KANALIMIZA ABONE OL

YEREL BASINA DESTEK OL

 


EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

 Uğur ALTUNER
 editor@kayserihaber.com.tr

   


CEYHUN ÜSTEN


ZOR DA OLSA AFFETMEK GEREK!

NEŞTER – Ceyhun ÜSTEN


Sevgili Dostlarım;

İnsanların hatalarını affetmek,

Kusurlarını örtmek,

En mühim ahlaki vasıflardan biridir…

İslam alimlerine göre de

Cenab-ı Hakk’ın hoşnut olduğu bu güzel davranış,

İman ve ahlakın yükselişine işaret eder.

Allah Teala’nın İsim-i Şeriflerinden de biri olan ‘El –Afüv’;

O’nun affediciliğinin delilidir.

Affetmek,

Allah’ı sevip ve Kur’an ‘ın ahlakı ile ahlaklanmanın doğal bir sonucudur.

Şahsına yapılan hatalar karşısında sessiz kalmak ve onları affetmek,

İlk bakışta bir acizlik gibi görünse de

Gerçekte bunun bir yükseliş ve Allah’a yakınlık olduğunu,

 Yüce Peygamberimiz şu şekilde ifade eder.

 “Kul başkalarının hatalarını affettikçe Allah’da onun şerefini ziyadeleştirir…” ( Tirmizi, “Birr”,82)

 

 ************************************

Affettiğimizi sanırız bazen hani...

Yıllar sonra ansızın çıkıverince karşımıza,

Arka plana attığımız,

Bilinç altımızda yok edip eritmeye çalıştığımız,

Affedilesi olayın acısı büyük olur…

Hem de eskisinden de acı…

Pas tuttuğunu sanırız dostlarım,

Nasılsa affettim bitti diye düşünürüz,

Oysa unuttuğumuz olaydır,

Bize yapılmış olması değil.

Halının- koltuğun altına süpürülmüş tozlar misali,

Aylar sonra gün yüzüne çıktığında ruhumuzu temizlerken,

Karşılaşmak belki de yeniden depreştirir,

Yeni baştan yaşatır bütün olayı.

Sil baştan mücadele yeniden başlar kendimizle!

Nasıl olur,

Neden olur deriz,

Ne çare zamanı baştan yaşama,

Tekrar başa sarma imkanı yoktur.

Yeniden başa dönmenin,

Aynı defteri açmanın ne anlamı vardır zaten,

Kime söylesen,

Kime anlatsan anlamsız gelir…

Yitirmiştir manasını tüm yaşananlar.

Avuntusu ise bize düşer hiç kuşkusuz dostlarım.

Avunuruz…

Yeni bir savaş başlar içten içe en derinlerde...

Affetmek iyi insanların intikamıdır derler.

Öyle midir gerçekten?

Peki iyi insanı anladık da intikam neyin nesi?

Affedilenden nasıl bir intikam alınmıştır ki?

Yaptığıyla kalmamış mıdır?

Pişman mıdır yaptıklarından?

Kim bilir belki…

Ya değilse?

İşte bütün bu sorular beynimizde,

Binlerce on binlerce karıncanın yer değiştirmesi gibi devinip durur.

Bütün düşünceler,

Tüm negatifliği ile binlerce kez çelme takarken affetmiş yanımıza …

Duygularımız yine çıkmaz sokaktadır.

Hem de bir kere değil binlerce kere.

Bütün bu sorgulamalar,

Debelenmeler sonrasında geçmiş midir artık?

Maalesef…

Affettim artık.

Aylar sonra “Sen bana bütün bunları yapmıştın” demek anlamsızdır.

Hem saçma gelir karşındakine zaten,

Anlayamaz algılayamaz bile.

Fakat dostlarım hani intikam nerde ?

En iyisi sineye çekip olanları büyütmeden,

Tekrar derinlere gömmek değil midir?

Elbet sonsuza dek gömdüğünüz yerde kalamayacak,

Bir gün mutlak aşikar olup ayyuka çıkacak yaşanmışlıklar.

Hiç değilse çıkana kadar unutup gitsek…

Peki dostlarım sizce mümkün mü?

Karşınızdakinin gözlerine baka baka hem de.

Kim bilir belki de asıl zor olan budur.

Her zamanki umarsızlığı ile affedilen kendi seyrinde.

Affedene olur olan.

Büyüklük mü?

Kalsın be!

Bu kadar yük yükleyecekse sırtıma,

Neden affetmeliyim o halde?

Bu sözler sadece kaleme gelir dostlarım,

Bilirim ki yine acı verecek her seferinde olduğu gibi,

Fakat yine de affederim.

Büyüklükmüş.

İnanın umurumda değil.

Sırf görmek istediğim gibi görebilmek,

İnanmak istediğim gibi inanmak alışkanlığım olmuş emin olun.

Enayilik var ruhumda elimde değil.

Elbet bir gün anlaşılır değeri affetmenin.

Ve affedilen belki vefaya dönerde istikametini,

Ödülüm sunulmuş olur elerime.

Umudum bu…

Şimdi söyleyin bakalım dostlar hangimiz affettikten sonra sorgulamadık ki?

Hangimiz koşulsuzca affettik?

Ve hangimiz affettikten sonra geri dönmedik bakmak için arkamıza?

Hatta hatırlamadık hiç neyi affettiğimizi?

Kaçımız?

Üç mü?

Beş mi?

Bilemedik neden affetmek gerektiğini?

Ve hala neden affettiğimizi?

Öyle istedik belki.

Silemedik karşımızdakileri.

Affettik...

Sorulara takılı kaldı yine.

Kısaca neymiş dostlarım?

Zor zanaat affetmek!

Lakin zorda olsa nefsimize galip gelip affetmek gerek…

Gürkan Ofis Mobilyaları