Dijital ödeme alışkanlıkları hızla yayılırken, devlet vergi zincirinde oluşan görünmez boşluklara karşı yeni bir hamleye hazırlanıyor. Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği taslağı, POS ve sanal POS kullanımına köklü sınırlamalar getiriyor.
Taslağın temel hedefi net: Satışı yapan ile tahsilatı alan aynı mükellef olacak. Uzun süredir piyasada yaygın olan "başkasının POS'u üzerinden ödeme alma" uygulaması, belge düzenini bozduğu ve KDV akışını karmaşık hale getirdiği gerekçesiyle mercek altına alındı.
Dijital tahsilat yaygınlaşırken, devlet vergi kaybına yol açan yöntemler için frene basmaya hazırlanıyor. Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği taslağı, POS ve sanal POS kullanımında kapsamlı bir değişimin kapısını aralıyor. Yeni sistemde temel kural net: Satışı yapan kimse, parayı alan da o olacak.
Piyasada uzun süredir uygulanan "başkasının POS'u üzerinden ödeme alma" yöntemi, vergi zincirinde ciddi belirsizliklere neden oluyordu. Satış başka, tahsilat başka mükellef üzerinden yapıldığında belge düzeni bozuluyor, KDV takibi zorlaşıyor ve kayıt dışı risk artıyordu. Hazırlanan taslak, tam olarak bu alanı ortadan kaldırmayı hedefliyor.
Yeni düzenleme hayata geçerse; yeni açılan işletmelerin geçici POS kullanması, bayilerin ana firmanın cihazından ödeme alması ya da sanal POS'un farklı satıcılar adına çalıştırılması mümkün olmayacak. İşletmeler, yalnızca kendi adlarına tanımlı POS cihazlarıyla tahsilat yapabilecek.
Taslakta bayilik yapıları için kritik bir eşik de yer alıyor. Ana firmanın POS cihazının bayiler tarafından kullanılabilmesi için ülke genelinde en az 30 bayiye sahip olunması gerekecek. Ayrıca sözleşmelerin sisteme bildirilmesi ve tahsilat detaylarının açıkça tanımlanması zorunlu olacak. Bu şartın küçük ölçekli işletmeleri nasıl etkileyeceği ise merak konusu.
Yeni sistemle birlikte bankalar ve ödeme kuruluşları da daha aktif bir rol üstlenecek. POS tahsisi öncesinde Gelir İdaresi sistemi üzerinden sorgulama yapılacak, işlem hacimleri izlenecek ve faaliyetle uyumsuzluk tespit edilirse cihazlar devre dışı bırakılabilecek.
Sanal POS tarafında ise tahsilatın yapıldığı internet sitesi ve sosyal medya hesapları kayıt altına alınacak. Bildirilmeyen dijital platformlar üzerinden ödeme alınamayacak. Böylece sanal POS'un "başkası adına tahsilat" aracı olarak kullanılması engellenecek.
Taslak yeni bir ceza maddesi getirmiyor. Ancak kurallara aykırı kullanım halinde mevcut vergi cezalarının uygulanacağı açıkça belirtiliyor. Bu da işletmeler için ciddi mali sonuçlar anlamına geliyor.
Özetle, devlet dijital ödemeyi desteklerken, bu alanın vergi dışına taşmasına izin vermemekte kararlı görünüyor.