KANALIMIZA ABONE OL

YEREL BASINA DESTEK OL

 


EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

   Süleyman ERDOĞAN
   editor@kayserihaber.com.tr                      

   


CEYHUN ÜSTEN


HEYBEMİZDE SADECE İMAN VE TEFEKKÜR VAR

NEŞTER – Ceyhun ÜSTEN


Sevgili dostlarım;

Hamd olsun huzur, mutluluk, sağlık, afiyet ve dahi  bolluk –bereket içinde bir ramazana daha ulaşmayı nasip etti  yüce Yaradan…

Her ne kadar bütün dünyada olduğu gibi İslam Dünyası ve Ülkemizde bir PANDEMİ ( Salgın Hastalıkla Mücadele) dudumu söz konusu olup, başta Teravih, Cuma ve Cemaatle namaz kılma keyfi başta olmak üzere bir çok ramazan gelenek ile güzelliklerinden fedakarlık etmiş olsak da yine de bugünlere eriştiğimiz için mutluyuz, huzurluyuz…

Dünyaya hükmedip İslam Coğrafyaları’nı  kan ve göz yaşına boğan zalimlerin kendi derdine düşmüş olmaları, Yüce Yaradan’ın kudreti karşısındaki acizlikleri bir nebze olsun yüreğimi ferahlatıyor olsa da; ademoğlunun çetin bir imtihan verdiği aşikar erenler…

Rahman mübarek Ramazan ayı hürmetine inşallah bizlere merhamet etsin.

Hamd  olsun ki yine de her şeye rağmen ülkemiz her türlü sıkıntıdan uzak  bir şekilde yeni Ramazan ayına “Merhaba” dedi diyebiliriz.

Öncelikle Ramazan’ın  bütün  İslam Alemi’ne hayırlı olmasını dileyerek  sözlerimi başlamak istiyorum…

Yarenlerim;

Yüce Allah’ın sayısız lütuflarından birisi de,

Maddi ve manevi bereketi  ve  bütün güzellikleriyle mübarek Ramazan ayıdır.

Ramazan ;

İbadet,

Rahmet ,

Ve dahi mağfiret ayıdır.

Aynı zamanda yardım, bağış ve ihsan ayı da olan ramazan; 

Bir yıllık maddi ve manevi kirlerden temizlenerek;

Ruhların arındığı,

Maddi ve manevi terbiye ayıdır.

İnsanlığı fikri ve ahlaki yozlaşmadan ve cehaletten kurtarıp,

İlme,  medeniyete,  edep ve ahlaka yönelten Kur’an-ı Kerim bu ayda Peygamber Efendimize nazil olmaya başlamıştır.

Ramazan ayı insanlar için bir hidayet rehberi,

Doğru yolun,

Hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delili olarak  yüce kitabımız Kur’an- ı Kerim’in  insanlığın kurtuluşu için indirildiği aydır.

Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa, onu oruçla geçirsin. ( Bakara 2/185)

Hakk’a doğru revan olmak,

Dünyevi olandan sıyrılıp teçhizatsız menzile doğru yapılan bir gönül seyahatidir.

Heybede sadece iman ve tefekkür vardır bilene.

Beden ve ruh arasındaki dengenin mizana durması,

 Aklın tefekküre dayanması,

Gönlün tezekküre yaslanması,

Dünyanın susması,

Ruhun huzura kavuşmasıdır!

Ve sabrın konuşmasıdır!

Ramazan müminin ruh ikliminde geçirdiği vaktin bayraklaşması,

İnanç ikliminin bütün mevsimlerinin bir gül kokusuyla uyanmasıdır!

Ramazan küçük bir çocuğun seheri tanıması,

Seherin ise o küçük çocuğun gözlerini okşamasıdır!

Bir imsak vaktinde sözleşip,

İftar zamanı aynı akitçe buluşulması,

Nefsin ve bedenin arasına ırak köprüler kurulmasıdır!

Ramazan;

Kalbin sadece en sevgiliye sarılmasıdır!

