EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

   Süleyman ERDOĞAN
   editor@kayserihaber.com.tr                      

   


VELİ ALTINKAYA


DUVARCI USTASININ OĞLU (Halit Özkaya)

GÜNDEM - Veli ALTINKAYA


Hacılar’ı, Hacılarlıları hep takdir etmişimdir. Bunu her vesile ile de söylerim. Sırtını Erciyes’in yamaçlarına dayayan Hacılar halkı 1970’li yılların ortalarına kadar genellikle el emekleri ile geçiniyordu. Bugün şehrimizin en önemli sanayicileri olan isimlerin babaları, dedeleri genellikle Kayserililerin bağlarında bağvatlık veya ustalık vs yaparak çocuklarının geçimlerini sağlıyordu.

Ekip-dikecek uzun boylu arazisi olmayan Hacılarlılar, bağvatlık ve inşaatlarda ustalık ve amelelik yapmaya devam etmeleri halinde çocuklarının geleceğinin olmayacağını çok iyi gördü. Kimisi çocuklarını okuttu, kimisi de 70’li yıllardan itibaren fabrika ve atölyelere çocuklarını çırak olarak verdiler.

Bağvatlık ve amelelik yapan babaları yemeyip-içmeyip biriktirdikleri paralarını, hatta çoğu zaman, evlerindeki halıyı-kilimi satarak elleri anahtar, matkap vs tutmaya başlayınca çocuklarına bir tezgah açıp üretim yapmaya yönlendirdiler...

Hacılar ahalisi milliyetçidir ve birbirine karşı da tutkundur. Dün de öyleydi bugün de kısmen öyleler. Çıraklık, ustalık veya ortaklık için kapılarını çalan hemşerilerini hiçbir zaman geri döndürmediler... Para kazanmaya başladıkça da lüks yaşamak yerine, atölyelerini fabrikalaştırmak için daha çok çalıştılar, ortaklık kurup birbirlerinin hak ve hukuklarını gözettiler.

Ve bugün geldiğimiz noktada Kayseri’de irili ufaklı 500 kadar Hacılarlı sanayici var. Bunların ağırlıklı bölümü de babalarının, dedelerinin dün geldikleri, bulundukları yeri unutmadan şehir ve ülke ekonomisine katkı sağlamak için çalışıyorlar.

Dün toprağa verdiğimiz Hacılarlı sanayicimiz Halit Özkaya’nın vefatı dolayısıyla böyle bir giriş yaptım.

Halit Özkaya’yı İncesu OSB’nin Yönetim Kurulu Başkanı olduğu yıllarda tanıdım. Mütevazı, gayretli, ön plana çok çıkmayan, ama üretim sevdalısı bir sanayici olarak tanıdım O’nu. Ara ara karşılaştıkça ayaküstü de olsa sohbet etme imkanı bulduk...

Halit, Abdurrahman, Abidin ve Oğuz Özkaya’nın babaları Nuri Amca da duvar ustasıymış. İnşaatlarda, bağda-bahçede ihata duvarı yapan iyi bir ustaymış merhum.

Merhum Nuri Özkaya çevreninde telkinleri ile ama özelde kendisinin duvarcı ustası olarak çektiği çileyi çocuklarının çekmesini istemediği için olsa gerek evlatlarının okumasını istemiş. Merhum Halit Bey, 60’lı yıllarda Kayseri Lisesi’nde okumuş. Sonra mühendislik eğitimi almış. Sanıyorum jeoloji mühendisiydi.

Hacıların okumamış ama dişinden tırnağından artırdıkları veya bir kısmı tüccarlık yapanlar paraları ile okumuş çocuklarının yönetmesi için kısa adı HES olan Hacılar Elektrik Sanayi’ni 70’li yılların ortalarında kurmuşlar. Mustafa Derin, Sadettin Erkan ve Halit Özkaya gibi okumuş, mühendis olmuş çocuklarına da yönetimde görev vermişler.

Merhum Halit Özkaya’da HES Kablo’da başladığı çalışma hayatına daha son bir grup Hacılarlı hemşerisi ile ortak olup Has Çelik’i kurup devam etmiş... Sonra kardeşleri ve hemşehrileri oluşturdukları ortaklıklarla da şehrimizin saygın bir sanayicisi olmuştu Merhum...

