KANALIMIZA ABONE OL

YEREL BASINA DESTEK OL

 


EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

 Uğur ALTUNER
 editor@kayserihaber.com.tr

   


CEYHUN ÜSTEN


YORGUN YÜREĞİMİN GÜZ SANCILARI…

NEŞTER – Ceyhun ÜSTEN


Sevgili Dostlarım;

Yeni bir haftaya başlarken sizlere karamsarlık vermekten hoşlanmıyorum lakin bu güz sancısı içimdeki bu güz sancısını da sizlerle paylaşmadan edemedim.

Derin,

Hüzün yüklü,

İnce bir sızı…

Ayrılık kokan,

Hasretlere gebe,

Gözü arkada bırakan bir gam yükü…

Ayrılıklar yaşadım hüzün yüklü.

Bir sonbahar günü;

Yaprak dökümü misali yavaş yavaş kaybettim sevdiklerimi.

Biz ayrılamayız dediğimiz an

Kendimizi ayrı bulduk…

Nedendir bilinmez

Hep güzdür ayrılıklarımı yaşatan.

Ayrılık kokusu karışır güz yağmurlarının toprak kokusuna

Gözyaşı,

Sararıp dökülen yaprak

Acı rüzgarlar

Soğuk ve yürek sızısı…

Hayata karşı endişeli bir duruş

Bir büyük çekingenlik

Yerli yersiz dalıp gitmeler

Ve apansız kaybetme korkusu sevdiklerimi…

Nerde?

Ne zaman?

Başıma geleceklerden habersiz,

İşkence bir bekleyiş gibi.

Yaşanacaklara inat ayakta kalmaya çalışıyorsam

Ve hissediyorsam iliklerime kadar ayrılık korkusunu

Bilin ki yaklaşan ‘GÜZ’dendir.

İlacı mıdır zaman her şeyin gerçekten dostlarım?

Eğer öyle ise içimdeki bu güz sancısı niye….

Neden derman bulmuyor tabipler?

Neden her geçen gün bir öncekinden daha fazla sızlatmakta,

Yanıp kavrulup kanatmakta yüreğim?

Yoksa özlemekten öte bir umutsuzluk mu yüreğime çöreklenen?

Zamanla alışırsın ayrılıklara” demişlerdi dostlarım.

Meğer ne de kolay söylemişler,

Ne kadar basite indirgemişler her şeyi.

Başına gelmeyenler için,

Yaşamayanlar için kolaymış demek ki ayrılıklar.

Belki de avutmak istediler kendilerince.

Hafifletmek istediler bu yorgun yüreğimin güz sancılarını.

Ne yaman çelişki Allah’ım

Duymuyor sevdiklerim çığlıklarımı

Görmüyor çırpınışlarımı

Sadece sevdiklerim mi?

Sanki bütün evren kulak tıkmış çığlıklarıma

Neden bu sırt dönüş…

Neden bu umarsızlıklar…

Neden kimse farkında değil sancılarımın.

Herkes kendi aleminde.

Yoksa

Yoksa gün gelip dinecek mi güz sancıları…

İnanıyorlar mı gerçekten bu yorgun kalbin huzur bulacağına

Unutulup nasır mı bağlayacak?

Küllenip sönecek mi yürek yangınlarım?

Ayrılık ateşimin üzerine karlar mı yağacak?

Yaşanmamış gibi mi olacak tüm mazi

Asıl o zaman nakşetmez mi ayrılık benliğe?

Gönlümde yalnızlık,

Gözlerimde nem;

İçimde yokluğun hırçın haykırışları

Matem havasında ezgiler bu gün

Istırap bohçamda ayrılık renk renk…

Güz güllerinin yitik kokusu

Çatlak dudaklardan dökülen nağme

Hiç bahar görmeyen bedbin çehreler

Toprağa göz kırpan yorgun bedenler

Sıra sıra geçit resmi yapmakta

Filim şeridimde siyah - beyaz hayaller

Tarihe gömülen gelecek gibi...

Ben hep güz ayrılıkları yaşadım

Soğuk rüzgarlarla

Sararan yapraklarla

Hüzünlü yağmurlarla

Uğurladım sevdiklerimi...

Ve geride yaşlı gözlerle kucaklarken boşluğu

Bir sünger çektim mutluluklara

Ben hep güz ayrılıkları yaşadım...

Her sıkıntıma omuz verenleri

Her mutluluğuma mutluluk katanları

Her düştüğümde tutup kaldıranları

Her yoklukta çare olanları

Her acıda omuz olanları

Ben hep güz yağmurları ile uğurladım...

Gürkan Ofis Mobilyaları