KANALIMIZA ABONE OL

YEREL BASINA DESTEK OL

 


EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

 Uğur ALTUNER
 editor@kayserihaber.com.tr

   


CEYHUN ÜSTEN


NASIL DA DEĞERLENDİ GÜNLER SAYILI OLUNCA…

NEŞTER – Ceyhun ÜSTEN


Sevgili Dostlarım;

Mevsimin sonbahara evrilmesi,

Keyifli yaz günlerinin yerini kara kışa bırakmaya hazırlanması,

Kim bilir belki de çok başka nedenler…

Bedenimi ruhuma gurbet el eyliyor.

Bir karamsarlık,

Bir hüzün yumağı,

Kurtaramıyorum kendimi bu histerik ruh halinden.

Sık sık hayatın anlamını sorgulayıp,

Tefekkürleri umutsuzlukla noktalar oldum.

Ve geçmişe,

Çocukluğumun umut dolu günlerine büyük bir özlem kaplıyor ruhumu.

İşte bu ruh halinde sorgularken hayatı

Bakın nasıl tespitler de bulundum.

Büyümek;

Sorumluluklarının artması,

Pek çok sıkıntıyı yaşamaya çalışmak,

Kötü niyetlilerin çokluğunu fark etmek,

Dost kazıkları yemek,

Beklentilerin artması,

En acısı da;

Sevdiklerinizin birer ikişer bizi terk etmesi anlamına geldi…

Sonra her iç çekişte

Her buğulanan gözde

Şu sözleri duyar olduk…

“Hayatın kuralı bu;

Doğarsınız,

Büyürsünüz,

Yaşlanırsınız

Ve nihayete erer ömrünüz”

Bu süreçte;

Belki de en meşakkatli zamanlar yaşlılık erenler…

Çünkü;

Yaşlılık adeta ikinci çocukluk demek yarenlerim…

Ya da tam anlamı ile hayatı başa sarmak

Onca görüp - geçirmişlikten sonra

Yeniden muhtaç olmak,

Elden ayaktan düşmek…

Ziyadesi ile hazin.

Hele de,

Gençlikte yaşanılan ilgi alakadan

Fazlası ile mutlu mesut iken

Unutulmak,

Terk edilmek

En derininden yaralıyor insanı

Oysa;

 “Yaşlının varlığı rahmet- bereket kaynağıdır” derdi rahmetli dedem…

Yaşlıya hürmetin,

Onların hayır duasını almanın önemine vurgu yapardı…

Zaten İlahi öğreti

’’Anne ve babalarınız yanınızda yaşlanmış iseler onlara kötü söz ve davranışta bulunmayın, hatta onlara of bile demeyin.

Rabbim onlar beni küçükken nasıl himaye edip korudularsa sende onları koru’’

Diye dua etmeyi öğütlemez mi?

Ne değişti,

Neden kulak asmaz olduk bu öğretilere

Sanırım bireysellik,

Bireyciliği putlaştırdı erenler!

Ben duygusu;

Her türlü erdemi toprağa gömüp üzerine tüy dikti…

Zaten Firdevsi;

 “Gençlik ilk bahar gibidir, yaşlılık ise kışa benzer;

Öyle bir kış ki arkasından bahar gelmez’’

Sözleri ile bu acı sona yıllar öncesinden dikkat çekmemiş mi?

Tıpkı acı kış soğuğu gibi keskin can yakıcı!

Zaman zaman aciz çaresiz bırakan…

Gerçekten de kapıya konacak şey değil yaşlık dostlarım;

Fakat önlenemez yaradılış süreci ile her can o noktaya gelecek bir gün…

Bu kaçınılmaz bir sonuç

Ve gün gelecek,

Mevlana Hz.’nin dediği gibi

Gençlerin aynada göremediklerini, yaşlılar bir tuğla parçasında okuyacaklar…”

Nihayet bulacak ömür.

Gençlikte yaşlılıkta harman olacak o gün.

Birkaç vefalı dostun omuzlarında yol alırken ebediyete;

Şayet hayırlı bir ömür sürebilmişsek

Ve varsa ardımızdan gözyaşı dökebilecek birkaç kadirşinas dost

Kendimizi mutlu addetmeliyiz.

 

 ****************

Gözyaşı da mı yaşlanır,

Kırışmış yüzlerde

Günler günleri kovalarken,

Zaman alabildiğine ilerliyor…

Akrep yelkovanı kovalarken

Yaşlanıyor ademoğlu…

Eski gülücükler nerde,

Neden somurtmakta suratlar?

Yüzlerde çizgiler,

Saçlarda aklar…

Hey hat!

Aynalar neden düşman kesildi,

Neden gizliyor gençliğimi…

Eyvahhh…

Ne de hor harcamışım zamanı

Nasılda değerlendi günler sayılı olunca

Bunca tedirginlik neden

Yoksa Azrail’le randevu saati mi yaklaşıyor?

Gürkan Ofis Mobilyaları