KANALIMIZA ABONE OL

YEREL BASINA DESTEK OL

 


EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

 Uğur ALTUNER
 editor@kayserihaber.com.tr

   


CEYHUN ÜSTEN


UYANMA ZAMANI GELMEDİ Mİ?

NEŞTER – Ceyhun ÜSTEN


Sevgili Dostlarım;

Ömür yetmez,

Aldığın bir nefesin şükrüne,

Ne mümkün bedel biçmek,

Yaşattığın bir güne.

Cennetleri vaadettin,

Hem de Kur'ân üstüne

Haykırırken tabutlar musallada an be an

Nasıl olur da sana secde etmez bir insan !

Sevgili Dostlarım;

Namaz;

Mü’minler üzerinde vakitleri belirlenmiş bir farzdır.’ (Nisa Suresi, 103 )…

Ve ademoğullarına hayatları boyunca sürdürmeleri emredilen çok önemli bir ibadettir.

Bu önemli ibadet üzerinde titizlikle durulmalı ve vakti geldiğinde huşu içinde uygulanmalıdır.

Allah cc. Yüce Kitabımız Kur’an- Kerim’de müminler için, ‘Onlar namazlarında hûşû içinde olanlardır.’ (Mü’minun Suresi, 2) buyurmaktadır.

Allah cc.nin huzurunda bulunulan bu özel anda;

Yalnızca O’nun gücünü ve kudretini düşünerek,

Saygı dolu bir korku içinde bu ibadeti yerine getirebilmek çok önemlidir.

Sadece bir görevi yerine getirme bilinciyle kılınan namaz kuşkusuz amacına ulaşamaz.

Namazda önemli olan Allah’ın gücünü düşünerek O’nu birlemek ve O’nu yüceltmektir.

Namaz esnasında günlük hayatla ilgili sorunların düşünülmesi ya da planlar yapılması son derece uygunsuzdur.

Samimiyetten uzak bu davranış,

İbadetimizin Allah katında kabul görmesini riske atabilir.

Etrafımızda pek çok insandan : ‘Namaz kılarken aklıma çok iyi bir fikir geldi’ gibi namazın amacına yakışmayan sözler duyarız.

Bazı insanlar namazdan sonra ne yapacaklarını düşünür bazıları ise bir an önce namazlarını kılıp işlerine devam etmek için sabırsızlanırlar.

Oysa Allah’ın vakit bildirerek bizleri namaza çağırdığı özel anlar her mümin tarafından şevkle beklenmeli ve o özel anlarda büyük bir istekle Allah’ın huzurunda durulmalı ve Allah’ın emri üzerine huşu içinde bu ibadet yerine getirilmelidir erenler…

Ademoğulları çoğu randevularına karşı son derece titizdirler.

En güzel ve en temiz giysilerini giyerek tam zamanında söylenilen yerde olmak için ellerinden geleni yaparlar.

Ancak aynı titizliği ne hikmetse namaz vakitlerinde gösteremedikleri çok açıktır.

Çoğu zaman işler bahane edilir ve vakit bulunamaz ya da işlerin arasına sıkıştırılıp özensiz bir şekilde kılınıp günlük koşuşturmaca ya devam edilir.

Ancak ‘(Öyle) Adamlar ki, ne ticaret, ne alış-veriş onları Allah’ı zikretmekten, dosdoğru namazı kılmaktan ve zekatı vermekten ’tutkuya kaptırıp alıkoymaz’ (Nur Suresi, 37 ) ayeti, bize namazın ve diğer ibadetlerin ne kadar önemli olduğunu gösterir.

Hiçbir iş ya da eğlence namazdan ve Allah yolunda yaşamaktan daha önemli değildir.

Bu tabloda göze çarpan çok önemli bir gerçek vardır!

Ademoğulları genellikle Allah rızasını gözetmek yerine kendi nefislerine hoş gelen bir hayatı yaşamayı ve dünyaya sımsıkı bağlanmayı tercih ederler.

Bu büyük gafletten ancak ölüm melekleriyle karşılaştıklarında uyanacak olan bu insanlar,

Hayatta sahip olduklarını sandıkları her şeyi geride bırakıp gerçeklerle yüzleşeceklerdir.

‘Ateşin üstünde durdurulduklarında onları bir görsen; derler ki:

"Keşke (dünyaya bir daha) geri çevrilseydik de Rabbimiz’in ayetlerini yalanlamasaydık ve mü’minlerden olsaydık.” (En’am Suresi, 27)

Kuşkusuz bu büyük bir pişmanlık olacaktır ve fayda vermeyecektir erenler…

Ancak dünyaya geri dönüş mümkün olmadığı ve son anda yapılan tevbeler kabul edilmeyeceği için sonsuz bir cehennem azabı dünyada gaflet içinde yaşayan insanlar üzerine hak olacaktır.

Şeytanın boş vaadlerle Allah’ın yolundan alıkoyduğu bu insanlar Allah’a kul olmak yerine nefislerinin

ve şeytanın esiri olmalarının bedelini şüphesiz çok ağır ödeyeceklerdir.

Dünya hayatında insanlara boş vaadler veren şeytan,

O gün geldiğinde kendisine uyan insanlara:

 “Şüphesiz ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğinizi görüyorum, ben Allah’tan da korkuyorum’ (Enfal Suresi, 48)” diyerek aslında ne kadar büyük bir hata yaptıklarını hatırlatacaktır.

İnsanları bu gafletten kurtaracak tek yol Allah’ı sıkça zikretmek ve Allah rızasını arayarak yaşamaktır.

Namaz kılmak bu yolda yapılacak en önemli ibadetlerden biridir.

Bu yüzden namazı huşu içinde kılmak ta son derece önemlidir.

Bu özel anlarda şeytanın fısıltılarına kulak vermek yerine,

Tüm kalbimizle Allah’a yönelmek en güzel ve en doğru hareket olacaktır hiç kuşkusuz…

‘(Şeytan) Onlara vaadler ediyor, onları en olmadık kuruntulara düşürüyor. Oysa şeytan, onlara bir aldanıştan başka bir şey va’detmez.’ (Nisa Suresi, 120)

Ama bunun farkında olunduğunda yarenlerim;

Neyazık ki helak olmuş bir ömrün mirasyedi sahibi gibi elimiz böğrümüzde kara kara düşüyor olacağız.

Ve bu hazin tabloyu yaşamamak adına henüz vakit geçmeden bu gaflet uykusundan uyanmak gerek erenler…

Uyanalım!

Ve dahi uyandıralım!

Aile efradımızı,

Komşumuzu,

Eş – dost,

Akraba…

Herkesi hatta hiç tanımadığımız insanları,

Lisanı münasiple uyaralım.

Zira kurtuluş yalnızca Yüce Yaradan’da

 Yaradan’da namazı emrediyor…

Bu güzel Cuma gününü fırsat bilip,

Cuma Namazı ile namaza başlangıç yapmaya ne dersiniz?

Zararın neresinden dönersek kardır yarenlerim.

Hayatımızın kalan kısmının geçen kısmından daha uzun olduğuna dair bir delilimiz mi var!

Daha neyi bekliyoruz uyanmak için?

Neyi bekliyoruz şükretmek için?

Gürkan Ofis Mobilyaları