EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

   Süleyman ERDOĞAN
   editor@kayserihaber.com.tr                      

   


VELİ ALTINKAYA


ERKEN SEÇİM ŞART

Gündem - Veli Altınkaya


Siyasette 24 saat çok uzun bir süre.

Yine siyasette, ?dün dündür, bugün bugün?ün ne kadar doğru bir söz olduğunu şimdilerde daha iyi anlıyoruz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, erken seçimin ülkeye ihanet olduğunu başbakanlığı döneminde defalarca söyledi.

2007´de Meclis Darbesi ve 27 Nisan Muhtırası odaklı beş ay erkene alınan seçimi saymazsanız; AK?Parti´nin tarihinde gerçekten ?bir erken seçim´ yok. 2007 seçimlerinde de AK?Parti, Cumhurbaşkanlığı seçimi odaklı yapılan dayatmalar karşısında doğru bir hamle yaptı. Nitekim alınan sonuç bunun bir göstergesiydi.

Gazetecilikte 36. yılın içindeyim. ?Erken seçime´ gidelim diyen iktidar partisi hiç duymadım ve bizde muhalefet, iktidar partisinin aksine maalesef, bir seçim biter bitmez hemen??erken seçim´ türküsü çağırır...

Bugünlerde ?erken seçim´ işi yine dillendiriliyor. İktidar cenahı eskiden olduğu gibi, erken seçimi ?ihanet´ gibi görüyor, muhalefet ise ?hodri meydan´ havalarında...

1980 öncesini çok bilmem; 1980´den sonra yapılan seçimlere bakın, bir-iki istisna hariç iktidar partilerinin oyları yerel seçimlerde hep düşmüş.

Örnek: ANAP 1983´te iktidarı tek başına aldı. 1984´te yerel seçimleri kazandı. 1987´de yine tek başına iktidardı; ama 1989 Seçimleri´nde koltukların önemli bir bölümünü SHP´ye ve diğer partilere kaptırdı. O tarihte il sayımız 67 idi ve sadece memleketi olan Malatya´yı alabildi rahmetli Özal...

1989´da yerel seçimlerde etkin olan SHP, 1991´de merkez sağdaki DYP ile iktidara geldi. Demirel-İnönü iktidarı 1994 seçimlerinde İstanbul-Ankara başta onlarca ili RP´ye kaptırdı. Allah var RP-FP?ve nihayet AK?Partili belediye başkanları da şehirlerine iyi hizmet etti ve neredeyse 25 yıldır yerelde iktidarlar...

AK?Parti 3 Kasım 2002´de tek başına iktidara geldi. 2004´de yerel seçimlerinde AK?Partili adaylar tavan yaptı. 2007 genel seçimlerine ?cumhurbaşkanını meşru bir zeminde seçtirememe´ haksızlığına maruz kalan AK?Parti yaklaşık iki yıl sonra, yani 2009 yerel seçimlerinde oylarını 3 Kasım 2002´den sonraki en düşük noktada tutabildi. YSK´nın sitesine girin bakın, AK?Parti´nin 2009 yerel seçimlerindeki oy oranı % 38 küsürdür.

 Demem o ki, iktidardaki partilerin, hele hele iktidarda uzun süre duran partilerin, oy oranları yerel seçimlerde düşüyor.

Bu aslında iktidarda iken başarısız oldukları anlamına gelmiyor. Yerel seçimlerde Kayseri´den örnek vereyim, büyükşehir ve 16 ilçe belediyesinde, belediye başkan adayları ve belediye meclis üyesi adayları ile birlikte her bir parti 250´ye yakın ismi resmen aday gösteriyor...

Elbette her adayın?gönlünde aslan yatıyor ve yine her adayın çevresi genel seçimde farklı oy kullanırken, bu bez akrabalık, komşuluk, tanımış olmak vs. gibi nedenlerle oylar farklı partilere gidiyor...

Uzattım...

Sözün başında ifadeye çalıştım; siyasette 24 saat elbette uzun bir zaman. Ama, gerçekten bugün Cumhurbaşkanı başta, AK?Partililerin söylediği gibi, yerel seçimler?Mart 2019, genel seçimler de Kasım 2019´da yapılacak olursa, bu kesinlikle iktidar partisinin aleyhine olur.

Peki ne yapılmalı veya yapılır?

Ben Cumhurbaşkanı Erdoğan´ın yerinde olsam, ?ittifak ortağım´ ile mayıs-haziran gibi konuşur ve TBMM´nin 1 Temmuz´da tatile girmesinden hemen önce erken genel seçim kararı alır ve ekim-kasım gibi de milletvekili ve cumhurbaşkanlığı seçimini yaparım.