Küçük kardeşi Abidin Özkaya’nın KAYSO meclisinde görev alması (Meclis başkanı olmasından) sonra Sanayi Odası yönetimini de. Yerini gençlere bırakması gerektiğine inanıyordu. İncesu OSB başkanlığından da ayrılmıştı. Hatta, AK Parti’nin ileri gelen bir isminin OSB başkan adaylığı teklifini kabul etmediğini biliyorum.

Son olarak Abidin Bey’in Oğlu’nun düğününde karşılaştığımızda ‘Veli bir gün oturalım şu sanayimizle ilgili sana anlatacaklarım var’ dedi. O tarihlerde konuşması sıkıntılıydı. Bir ara KAYSO Meclis Başkanı olan kardeşi Abidin Bey’e ‘Halit Abi böyle diyordu, uygun bir zamanda otursak, ben de sizin sanayicilik geçmişinizi dinlemek istiyorum’ dedim. Rahatsızlığı ilerleyince oturup konuşmak nasip olmadı.

Acıbadem Hastanesinde yattığı süreci hem yakınlarından, hem de hastanedeki dostlarımdan takip ettim. Gelen haberler hiç iyi değildi.

KAYSO’nun Eylül ayı meclisi sonrasında yemekte Abidin Özkaya ile yan yana oturduk. Abisinin durumunu sordum.

Merhum hastanede uzun süre serumla beslendi. Yani yemek yiyemiyordu. Konuşamıyordu da. Ancak yazarak mesaj veriyordu. Abidin Bey, Eylül sonundaki meclis toplantısı sonrasında yaptığımız sohbette ‘Halit Abi nasıl?’ dediğim de, ‘Abi bildiğin gibi. Geçen yanına gittim. Kağıt kalem istedi ve verdiğimiz kağıda Kayseri’nin Ağustos ayı ihracatı nasıl geçti?’ diye yazdı?

Konuşamayan, serumla beslenen bir sanayicinin Kayseri sevdasını, daha doğrusu ülke sevdasının ne kadar büyük olduğunu anladınız mı?

Özkaya kardeşler ERÜ’ye baba ve anneleri adına bir tesis yapmıştı. Bu tesisle ilgili hocaların yeni talepleri olmuş. Halit Bey yine hasta döşeğindeyken kağıda yazarak verdiği talimatta, ‘Ne gerekiyorsa yapın’ demiş. Allah rahmet eylesin, Halit Özkaya güzel bir insandı.

 

 

MIŞ…MİŞ…MUŞ…

00-  Cumhuriyet Bayramı, siyasiler başta, bazılarının kırgınlıklarını giderememiş.

00-  MHP’liler Ülkü Ocaklarının ev sahipliğinde   ‘96. Yıl Gençlik Yürüyüşü’nde buluşmuş.

00- AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki, MYK üyelerine Kayseri mutfağı ağırlıklı yemek vermiş. 

00- CHP, Alpaslan, Köşk, Gültepe, Yıldırım Beyazıt, Erciyesevler, Mevlana ve Fevzi Çakmak’ta kıyasıya delege seçimi yaşayacakmış. 

00- AK Parti’nin kongre sürecinde 2-3 ilçe başkanını değiştirmesi bekleniyormuş.

00- Kayseri, bir kadın cinayetine daha sahne olmuş.

00- Hacılarlı sanayici Halit Özkaya’nın vefatı herkesi üzmüş.

 

KULİS BULVARI

MUSTAFA YALÇIN DOĞRU YOLDA

Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın gayretli bir çalışma içerisinde. Gazeteciler Cemiyeti’ni son ziyaretinde ‘Talas benim için biblo gibi, inşallah en güzel hizmeti yapacağız’ demişti. Göreve geldiği günden bu zamana kadar hemen herkesi kucaklayan bir yönetim anlayışı ortaya koydu Mustafa Yalçın. Bu arada Kayseri’nin 17 belediyesi arasında Cumhur İttifakı ortağı MHP teşkilatları ile en uyumlu çalışmayı ortaya koyan Mustafa Yalçın her mahalleye yönelik çalışmaları ile de gerçek örnek adımlar attı. ‘100 Ağartan Projeler’ kapsamında Pati Köy’ü hayata geçirdi, Zincidere’deki göletin etrafını bir mesire alanına döndürecek. Jandarma’dan devralmak üzere olduğu 110 dönümlük araziye ‘Jandarma Millet Bahçesi’ adıyla güzel bir park-mesire alanı yapmak için kararlı adımlarla ilerliyor. Hepsinden önemlisi de Mustafa Yalçın, herkesi kucaklayan bir yönetim anlayışı ortaya koyuyor. Önemli olan da bu.