KANALIMIZA ABONE OL

YEREL BASINA DESTEK OL

 


VELİ ALTINKAYA


ŞİRVANLI ADAY OLMUYOR

GÜNDEM - Veli ALTINKAYA - Tekrar Yazıları


Kayseri Barosu’nda önümüzdeki ay seçim var. Önceki gün akşam saatlerinde Cemiyet’te bir toplantıya gidiyordum, adliyeye yakın bir noktada Baro Başkanı Murat Şirvanlı, Başkan Yardımcısı Murat Tolga Özsoy’la karşılaştım.

Murat Şirvanlı kibar bir insan. Siyaset yaptığı dönemde tanımıştım. Sonraki süreçte çok teşrik-i mesaimiz olmadı. Baro başkanlığı döneminde de hep sıcak ve samimi yaklaşımını gördüm.

Ben seçimlerle ilgili laf atacak oldum. Sözümü tamamlamadan lafa girdi ve mealen “Veliciğim yarışın demokratik bir zeminde yürümesine katkı vermek üzere ben aday olmayacağım. Bunu ilk defa sana açıklıyorum. Biz idarenin başında olduğumuz için aday arkadaşlarımızın tamamına eşit mesafede durarak, Baromuzu bize yakışan bir güzellikte seçime götüreceğiz. Demokratik bir yarışın olmasını istiyoruz ve öyle olacak… Muhtemelen 3, hatta 4 adaylı bir yarış olabilir...”

“Başkanım aday olmama kararınızla bana göre doğrusunu, size yakışanı yapmışsınız.” dedim...

Peki bundan sonra ne olacak?

Geçen dönemin adayı Fevzi Konaç bugün Hilton’da düzenleyeceği bir basın toplantısı ile adaylığını açıklayacakmış.

E hayırlı olsun...

Henüz resmen adaylığını açıklamasa da Şirvanlı yönetiminin Saymanı Oğuz Erinç’inde aday olacağını daha önce yazmıştık.

Baro’nun 11 kişilik yönetiminden biri şehir dışında iken Şirvanlı’nın katılmadığı ve 8 kişinin hazır bulunduğu bir toplantıda Oğuz Erinç’in adaylığında karar kılınmıştı...

Oğuz Erinç’i tanımıyorum. Ama duyduğuma göre merkez sağ tandanslı biriymiş.

Şirvanlı’nın adaylıktan çekilmesi ile birlikte sosyal demokrat bir adayın (Şirvanlı’ya kıyasla daha genç. Şimdilerde Kayseri Barosu’nda bir gençlik furyasıdır gidiyor. Bakalım ne olacak?) çıkmasını bekliyorum.

Bu durumda Baro en az üç adaylı bir yarışa girecek gibi...

Fevki Konaç, Oğuz Erinç ve sosyal demokrat bir aday...

Bu tespiti yaptığım esnada Murat Tolga Özsoy “Belli olmaz muhafazakar sağdan bir aday daha çıkabilir” dedi.

Eğer dördüncü bir aday çıkarsa ortalık bir hayli hareketlenir.

Ben aday olarak (taraf olarak) çok seçim yaşadım... Zor bir iş seçim. İnsanların oylarını alabilmek kolay değil. Onun için Baro yönetimine talip olan tüm adaylara başarılar diliyorum...

Adayların meslek birliği ve meslek etiğini koruyacak bir seçim çalışması yürütmelerini dilerim. Avukatlara yakışan bu. Bu arada partiler bu işe karışmasın diyeceğim, ama bu çağrımın da beyhude kalacağına eminim...

Sonuçta Fevzi Bey’den sonra muhtemelen diğer isimlerde önümüzdeki günlerde adaylıklarına açıklayacaklardır.

Gençler elbette yönetimlerde daha etkin olmak, hatta başkan olmak isteyebilirler. Baro için söylemiyorum, tüm mesleklerde gençlerin kendilerinde yaşça büyük olan tecrübeli ağabeylerine de saygıda kusur etmemeleri gerekir.

Murat Şirvanlı’yı kararından dolayı tebrik ediyorum. Şirvanlı bana göre doğru yaptığını kongreden sonra daha iyi anlayacaktır.

 

SAHİ KEMAL BEY NE DÜŞÜNÜYOR ACABA?

Siyasi olarak bir ana muhelefet liderinin “Yanlış yapmışız. Beni yanıltmışlar. Falan konudaki yanlış tespitim nedeniyle milletimizden özür diliyorum” demesini beklemiyorum. Maalesef bu sadece Kemal Bey için geçerli değil. Türk siyasi geleneğinde pek olmayan bir durum bu.

Sayın Kılıçdaroğlu, milletvekilinin getirdiği beyanlara itibar ederek bir belediye başkanını, mesai arkadaşları, hatta bununda ötesinde bir şehri ağır şekilde töhmet altında bırakarak suçladı. Maalesef bunu da defalarca yaptı.

Gelinen noktada malum konu ikinci kez adli ve idari yargıya götürüldü. Her iki yargı da iddiaların mesnetsiz olduğuna ikinci kez hükmetti.

Başkan Özhaseki dün görevde bulunduğu sürenin en kısa basın toplantısını yaptı. Açtığı tazminat davalarından üçünün sonuçlandığını ve bu üç davadan 52 bin lira tazminat kazandığını söyledi. Vekalet ve diğer ücretlerle birlikte bu rakam 70 bin lirayı geçmiş. Para önemli değil. Önemli olan Yargının “Söylenenler yalan veya bunlarda hakaret var” mealinde hüküm vermesidir. Özhaseki ailesi ve çevresi, hatta şehir o süreçte çok üzüldü. Dilerim bu saatten sonra Kılaçdaroğlu nefsinin esiri olmayıp, aklının hükmüne ve Yargının kararına boyun eğsin.

 

EMNİYET MÜDÜRÜ’NE YURTDIŞI GÖREV

Cuma Ali Aydın 2.5 yıl kadar Kayseri’de görev yaptı. Bu sürede adı hiçbir şaibeli işe karışmadı. Çok konuşmadı, işini dürüstçe yapmaya özen gösterdi. Son kararnameyle merkeze alındı... Enerji Bakanı Taner Yıldız, cuma günü Polisevi’nde Emniyet’in iki şehidinin yakınlarına hayırseverlerce ev verilmesi çerçevesinde düzenlenen programda Cuma Ali Aydın’ ın bir başka göreve atanabileceğine dair ipuçları vermişti. Vali’yi ziyaretinde de benzeri cümleler kullanmıştı Sayın Bakan... Emniyet Müdürümüzün bu yurtdışı göreve atanabileceği kulağıma geldi. Avrupa’nın kuzey ülkelerinin birine “ateşe” olarak görevlendirilebilir Cuma Ali Aydın... Bu görevin süresi üç yıl... Muhtemelen daha sonrada emekli olur. Ne garip, Müdürümüzün yerine atandığı Arif Akkale’de şimdi Roma’da aynı işi yapmıyor mu?..

Gürkan Ofis Mobilyaları