KANALIMIZA ABONE OL

YEREL BASINA DESTEK OL

 


VELİ ALTINKAYA


GÜL’E EKMEK ŞİKÂYETİ

GÜNDEM - Veli ALTINKAYA - Tekrar Yazıları


Ekmek zammı bugünlerde gündemde. Fırıncı esnafı kendine göre haklı gerekçelerle ekmeğe zam istiyor. KTO yönetimi de kamuoyunun hassasiyetini dikkate alarak zam talebini yeni yılın ilk haftasında karara bağlayacak gibi...

Ağız alışkanlığı biz de “ekmek zammı” diyoruz; ama olacak, olması gereken şu: Rekabet Hukuku herhangi bir meslek örgütüne veya kamu kuruluşuna “Filan ürünü şu fiyattan satacaksın” diyemiyor. Dediğiniz takdirde tıpkı Sinop’ ta yaşandığı gibi milyon liradan başlayan çok ağır cezalarla karşı karşıya kalıyorsunuz.

KTO ancak şöyle diyebilir “Filan gramajdaki ekmeği, en yüksek şu fiyattan satabilirsiniz...”

Bu karar gereği esnaf tavan fiyattan daha yükseğe ekmek satamaz. Ama gramajını korumak kaydıyla isteyen daha aşağı fiyata satabilir...

Bir süre önce de yazdım, aslında ekmek mevzuatında sıkıntı var. Bizim yediğimiz pideyi Bakanlık ekmek saymıyor. Pide ‘Özel ürün’müş. Çavdarlı, kepekli, yulaflı, yumurtalı vs ekmeklerin tamamı “Özet statüde”. Sat satabildiğine... Bu noktada Tarım Bakanlığı’na önemli görev düşüyor. Onların daha katı denetim yapması, gerekirse halkın sağlığı-cebiyle oynayan fırınları teşhir etmesi lazım...

Gelelim yazının başlığına. Esnafın adını ve fırınını vererek “Hedef tahtası”na oturtmayalım. Fırıncı E. A... Fırınının adı da soyadı gibi A ile başlıyor...

Cumhurbaşkanı Gül’e bir mektup yazmış. Mektup ki ne mektup... Kayseri’deki ekmeğin fiyatı, gramajı daha da önemlisi kalitesine yönelik ciddi iddialar var mektupta... Cumhurbaşkanlığı mektubu Kayseri Valiliği’ne göndererek “İddiaları tahkik edin, gereğini yapın ve bizi de bilgilendirin” diyor. Valilik ilgililere yazı yazarak bilgi istemiş.

Bu şikâyet ve yazışmadan ne çıkar? Bilemem. Ama Kayseri’de ekmeğin gramajı, fiyatı, daha da önemlisi kalitesinin Cumhurbaşkanı Gül’e kadar şikâyet edilmesi hiç de küçümsenecek bir olay değil.

 

ÖZEL İDARE’DE OPERASYON

Bir süre önce ERÜ’de öğretim üyesi olan eski dekanlardan değerli bir hoca aradı... ”Veli Bey Kayseri’de Türkiye Mobbing Derneği’nin şubesini açmak istiyoruz. Bu derneğe üye olur musunuz?” dedi. Sağ olsun geldi yüz yüze görüştük, üyelik formlarını doldurup imzaladım Hoca’ya verdim. Derneğin kuruluş çalışmaları bitmek üzere. Mobbing ‘işyerinde psikolojik baskı-taciz’ anlamına geliyor. Bu dernekte STK olarak çalışanların bu sıkıntılarını dile getirecek...

Bugünlerde çalışanların önemli bir bölümü mobbinge uğrayan kuruluşların başında il Özel İdaresi geliyor. Kurumda kimsenin ağzını bıçak açmıyor. Sıkıntının kaynağı bir yandan yeni yapılanma diğer yandan da yönetim anlayışı... Yeni yapılanma ile özel idareler kapanıyor, kimin ne olacağı kanunda belirlenmişte olsa çalışanların kafası karışık. Vali ve Genel Sekreter arasında yaşanan ve artık Ankara’nın şahikalarına kadar ulaştığını bildiğim sıkıntılar çalışanları ayrıca belirsizliğe itiyor. Dernek faaliyete geçse herhalde bugünlerde en çok özel idareden şikâyet alırız.

Özel İdare Genel Sekreteri Vali’nin teklifi üzerine İçişleri Bakanı tarafından atanıyor ve görevden alınıyor. Son kanunla görevden alma olabilir, ama yeni atama yapılamıyor da. Vekâlet sistemiyle zaman doldurulacak.

Genel sekreter yardımcıları da Genel Sekreter’in teklifi üzerine Vali tarafından atanıyor. Özel İdare’de iki genel sekreter yardımcısı var. Biri Köy Hizmetleri İl Müdürü iken Özel İdareye geçen ve gerçekten dürüst ve başarılı çalışması ile takdir gören hemşehrimiz Bayar Özsoy, diğeri de, geçici olarak görevlendirilen İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Kontrolörü Selim Erbil... Erbil yaklaşık 3 yıldır Kayseri Özel İdare’de geçici görevlendirme ile genel sekreter yardımcılığı yapıyor. İki ay kadar önce ziyarette makam sahibi kendisini tanımadığımı anlayınca Özel İdare Genel sekreter Yardımcısı Selim Bey” diye tanıştırdı. Vali Şerif Yılmaz’ın isteği üzerine, Selim Erbil geçici olarak görevlendirildiği Kayseri’den Bakanlık Müsteşar Yardımcısı’nın imzası ile görevden alınarak asli görevine çağrılmış... Anlayacağınız bugünlerde özel idarede hem mobbing diz boyu, hem de ortalık toz-duman. Atalarımız ne demiş. “İki testi çarpışırsa biri kırılır, diğeri çatlar...”

 

ERÜ’NÜN ÖĞRENCİLERİ

Erciyes Üniversitesi ülkemizin güzide eğitim kuruluşlarından biri. Üniversite bugünlerde sıkıntılı gibi. Bazı öğrenci grupları arasında hoş olmayan tartışmaların yaşandığını duyuyorum. Önceki günde kavga olmuş... Buradan öğrenci kardeşlerime sesleniyorum, elbette hepiniz ayrı ayrı ülkenin geleceğine yönelik siyasi görüş sahibi olun... Ama bugün hem ailenizin, hem de bu ülkenin insanının sizden beklediği öncelikle okulunuzu başarılı bir şekilde bitirmektir. 1980 öncesi az da olsa siyasi olaylara karışmış bir yaşça büyüğünüz olarak sizi uyarıyorum. ERÜ’nün huzuru noktasında elbette en önemli görev Sayın Keleştemur’a düşüyor... Ama her şeyi de rektör, dekan ve yüksek okul müdürlerinden beklemeden bu şehrin her kademesindeki insan, bu güzide eğitim kuruluşunun başarısı ve huzuru için üzerine düşeni yapmalıdır. Tabi öncelikle de siyasiler...

Gürkan Ofis Mobilyaları