EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

   Süleyman ERDOĞAN
   editor@kayserihaber.com.tr                      

   


VELİ ALTINKAYA


GENÇLER!..

GENÇLER!..


MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, en çok takdir ettiğim tutum ve davranışlarından biri “Ülkücü gençliği sokaktan uzak tutma” çabasıdır...

Bahçeli, 1980 öncesinde ülkücülerin bu noktada çok çile çektiğini ve  kan akıttığını en iyi bilenlerden biri olduğu için, aynı filmin yeniden sahnelenmesini, ülkücülerin bu filmde figüranlık yapmasını asla istemiyor...

Yerel seçim dolayısıyla yaptığı mitinglerde  ülkücü gençlere yönelik mealen; “Gençler ! sokaklar karanlık, tehlikeli, tuzak dolu... Uzak durun!” şeklinde talimatlar veriyor...

1980 öncesinde gençlerimiz “sağcı-solcu” diye kamplara bölündü.. Birbirlerine kurşun sıktılar... Aynı silahla iki taraftan can veren gençler var.

Türkiye’yi bölmek isteyenler, fitne tohumu ekenler,kardeşi kardeşe düşman edenler maalesef 1980 öncesinde muaffak oldu. O kanlı filmin figüranlarından biri de bu fakirdi.

 BDP ve HDP’nin malum terör örgütü tarafından sempati ile bakılan iki parti olduğunu bilmeyen yok...

 12 Eylül darbesi ile kardeş kavgasından kurtulan Türkiye,  1984’ten sonra küresel güçlerin yazdığı ve içeride de işbirlikçilerini oynattığı yeni bir filmi sahneye koydular...

Bin yıl bu topraklarda kardeşçe yaşayan, birbirleri ile akraba olmuş Türk ve Kürtleri düşman gibi göstermeye çalıştılar.

Maalesef, doğu ve güneydoğu bölgelerimizde devletin yıllardır yanlış politikaları ve ihmalleri nedeniyle de, bu terör yapılanması ilgi gördü, destek buldu...

Bir yılı aşkın süredir “Barış Süreci” adı altındaki bir hamle nedeniyle şükürler olsun ki eskisi kadar kan akmıyor, şehit vermiyoruz.Teröristler son olarak haftasonu mayınlı bir saldırı ile Hataylı bir evladımızı şehit etti.

Seçimler dolayısıyla  son olarak  Samsun, Fethiye,Tekirdağ gibi illerde HDP adayları, parti binaları veya seçim otobüslerine yönelik saldırılarla Türkiye yeni bir sıkıntılı alana çekilmek isteniyor...

Bu noktada başta ülkücü gençler olmak üzere milli ve manevi hassasiyeti olan her vatandaşımızın daha dikkatli, sağduyulu ve sabırlı olması gerek.

Demirtaş;“Fethiye kimsenin babasının malı değil, hepimizin” diyor. Elbette doğru... Fethiye’ de hepimizin Şemdinli de...

Fethiye’de HDP adayları diğer partiler gibi rahatlıkla sokakta siyaset yapabilmeli. Ama, bütün partilerimizin Şemdili’de de, Batman’da da, Şırnak’ta da, Van’da da elbette aynı rahatlıkla siyaset yapması gerekir. Bu  zemini oluşturmak  öncelikle devletin - hükümetin görevidir.

İki partinin (BDP-HDP) genel başkanları miting meydanlarında adeta bu olayları tahrik eden açıklamalar yapıyorlar.

Doğu ve güneydoğu illerinde AK Parti ve Hüda-Par seçim büroları ve adaylarına karşı her türlü saldırı yapılırken, susan bu parti yöneticileri kendilerine yönelik, bizim asla tasvip etmediğimiz saldırılar gelince en ağır hakaretleri etmekten geri durmuyor...

HDP’nin Kayseri’de yaptığı bazı siyasi çalışmalar öncesinde de küçük çaplı sıkıntılar yaşanmıştı. Bu noktada Valilik, Emniyet ve bazı siyasi partilerimizin il başkanlarının  sağduyulu hareketlerini takdirle takip etmişimdir...

Önümüzdeki günlerde, milli ve manevi değerler, ülkenin bölünmez bütünlüğü noktasında hassas olan il ve ilçelerde benzeri tahrikler yaşanabilir.Bunu karşı hepimizin dikkatli, uyanık ve sağduyulu hareket etmesi gerekir.

Türkiye’nin her bölgesi hepimizin,78 milyonun diyebildiğimiz an, bu topraklarda huzur içinde yaşarız.

Birinci Cihan Harbi’nde, Çanakkale’de, Milli Mücadelede birlikte can verdiğimizi asla unutmamalıyız.

12 Eylül öncesinde ve 1984 sonrasında yaşananlardan ders alarak, Bahçeli’nin işaret ettiği gibi sokağın karanlığına, tehlikesine, tuzağına karşı hepimizin, özellikle de gençlerimizin daha dikkatli olması gerekir.

 

00- 3 polisimizin şehid olduğu kazada ağır yaralanan ve Kırşehir’de tedavi altına alınan bu il nüfusuna kayıtlı olan bir polisimiz daha şehit olmuş.

00- SGK İl Müdürlüğü için ilginç isimler vekiller nezdinde kulis yapıyormuş.

00- Hava İkmal arsasına yapılacak park için 500 milyon lira harcanacakmış.

00- KCETAŞ genel kurul yapmış.

00-Emlakçılar Odası’nın 18 Mart’taki genel kurulu için kıyasıya yarış yaşanıyormuş.

00-   ‘Büyükşehir’in havuz’una atılan özel idare çalışanlarının büyük bölümü, seçim sonrasındaki görevlerini merak ediyormuş.

‘HAVUZ’DAKİ

ÇALIŞANLAR

Büyükşehir mücavirini il sınırı yapan yasayla  özel idareler kapatıldı. Bu noktada Kayseri İl Özel İdaresinin bazı mal varlıkları ve çalışanları Valilik uhdesinde oluşturulan Yatırımları İzleme Merkezi’nin emrinde görevlendirilirken, ağırlıklı bölüm ise Büyükşehir’e geçiyor. Bu noktada oluşturulan komisyonlar epeyce bir çalışma yaptı ve kimin nerede gideceği belli oldu. Valilik veya Büyükşehir’e gidecek memur statüsündeki personelin özlük hakları, daha doğrusu eski görevlerinin muadili atamalar konusunda endişeleri var. ’Havuz’ a atılan çalışanlar, benim gibi yüzme bilmiyorsa boğulup gidebilir.