KANALIMIZA ABONE OL

YEREL BASINA DESTEK OL

 


EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

 Uğur ALTUNER
 editor@kayserihaber.com.tr

   


CEYHUN ÜSTEN


BÜTÜN ÇİÇEKLER SOLUYOR…

NEŞTER – Ceyhun ÜSTEN


Sevgili Dostlarım;

Politik arenanın sıcak gelişmelerinden,

Ülkedeki sen – ben çatışmalarından,

Dış kaynaklı tazyiklerle birbirimizin boğazını sıkma telaşımızdan

Zamanı farkında olamıyoruz…

Oysa bahar geldi erenler…

Tabiat alını yeşilini giyip yeniden canlanıyor…

Bahar dalları dört bir yandan güzellikleri müjdelerken

Bizler her şeye ne kadar da kayıtsız kalmışız yarenlerim…

Ne kadar yozlaşmış

İnsani vasıflarımızı tarumar ettirmişiz…

Kentleşen şehirler - beldeler her geçen gün biraz daha kimliğini kaybeder olmuş…

Şehirler kimliğini kaybettikçe bizler yalnızlaşıyoruz!

Ruhumuzdaki çiçekler soluyor,

Ve dahi kimsesizliğimiz artıyor sanki erenler…

Isparta gülleri,

Mor zambaklar,

Yaseminler,

 Leylaklar,

Erguvanlar,

Şebboylar,

Mimozalar,

Nergisler,

Mor salkımlar,

İğde çiçekleri açmış…

Her yanı cennet kokusu sarmış…

Lakin birkaç nostalji meraklısı romantik dışında kimsenin umurunda değil bu güzellikler…

Gençler ellerinde birer akılı telefon dünyadan kopmuşlar…

İhtiyarlar hayata küsmüş,

Büyük çoğunluğu çalışan orta yaş günü kurtarma telaşında…

Sözün kısası dostlarım ruhu çok gerilerde kalmış üç beş insan dışında kimselerin gözünün bu güzellikleri gördüğü yok !

Her şeyden önce kimsenin çiçek, ağaç derdi kalmamış bir kere.

Hergün bir yenisi yükselen alış veriş merkezlerinin ışıltısı daha bir etkili cezp ediyor insanları…

Her şeyi buralarda bulacağını zannediyor ademoğlu…

Ve her şeyi buralarda tüketiyor…

Bütün dünyasını buralara gömmüş…

Evler desen adeta tabutları andırıyor!

 Öylesine sıkış tıkış,

Öylesine dar ve ruhsuz ki…

Evelerin balkonları bomboş…

Kadınlar çiçek sevmez olmuş adeta…

Ebediyete yolladığımız annelerimiz, ninelerimizin sanki beraberlerinde hayatlarına dair her şeyi alıp götürmüşler…

Geçmişte balkon ve pencere önlerine dolduran

Sardunyalar,

Camgüzelleri,

Küpe çiçekleri,

Fesleğenler şimdilerde nostaljik bir imge misali bakıyorlar maziden…

Masal diyarının birer güzellikleri gibi anlatıyoruz çocuklarımıza…

Bahçeli müstakil evlerde bile kapı önlerinde çiçek görmek hayal oldu erenler…

İşte ben fakiri asıl endişelendiren şeyde budur…

Ademoğlu kadını ile erkeği ile çiçek sevmez olmuş…

Oysa çiçekler,

Rabbimizin biz kullarına dünyada armağan ettiği cennet kokularıdır.

Ve dahi çiçekler zarafetin, güzelliğin, sevginin, şefkatin, merhametin ve kalpten gelen bütün güzelliklerin en güzel tezahürüdür kanımca…

Durum o kadar vahim bir noktaya ulaşmış ki erenler,

Özel günler olmasa kadınlarımızın aklına bile gelmeyecek çiçek gelmeyecek çiçekler…

Canlı çiçekle kimse uğraşmak istemiyor…

Halbuki annelerimiz, ninelerimiz kendi çiçeklerini kendileri yetiştirirdi…

Hepsinin çiçek tarhları, saksıları vardı.

Pencere önleri,

Balkonlar,

Kapının girişleri hep çiçeklerle süslenirdi.

O kadınlar yüreklerinin resimlerini, vuruşlarını ve sırlarını çiçeklerle anlatırlardı.

Çiçek yetişmekle yetinmez

Nakışlarının,

Halılarının,

Her türlü el işlemelerinin motiflerini de yine çiçeklerden oluştururlardı.

Ruhu çiçekli,

Elleri çiçekli,

Bütün yaşamları çiçekliydi o kadınların.

Eli çiçekli – dilleri dualıydı o kadınların…

Şimdi çiçeklerle birlikte özünden de uzaklaştı kadınlar...

Dünyanın rengine kanıp

Hayata başka penceren bakar oldular…

Şayet kadınlarımız başta olmak üzere

İnsanımıza yeniden çiçek sevmeyi öğretmez isek

Gelecek adına çok ciddi sorunumuz var demektir…

Gürkan Ofis Mobilyaları