Ramazan bedenin ve ruhun tefekküre dalmasıdır…

Ramazan sözdür erenler!

İmsak’ ta verilen sözün iftara kadar saklanmasıdır!

Sözü senet saymaktır ramazan,

Fazilet’in,

Erdem’in,

Helal’in,

Güzelliğin,

İrfan’ın,

Merhamet’in,

İbadet’in Allah cc’ye  yönelmesidir.

Ramazan gönlün gerçek aşkıyla söyleşmesidir.

İnsanın insana bir gülümsemeyi bile esirgediği bu zor zamanlarda,

Ramazan,

Rahman’dan ademoğluna sunulan muhabbettir, hikmettir, rahmettir, fazilettir, mağfirettir erenler…

Bir ilahi muştudur,

Bir dost selamı gibi insanın  içini okşayan…

Ramazan İbrahim  ve İsmail teslimiyetinin İmsak’ a katık yapılmasıdır !

Ramazan,

Çöl ceylanlarının ürkekliğiyle insana bakmak,

Çöl diliyle konuşmak,

Gönlü Kerbela kılmaktır hak yoluna.

Bir çöl ahusu miali suskun, mahzun, halim ve selim olmak,

Yanık gönüllere vahadaki  serin su olmaktır ramazan.

Ramazan şefkat ve merhamet pınarı gibi çağlamaktır!

Ramazan günü uzatıp geceleri kısaltmak,

Muhabbetleri çoğaltıp kötülükleri azaltmaktır.

Bir ramazan davulu gibi sevgiyi , aşkı, muhabbeti, şefkatle, adaletle, hakkaniyetle, hikmetle gümbür gümbür haykırmaktır insanlığa.

Ramazan kaybolmuş insanlığın adresine varmaktır!

Karagöz seyri değil, gözyaşı dökmek ayı/ Bilinmezi bilirler, bilseler ağlamayı” diyen Üstadın yaptığı vurgu ile  ramazan ağlamak rahmettir, ağlamak hikmettir hissini duyabilmektir en derinden.

Ve dostlarım,

Biz bu hikmetleri  kalabalıklar ortasında, hır-gür şamata içinde kaybettik…

Toplana toplana ayrılmaz olduk,  farkımız kalmadı birbirimizden!

Bu bitmez tükenmez toplantılarda insanlığımızı kaybettik, bencilliği bulduk!

Ramazan, birlikte kaybettiklerimizi hep birlikte bulmaktır!

Ramazan, hoş geldin Ey Şehr-i Ramazan!

Dostlarım;

Ramazan’da yoksula sıcak pide götürmeyin, yoksula sımsıcak sevgi, şefkat ve merhamet götürün!

Yoksulun, yetimin midesini düşünmeyin,

Kırılan kalplerini,

Yitirilen onurlarını,

Örselenen şefkat ve merhamet hislerini tamir edin!

Ramazan’ı  pide, hurma, makarna ve fasulye ayına dönüştürmeyin,

Çünkü değildir!

Ramazan gönüllerin beslendiği,

Bir lokma – bir hırka düsturunun yeniden filizlenip  boy vereceği  sevgi, şefkat ve merhamet ayıdır erenler.

Hoca Ahmet Yesevilerin,

Hacı Bektaşların,

Yeniden hayat bulacağı iklimlerin zamanıdır Ramazan.

Ramazanda gönül kapılarının zillerini çalınız yeter erenler!

Çağımızın vebası sevgisizlik, gönülsüzlük ve aşksızlık( ilahi aşk) değil midir dostlarım?

Hani yoksula merhamet, şefkat, sevgi, adalet, hakkaniyet ve hüsn-ü niyet!

Kamyonlar dolusu,

Koli koli makarna ve fasulyenizi siz yiyin beyler!

Şayet imkanınız varsa,

Götürebiliyorsanız onların içine şefkat , merhamet ve dahi sevgi doldurun yeter!!!    

Çünkü  dostlarım  asıl yoksulluk  gönüllerde…

Acil olan gönül gözünü görür kılmaktır…