EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

   Süleyman ERDOĞAN
   editor@kayserihaber.com.tr                      

   


VELİ ALTINKAYA


ZAMAN VE MUHASEBE

ZAMAN VE MUHASEBE


Allah Resulü kızıl tüylü bir devenin üzerinde 100 bin sahabeye hitap ediyorlar Veda Hutbesi’nde...

      Müthiş bir konuşma...

      Herbiri kitaplık çapta sözler dökülüyor mukaddes dudaklarından...

   İşte o müthiş sözlerden biri:

   -Zaman, devrini yapa yapa başlangıç noktasına gelecektir.

    Ecdadımız, “zaman herşeyin ilacıdır” der.

    Veya çoğu kez itilaflı olduğumuz konuların hükmünü “zamana bırakmayı” yeğleriz.

    Topyekün Bütün Zaman ve Mekanın Efendisi’nin buyurduğu gibi; doğan her canlı birgün başlangıç noktasına, yaratılış gayesine uygun aslına dönecek.

   Ve gün gelip “sur üflendiğinde” herşey “kün ve yekün” yerle bir olduğunda da “zamanın başlangıç noktasına” geldiğini görecek inkarcılar.

    Ve bugün...

    Yıllar ne çabuk geçiyor...

   Bu fakir Kayseri’ye geleli 40 yıl olmuş.

    Abdullah Gül’ün 11. cumhurbaşkanlığına başladığı 7 yıl öncesinin dünkü gününü, daha dün gibi hatırlıyorum.

   12. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün görevine başladı.... Bakın bugün itibariyle bir gün geride kaldı. Bir de bakmışsınız ki 2019 yılının bahar aylarında Türkiye’nin 13. cumhurbaşkanının kim olacağı sorusuna cevap arıyor olacağız.

    Tabi Allah’ın ömür verdikleri için geçerli bu tespit...

    Ecdadımız “sayılı gün çabuk geçer” dememiş mi?.. Hangi makamda ve halde olursanız olun, sayılı gün ve insan ömrüne bağlı zaman, göz açıp kapama mesafesindeki bir lahza dilimi gibi çabucak geçiveriyor.

     Önemli olan, bu zaman devresininin her diliminde ve nihayet sonunda  bir dava adamının ifadesiyle; “Ben neyim, bu hal neyin nesi?”  sorusunu sürekli kendi nefsimize sorabilmektir.

   “Başınızı gövdenizden ayırıp ve iki diz kapağınız arasına alıp” yukarıdaki soruyu sorabilmek... Ve o soruya yüreklice cevap verebilmek...

     Bunu yapabiliyorsanız, bu dünyada da, gerçek alemde de yolunuz açık demektir.

   Gerisi, yine aynı dava adamının ifadesiyle “çelik-çomak oynamak” veya “angarya” ile uğraşmaktır...

    Bu tespit ve duygularla, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ e, 12, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve 62. Hükümet Başkanı Ahmet Davutoğlu’na başarılar diliyorum.

   “Yol O’nun, varlık O’nun, gerisi hep angarya....”

   Bu üç devlet adamı da “inanmış” insanlar. Üçü de fiilen veya fikren o dava adamının, (Üstad’ın) rahle-i tedrisinde bulunmuş kişiler. Dilerim bu nefs muhasebesini,  Gaye İnsan ve Ufuk Peygamber’in o müthiş kelamını unutmadan her an yapsınlar...

 

 

   00- 12. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yemin töreninde duygusal anlar yaşanmış.

00-12.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, selefi Abdullah Gül’e “Devlet Üstün Hizmet Nişanı” vererek Köşk’ten uğurlamış.

00- 11.Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ağırlıklı olarak İstanbul’da yaşamakla birlikte eylül sonu gibi Kayseri’ye de gelecekmiş.

00- Bugün atanacak 62.Hükümette Taner Yıldız’ın koltuğunu koruması bekleniyormuş.

00-  Yeni hükümetle birlikte 3 dönem yasağına giren ve yıllardır bakanlık bekleyen vekillerin son umutları da suya düşüyormuş..

BARO SEÇİMLERİ

   Pazar günü Kayseri’nin tanınmış avukatlarından biri bağevinde misafirimdi. ”Veliciğim takip ediyor musun bilmiyorum, Baro’nun seçimi var” dedi... ”İki yıl oldu mu ki?” dedim. Mevcut Baro Başkanı Fevzi Konaç’ın yeniden aday olacağını Ali Köse’nin de adaylık teklif ve telkini altında olduğunu söyledi. Başta Konaç olmak üzere Ali Köse ve diğer tanıdığım isimlerle görüşüp köşeye taşıma niyetindeydim ki dün bir gazetede Baro seçimleri haberleştirilmiş. Eee bu iş böyle. Haber kuş gibidir. Zamanında gerekeni yapmazsanız,  uçar gider. Baro seçimlerindeki kulis çalışmalarının yeni adli yılla birlikte yoğunlaşacağı kesin...