihanetlerle, entrikalarla yıkıldığını

 

gösteren örneklerle doludur. Bireye ve topluma

 

sağladığı önemli yararlarla toplumun

 

ve bireyin vazgeçilmez ögesi olan aile bu yayınlarla

 

özellikle milli ve manevi değerlerden

 

yoksul bazı dizi ve programlarla

 

dejenere olmaktadır. Seyredenleri ekran

 

başına bağlayan bu programlar toplumun

 

ahlaki değerlerini, gereken

 

önemiyle konu etmiyor.

 

Eğitici nitelikli dizi ve programların

 

hemen hemen görülmediği

 

ekranlara aile

 

yapısına ve yaşantısına

 

uygun olmayan görüntüler hakim olmaktadır.

 

Aile hayatının korunması ile ilgili medyaya

 

da düşen görev, ahlaki değerleri

 

yıpratan, toplumun kendine ait özelliklerinin

 

yok olmasına yol açan şiddeti, cinselliği,

 

alkol kullanımını özendiren

 

yayınlardan uzaklaşıp ahlak, terbiye ve

 

değer çizgisinde kendine düşen kılavuzluk

 

vazifesini yerine getirerek eğitici, aydınlatıcı,

 

yol gösterici olmasıdır" diye konuştu.

 

Daha mutlu aileler ve daha huzurlu bir

 

toplum görmeyi arzu ettiğini belirten Yemlihalıoğlu,

 

katılımcılara teşekkür ederek konuşmasını

 

sonlandırdı.

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —