EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

   Süleyman ERDOĞAN
   editor@kayserihaber.com.tr                      

   


VELİ ALTINKAYA


HAYDİ SANDIĞA


   Türkiye yarın sandığa gidiyor. Ülke genelinde 50 milyonun, Kayseri´de de 900 binin üzerinde seçmen oy kullanacak...
Tüm siyasi partiler seçmenin sandığa gitmesi için çağrılar yapıyor. Biz de günlerdir yaptığımız yorumlarda bu çağrıları tekrarladık.
Türkiye genelinde katılımın % 84 gibi Kayseri´de ise % 87´ lerde olmasını bekliyorum.. Bu Avrupa ile kıyasladığınızda çok yüksek bir oran.. Keşke 90´ları aşabilsek...
Ama ayrım yapmadan siyasiler vatandaşı seçimden de, siyasetten de soğuttu. Bu cihetle katılım % 90´lara ulaşamıyor.
Salı günü ?Seçimlerin Anası? adlı bir yazı yazdım. O yazıda 1 Kasım seçimleri için Haziran 1923´te, yani Cumhuriyet´in ilanından önce yapılan seçimlerden sonraki en önemli seçim demiştim. Bugün Türkiye üzerine terör ve Irak-Suriye odaklı öyle bir oyun oynanıyor ki, tam da milli mücadele yılları gibi. Mandacılar ve ?yerli-milli-yerel? olanlar karşı karşıya...
Herhangi bir parti adına mesaj verdiğimi sanmayın. Bizim seçmenimizin % 99.9´ unun gideceği bir başka ülke yok. O halde bu seçmen ülkesine, daha doğrusu kendi geleceğine çocuklarının-t orunlarının geleceğine sahip çıkacak ve bunun için sandık başına gidip elini vicdanına koyarak oyunu kullanacak.
27 Ekim Salı günü bu sütunda yayımlanan ?Seçimlerin?Anası? başlıklı yazıda bu seçimlerin niye önemli olduğunu uzun uzun anlatmıştım. İzninizle o yazıyı bir daha okuyalım.:
?AK Parti Genel?Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki geçtiğimiz hafta 1 Kasım seçimleri için ?Seçimlerin anası? benzetmesinde bulundu ve çoğu bence de haklı gerekçelerini ortaya koydu...
Bu seçimin sonucu gerçekten önemli...
Başbakan?Davutoğlu, ?Bu mesele memleket meselesi? diye meydanları hareketlendirmeye çalışıyor.
MHP?Genel Başkanı Bahçeli ?Ülkenin geleceğine sahip çık? diyor.
Gerçekten bu seçim ?Ülkenin geleceğine sahip çıkma? seçimi.
Partiler din değil... ?Değiştirilmez? diye birşey yok. Hatta partilerin ara ara değiştirilmesinde fayda var. Ülkeyi iyi yöneten veya iyi yönetmeye talip kadro ve projeler ortaya koyan partiler varsa eski partinizde bağnaz-statükocu bir mantıkla ?dinmiş gibi? bağlanıp kalmanın anlamı yok...
Bu seçim sürecinde çok yazdım...1 Kasım akşamı sandıktan daha üçlü bir?Türkiye çıkmalı. Daha güçlü bir TBMM çıkmalı. Daha güçlü bir iktidar çıkmalı.
Bu seçim cumhuriyet tarihi boyunca yaşanan seçimlerin belki de en önemlisi... Haziran 1923´te yapılan seçimden sonraki en önemli seçim dersem abartmış sayılmam...
Milli mücadele öncesinde nasıl ki dört bir yanımız çepeçevre sarılmışsa, nasıl ki içimizde mandac ılar varsa, aradan 100 yıl geçmesine rağmen hala aynı fotoğrafı görüyoruz.
Dün düşmanın kim olduğunu biliyorduk. Bugün tetikçileri, taşeronları görüyoruz, azmettiriciler, patronlar kendilerini öyle bir kamufle ediyorlar ki sormayın gitsin...
Bu milletin sağduyusuna, azmine, kararlığına, gönül gözü ile bakma kabiliyetine güveniyorum... Bu millet, gerektiği zaman yılların diplomatından daha iyi bilir diplomasiyi, ortalama bir ücretle evinin geçimini sağlar; çoluğunu- çocuğunu okutur; değme maliyeci ve ekonomistlere taş çıkartacak kadar hesap-kitap ehlidir.
Onun için bu millet ne yaparsa güzel yapar... Terör belasının niye onlarca yıldır bu toprakların başına bela edildiğini bu millet değme uzmanlardan iyi bilir. Teröristlerin siyasi uzantısı olan partinin 80 milletvekili ile TBMM´ye girmesine rağmen, ne oldu da bu alçaklar azdı... 80 değil de 180 vekil mi istiyorlar...
Millet, hakim güçlerin yanıbaşımızdaki coğrafyada hangi alçak ve sinsi hesabın peşinde olduğunu çok iyi biliyor.
35 yıl önce Humeyni´nin İran´ına karşı Saddam´ı silahlandıran, on yıl sonra, Saddam´la İran´ı savaştıran, sonra Saddam´ı şimartıp Kuveyt´e saldırtan, daha sonra da tepesine çöken ve bugün Irak´ın kuzeyinde uçuşa yasak bölge ilan edip Kürt bağımsızlığını ateşleyen ABD ve diğer hakim güçler, 25 yıl sonra aynı senaryoyu yeniden sahneye koyuyor. Aynelarap (Kobani) ve çevresinde) güya kantonlar oluşturarak yapmak istedikleri aynı. Türkiye ne pahasına olursa olsun buna asla müsaade etmez, etmeyecektir de...
Piyasalarda yaprak kıpırdamıyor. Hemen hepimiz almak-satmak adına kararsız bir duruş ortaya koyuyor ve 1 Kasım seçimlerini bekliyoruz.
Onun için bu seçimler önemli.
Tıpkı milli mücadelede olduğu gibi.
Abartıyor değilim; gerçekten?Türkiye´nin yanıbaşında oynanan oyunların merkezinde bu cennet vatanımız var. Bizi tuzağa düşürmek, bizi bir bataklığa çekmek ve nihayet kardeşliğimizi bozacak fitne ateşini yakmak istiyorlar.
Onun için hepimiz sandık başına gitmeliyiz. Sandık başına gidip de oy vermeyenler, kesinlikle 1 Kasım´dan sonra bu ülkede olacak iyi-kötü şeyler adına hüküm veremez. Oy kullanmayan bir seçmen, siyasetçileri, ülkeyi yönetenleri asla eleştiremez. Kendi vatandaşlık görevini yapmayan biri, bir başkasına aynı gerekçe ile ne diyebilir?
Ben ?tek başına iktidar? dediğim zaman, MHP?ve CHP´li dostlarım, ?AKP ağzı? diyor. Onlara ?Siz tek başına iktidara geleceğinize inanmıyor musunuz ki? dediğimde de ?Kem-küm? diyerek geçiştiriyorlar.
Güçlü Türkiye için hepimiz sandık başına gitmeliyiz.