?Hayır kardeşim biz genel seçimi süresinde yapacağız´ diyorsanız; bu kez de o halde CHP´nin de istediği gibi, bir anayasa değişikliği ile Mart 2019´daki yerel seçimleri beş ay önceye, yani Kasım 2018´e alın derim.

Niye?

Yukarda saydığım saiklerle yerel seçimde düşen oyu iktidar cenahı bir yıl sonra yapılacak genel seçime kadar toparlayabilir. Tabi bunu yaparken İstanbul ve Ankara gibi illeri kaybetmemek şartıyla. Bu iki il iktidar partisi için çok önemli. Örnek;  böyle bir ihtimal bana göre yok ama, Kayseri, Konya, Bursa vs illerin kaybedilmesi iktidar partisini bu manada etkilemez. Ama İstanbul ve Ankara için aynı şeyi söyleyemem. 16 Nisan sonuçlarına bakıldığı zaman bu iki il için böyle bir ihtimal her zaman mevcut...

Düşünün; sonbaharda milletvekili ve cumhurbaşkanlığı genel seçimi bir yıl erkene alınarak yapılsa, şuanda cumhurbaşkanlığına en yakın ve güçlü isim olan Recep?Tayyip?Erdoğan yeniden kazansa, (ki kazanma ihtimali çok yüksek) beş-altı ay sonra yapılacak yerel seçimlerde bırakın diğer illeri İstanbul ve Ankara´da da sıkıntı olmaz.

Genel seçim sonbaharda yapılırsa cumhurbaşkanı seçtiremeyen CHP ve İYİ Parti´de genel başkanlık dahil nelerin yaşanacağını tahayyül ediyor musunuz?

Bunu aylar öncesinde, hem de AK?Parti ile MHP arasında ittifak görüşmeleri başlamadan yazdım; iki parti arasında yerel seçimlerde ittifak olmaması kararı çok yerinde. Kesinlikle böyle bir durumda iki artı iki 4 değil, belki üç ederdi.  Her iki parti de bu noktada doğru bir karar aldı.

11 Ocak tarihli AK?Parti-MHP?ittifakı başlıklı yazımda aktardığım gibi, eğer her iki seçim süresinde yapılırsa yerel seçimlerde iki partinin tabanında kesinlikle ciddi kopukluklar yaşanır. Her iki partinin genel merkezi talimatla teşkilatlarını yan yana getirebilir. Ama halk dediğiniz taban talimatla yan yana gelmez.

Yerel seçim sürecinde 31 Mart´a kadar  birbirlerini nezaket sınırları içerisinde dahi olsa, eleştirecek olan MHP?ve AK?Parti belediye başkan adayları ve tabanı, o tarihte kim kazanırsa kazansın,YSK´nın temmuzda başlatacağı milletvekili- cumhurbaşkanlığı genel seçim sürecine kadar geçen 4 ay zarfında nasıl yan yana gelecek, nasıl ellerini kenetleyecekler?

Bu çok zor...

Örnek:  MHP´nin Kayseri´deki belediye başkan adayları, kimi eleştirerek milletten oy isteyecek: Mevcut AK?Partili belediye başkanlarını eleştirmeyecekler mi? Tersi, Mersin´de,  Adana´da, Manisa´da AK?Partili adaylar yerel iktidardaki MHP´li başkanlara yüklenmeyecek mi?

 ?Efendim eleştiri olur; ama, ölçü kaçmaz. 31 Mart´tan sonra da genel merkezler düdük çalınca sadece teşkilatlar değil, tabanda kenetlenir´ diyorsanız, ben buna inanmam. Onu külahıma anlatın derim.

Bu noktada onlarca örnek verebilirim.

Bu cihetle, Cumhurbaşkanı Erdoğan´ın en geç haziran gibi, ittifak ortağı MHP?Genel?Başkanı Bahçeli ile görüşerek, mümkünse milletvekili-cumhurbaşkanı seçimlerini, değilse yerel seçimleri bu yılın sonbaharına alması gerekir.

Ülkenin içinde bulunduğu terörle mücadele hali, ekonomik göstergeler vs de bana göre bunu kaçınılmaz kılıyor. AK?Parti içindeki birçok milletvekilinin, hatta teşkilatların da farklı düşündüğü kanaatinde değilim. Belki belediye başkanları proje-planlama vs nedeniyle bir yerel erken seçim istemeyebilir. Ama, içinde bulunduğumuz şartlar bunu kaçınılmaz kılıyor.

Nisanla birlikte bu konunun AK?Parti cenahında da yüksek sesle dillendirileceğini sanıyorum.