KANALIMIZA ABONE OL

YEREL BASINA DESTEK OL

 


EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

 Uğur ALTUNER
 editor@kayserihaber.com.tr

   


CEYHUN ÜSTEN


KENDİNİZE MEŞGALE ARIYORSANIZ ‘KÖŞE YAZARI’ OLUN!

NEŞTER – Ceyhun ÜSTEN


Sevgili Dostlarım;

Ne hazindir ki ülkemizde en kolay işlerden biri köşe yazarı olmaktır.

Zira herkesin her konuda bir fikri vardır.

Futbol,

Siyaset,

Ekonomi,

Sosyal meseleler

Ademoğullarının üzerinde çok rahat kafa yordukları konular…

Her kafadan bir nida yükselirken

Kimse kendi farkını ortaya koymayı düşünmüyor.

Oysa her bireyin kulaktan dolma laflarla kafa ütüleyip,

Köşeleri işgal etmek yerine

Kendilerince bir fark ortaya koyma gayreti içinde olması gerekir kanaatindeyim erenler…

İşte bu düşünce temelinde hareket ederek son on yılda

Lafımı hiç eğip bükmeden,

Tabir-i caizse aklıma eseni yazarak

Kendi ölçütlerimce sizlere seslenmeye çalışıyorum…

Her türlü riya ve bir takım çevrelere yaranma gayretlerinden uzak

Sadece doğrularımın peşinde yol almaya gayret ediyorum…

Eksik olmayın sizlerde bu mücadelede ben fakiri hiç yalnız bırakmadınız…

Peki bu satıların manası nedir?

Dostlarım;

Belki malumunuz dur önceki gün bir yaş daha aldım…

Yaş oldu 50…

Ülkemizde ortalama insan ömrünün 70 olduğunu düşünecek olursak

Geriye sayım hızla devam ediyor…

Yılları birbiri ardına tüketirken

Geride ne bırakacağız diye baktığımda

Her ne kadar hanlar – hamamlar kazanamamış olsak da

Şükürler olsun ki hiç değilse

İnsanların faydasına olsun diye kaleme aldığımız birkaç yazımız hatıra kalacak arkamızdan…

İşte bir yaş daha ihtiyarlamış olarak uyandığım bu yağmurlu – soğuk günün sabahında bunları düşünüp şükrettim Allah CC.’ye …

Zaten ‘Sultan Süleyman’a bile kalmaya kavanoz dipli bu dünyadan kim ne götürebilmiş ki gerçek aleme…

Yarenlerim;

Her ademoğlu yaşadığı bu yalan dünyada kendine has mutlu olmanın yollarını buluyor.

Kimileri dünya malıyla,

Kimileri ise ahretini düşünüp ahret hayatına hazırlanarak mutlu oluyor…

Ben fakir en çok mutlu eden şeylerden biride hiç şüphesiz bir şeyler yazmak…

İşte bu mutluluğumu daim kılmak adına bir karara vardım…

Bu kararımı da sizlerle paylaşmak istiyorum…

Dostlarım;

Biz ademoğullarının moralini bozup, mutsuzluğa sürükleyen kim?

Yine ademoğulları değil mi?

O zaman birinci öncelik bazı ademoğullarından uzak durmak olacak.

Moralimi bozan kim olursa olsun üzerine bir çizik çekip uzaklaşmaya çalışacağım.

Kendimi bu koca dünyada ıssız bir adada tek başına yaşayan biri olarak düşünüp,

Hiçbir şeyi ve hiçbir kimseyi kafama takıp dert etmeyeceğim…

Ne şunum olsun ne de bunum olsun diye düşünmeyeceğim.

Sağlığım yerinde olsun yeter.

Zaten her insanın rızkı ve ömür süreci ALLAH CC.tarafından alnına yazılmamış mı?

Değiştirmeye gücümüz yeter mi?

Pek tabii ki hayır.

O zaman her şeye eyvallah edip,

 Sade yaşamın getirdiği huzur ve mutluluğu yaşamaya bakmak akıllıca bir yaklaşım değil mi?

Ne kimsenin makamı,

Ne kimsenin parası,

 Ne de kimsenin varlığını takmamak niyetindeyim!

Herkesin her şeyi kendine.

Var mı bana bir faydası?

Bunca işinin arasında bir de onları düşününce moralin bozulmuyor mu?

Ehh o zaman salla gitsin hepsini…

Bazılarına sadece saygı ve sevgi ile yaklaşıp,

Muhabbet ile dostluk kurmaya çalışıyoruz.

Ama bir de bakmışsınız ki karşınızdakiler sizin bu güzel davranışınızı yanlış anlıyor.

O zaman hemen frene basıp,

Geriye döneceğiz…

Bu yalan dünyada kimin ne kadar yaşayacağını ALLAH cc.’den başka kim bilebilir?

Hiç kimse…

O zaman neden mutlu oluyorsak onu yapmıyoruz?

Her zaman dillendirdiğim gibi

‘Hayat yaşantı aramak değil, kendimizi aramaktır’ erenler…

 O nedenle ulaşamayacağımız yaşantılar peşinde koşup,

Moralimizi bozup mutsuz olacağımıza,

Kendimizi dinleyip mutlu olmaya çalışmak en akıllıca sı değimlidir?

Zaten şu yalan dünyada anlayamadığım o kadar çok şey var ki,

Biraz anlamaya çalışayım desem mevcut aklımızdan da olacak hale geliyoruz.

Hiçbir şey anlaşılmıyor.

Sanki herkes hayatı kendine göre ayarlamış.

Ademoğulları para,mal-mülk, makam-mevki peşinde koşarak hayatını daha da anlamsız bir şekle dönüştürüyor.

Hal böyle iken doymak bilmeyen ihtiraslarımız bizi her geçen gün daha katı kalpli,

Daha zalim olmaya yöneltiyor erenler…

Ve işin sonunda mutluluğumuzu kendi elimizle yok ediyoruz…

Uzun lafın kısası yarenlerim

Kim ne ile mutlu olursa olsun,

Ben fakir mutlu olmanın çözümünü buldum.

Bol bol yazacağım…

Gereksiz insanları hayatından çıkartıp,

Ademoğullarına uzak,

ALLAH CC.’ye yakın olacağım…

Bir yılı daha gün gün noktalarken hayat felsefem budur.

Herkese güzel günler diliyorum…

Gürkan Ofis Mobilyaları