KANALIMIZA ABONE OL

YEREL BASINA DESTEK OL

 


EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

 Uğur ALTUNER
 editor@kayserihaber.com.tr

   


CEYHUN ÜSTEN


İŞKENCE BİR BEKLEYİŞ GİBİ…

NEŞTER – Ceyhun ÜSTEN


Yine çok çabuk tükendi sıcak yaz günleri.

Baharla yeşeren

Yaz ayları ile boy atıp çiçek açan umutlarımı manidar bir son bahar telaşı sardı erenler…

İçimde ayrılıkların ağır bastığı garip bir hüzün var

Yine kaybetme korkusu derinden sızlatıyor içimi

Farkında olmadan dalıp dalıp gitmeler…

Belirsiz iç çekişler!

Beklenmedik gözyaşı sağanakları.

Hep kalabalıklar içinde olma arzusu

Ve kalabalıklar içinde ki yalnızlık hissi…

Sanırım yaşın kemle erip,

Hayatın sonsuz olmadığına dair gerçeğin tecrübelerle sabitlenmesi…

Ekim ayının henüz başında

Bunca elem – gam yükü ne ola ki dediğim anada

“Dağarcığıma toplanmış onlarca acının

Gün yüzüne çıkma çabası zannımca” diyerek susturuyorum kendimi…

İçimi ürperten

Yaşadığım ‘Güz Ayrılıkları’nın soğuk tortusu

Deli endişelere sevk etmekte bu fakiri yarenlerim…

Korkuyorum GÜZ’den

Çünkü Güz ayrılıkları yaşadım hüzün yüklü.

Bir sonbahar günü;

Yaprak dökümü misali yavaş yavaş kaybettim sevdiklerimi.

Biz ayrılamayız dediğimiz an

Kendimizi ayrılmış bulduk.

Nedendir bilinmez hep güzdür ayrılıklarımı yaşatan.

Hayata karşı endişeli bir duruş kazandırdı ‘GÜZ’ bende.

Apansız kaybetme korkusu sevdiklerimi…

Nerde?

Ne zaman?

Başıma geleceklerden habersiz,

İşkence bir bekleyiş gibi.

Yaşanacaklara inat ayakta kalmaya çalışıyorsam ve hissediyorsam iliklerime kadar ayrılık korkusunu bilin ki yaklaşan güzdendir.

İlacımıdır zaman her şeyin gerçekten,

Eğer öyle ise içimdeki bu güz sancısı niye…

Neden fayda vermiyor bu ilacı bütün denemelerim.

Neden her geçen gün bir öncekinden daha fazla sızlatmakta,

Kanatmakta yüreğimi.

Yoksa, yoksa özlemekten öte bir umutsuzluk mu yüreğime çöreklenen

Zamanla alışırsın ayrılıklara demişlerdi dostlarım.

Meğer ne de kolay söylemişler,

Ne kadar basite indirgemişler her şeyi.

Yaşamayanlar için kolaymış demek ki ayrılıklar.

Belki de avutmak istediler kendilerince.

Hafifletmek istediler bu yorgun yüreğimin güz sancılarını.

Ne yaman çelişki yarabbi…

Duymuyor sevdiğiniz çığlıklarınızı…

Görmüyor çırpınışlarınızı…

Sadece sevdikleriniz mi?

Sanki bütün evren kulak tıkmış sesinize.

Neden bu sırt dönüş …

Neden bu umarsızlıklar…

Neden kimse farkında değil sancılarımın.

Herkes kendi aleminde.

Yoksa, yoksa gün gelip dinecek mi güz sancıları…

Unutulup nasır mı bağlayacak yürek yangınlarım.

Ayrılık ateşimin üzerine karlar mı yağacak?

Yaşanmamış gibi mi olacak tüm yaşanmışlıklarım.

İşte asıl o zaman nakşeder ayrılık yüreğime…

Gönlümde yalnızlık,

Gözlerimde nem;

İçimde ayrılığın sessiz çığlığı

Matem havasında, ezgiler bu gün

Istırap bohçamda,

Ayrılık renk renk…

Gürkan Ofis Mobilyaları