EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

   Süleyman ERDOĞAN
   editor@kayserihaber.com.tr                      

   


VELİ ALTINKAYA


RİFAT ÇALIKA´NIN ANILARINDAN(2)


   Rifat Çalıka´nın BMM´ne ikinci adaylığı ile ilgili aşağıdaki anıları bugünkü aday adayları tarafından ibretle okunmalı. Dün ve bugün için aday tespitinde değişiklik var mı?

?Milletvekili Halaçoğlu Ahmet?Hilmi (Kalaç) Bey ziyaretime geldi. Evde başka ziyaretçiler de vardı. Milletvekilliği ve seçim konularını görüştük. Çok yakınlık gösterdi. Bu Ahmet Hilmi Bey ile İstanbul ve Ankara´da iyi arkadaşlık etmiştik. Hatta uzun süre aynı evde oturduk, yedik, içtik. Aramızı bozacak birşey olmamıştı.

Millet Meclisi birinci devrenin feshinde ben, bakan olmam dolayısıyla Ankara´da kalmış, Ahmet Hilmi Bey Kayseri´ye gitmişti. Ben aynı zamanda Atatürk´ün başkanlığındaki seçim bürosunda da üye idim. Sıra Kayseri´ye geldiği vakit, Katip Recep (Peker) Bey Kayseri´den milletvekilliği isteyenleri ve mahallinden gelen telgrafları okudu. Milletvekilleri Sabit ve Ahmet Hilmi Beyler ve Mutasarrıf  Muammer?Bey, telgraflarında isimlerden bahsediyorlar. Benim için de ?seçilme kabiliyeti yok? diyorlar. Akşam üzeri eve geldim. Adana Milletvekili Safa Bey ile (Milli Eğitim Bakanı) oturuyorduk. ?Mutasarrıf Muammer Bey memurdur, belki özel talimat aldı.Sabit Bey kim ne derse peşi sıra gider. Fakat bu Ahmet Hilmi Bey´e ne oluyor´ dedik. Ahmet Hilmi Bey´e Sefa Bey´in yazdığı bir müsvedde üzerine telgraf çektim.

?Samimiyetin en büyük örneği olan mütealanız? diye telgrafa atıfta bulundum... Toplantıda okunan kağıtlar üzerine Atatürk ?Benim neden milletvektilliğine talip olmadığımı ´(istemediğimi) sordu.´ Bu telgraflar üzerine siyasetten büsbütün çekilmeyi kararlaştırdım. ´dedim. Israr etti. Cevaben: Siz bu zatı aday olarak seçtiniz. Ben onunla beraber çalışamam. Aksine bir grup yapmak mecburiyetindeyim ki, seçilme kabiliyetinin ne demek olduğunu ona göstereyim, kendisini açıkta bırakayım ama bunu siz partinize karşı hareket telakki edersiniz. Bir ikilik olur. Ona da siz razı değilsiniz´ dedim.O sıralarda Lozan Antlaşması henüz imza edilmişti; imza edilmek üzereydi. Hepimiz ikilik aleyhinde idik. Hatta bütün Meclis bu yüzden ittifakla fesih  kararı vermiş idi. İkinci devre Meclis seçimi için bir takım prensipler kaleme alınmıştı. Onları kabul eden adaylığını koyuyordu.

Seçim bürosu toplantılarında binlerce talepname (başvuru) okundu. Onlar arasında Atatürk bir bana, bir de Adana Milletvekili Muhter Bey´e adaylığımızı koymak için ısrar etti. Kabul etmedik. İsteğimin aksine, adaylığım ilan edilirse ertesi günkü gazetede red edeceğimi söyledim.

Buna rağmen Kayseri halkının 300 imzalı başvurusu ile  adaylığım konuldu. Seçim çevresinde bulunmadığım halde, milletvekili seçilenlerin üç-beş  noksanı oy aldım; fakat azınlıkta kaldım. Kalmasa idim de yine milletvekilliğinden çekilecektim. Kararım kesin idi.

Şimdi Ahmet Hilmi Bey birşeyler geçmemiş gibi konuşur, görüşür. Ankara´ya gittiğimde ziyafetler verir. Bunun adına da ?siyaset´ derler... 24 Haziran 1936?

Çalıka´nın 1923 seçimleri ile ilgili anıları aynen böyle...

Rifat Çalıka, anılarının bu bölümüne kendisinin yeniden adaylığı noktasında olumsuz telgraf gönderen Ahmet Hilmi Bey´in kendisine 25 Şubat 1920 tarih ve 3743 sayılı teşekkür telgrafını koymuş. Ahmet Hilmi Kalaç o telgrafta, Çalıka´ya ?Yüksek himmetinizle seçimde çoğunluğu kazandı Ahmet Hilmi? demektedir.

Milletvekili seçimleri Atatürk ve dolayısıyla Halk Partisi´nin planlamış olduğu şekilde yürütülmüştür.

Atatürk imzalı, ?Kayseri Livası Müntehib-i Sanilerine? yeni ?ikinci seçmenlerine? başlıklı bir bildiri gönderilerek, ilan metni dağıtılmıştır. O ilan metni de aynen şöyledir.:

?Gazi Mustafa Kemal Paşa hazretlerinin istediği ve namzedliklerini vaz ettiği (koyduğu) kişiler şunlardır. Dikkat ediniz ve hataya düşmeyiniz: Sabit Bey (mebus), Ahmet Hilmi Bey (mebus), Nuh Naci Bey (Müdafai Hukuk Reisi), Doktor Halit?Bey (Memleket Hastanesi Sertabibi)