KANALIMIZA ABONE OL

YEREL BASINA DESTEK OL

 


EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

   Süleyman ERDOĞAN
   editor@kayserihaber.com.tr                      

   


CEYHUN ÜSTEN


COVİD 19 ALTEDİLİR LAKİN İSLAM DÜŞMANLIĞI BAKİ KALACAK

NEŞTER – Ceyhun ÜSTEN


Sevgili Dostlarım;

Korona Virüs salgınının ortaya çıkardığı tehlike her geçen gün büyümeye,

Biz bahtsız ademoğullarının günleri de ‘Virüs Sendromu’ gölgesinde geçmeye devam ediyor.

Yüce Yardan’ın gücü karşısındaki acziyetini bir kez daha iliklerine kadar hisseden insanoğlu içine düştüğü bu karanlık dehlizden kurtulmak adına debelenip duruyor.

Bir yandan salgının yayılmasını önlemek adına alınan yoğun tedbirler,

Diğer yandan bu illetten kurtulmak adına yoğun şekilde yürütülen aşı, ilaç ve tedavi yöntemleri geliştirme çabaları.

Bütün bu kara tablo için de yüz güldüren, umut veren gelişmeler de olmuyor değil hani.

Mesela SARS-CoV-2 Virüsü’nün tam büyüklükteki gen haritasını elde ettiklerini ve elde edilen genomunun #2333526 numarasıyla  Gen Bank’a kayıt edildiğini duyurarak bu illetten kurtulma anlamında umutları tazeleyen Erciyes Üniversitesi Aşı Araştırma ve Geliştirme Merkezi Müdürü Prof. Dr. Aykut Özdarendeli “Bütün dünyayı etkileyen bu pandemide ülkemizde dolaşımda olan virüsün izole edilmesi ve gen haritasının çıkarılması aşı çalışmalarının başlatılabilmesi ve ileri çalışmaların yapılabilmesi için oldukça önemlidir. Bu süreçlerin kısa zaman içerisinde başarılı bir şekilde tamamlanması ile aşı geliştirme çalışmalarına başlamak için hazır hale gelinmiştir” değerlendirmesi ile kurtuluşun yakın olduğunu müjdeledi.

Süreç herkes için zorlu geçmekte erenler!

Eve hapsolan yaşlılar, gençler ve çocuklar sıkıntıdan patlarken,

Çalışmak zorunda olduğu için her gün evden çıkan yetişkinler eve virüs taşıma korkusu ve vicdan azabı ile günleri tüketmekte…

Bütün bu sıkıntılar yetmezmiş gibi hariçten gazel okuyan bazı kara vicdanlı Allah’tan korkmaz, kuldan utanmaz bazı gereksizlerin yaydıkları fitne –fesat yaşanan gerilime tüy dikmekte erenler.

Malumunuz ‘Bilim İnsanları’ Korona Virüsün ( Covid 19)’un Çin malı olduğunda hemfikir.

Lakin ülkemizde yaşayan bazı  kafalar var ki bu illete milli bir kimlik kazandırmak için bir taraflarını yırtmaktan yorulmadılar.

Bu yaratıklar Koronavirüsün illetinin aniden ülke sathında yayılma ivmesini sadece ve ısrarla kutsal topraklara Umre ziyareti için  gidip dönen vatandaşlara yıkma gayretlerini,

Konuşmalarını  aralarına karıştırdıkları cümlelerinde ‘İslam Dini’  sanki bilime karşıymış gibi tuhaf kıyaslamalar içine girmelerini  hayretle ve ibretle izliyoruz.

Sanki Yunan adası Mikanos’a gidip her türlü rezilliği yaşayıp dönen,

Yada Miami’de ‘Çıplaklar Kampı’nda anadan üryan günlerini geçirip gelenler çok masum.

Bu vicdanı kara din düşmanlarının sosyal medya üzerinden çok sık

Cami - Hastane,

İmam - Doktor kıyaslamaları…

Söz konusu kurumlara ayrılan bütçe rakamlarını  karşılaştırmalı olarak vermelerinin altında yatan tek amaç ise  bilinçaltlarında her dem tazeliğini koruyan ‘İslam’ düşmanlığıdır yarenlerim.

Öte yandan ‘Şehir Hastaneleri’ hizmete girdiği günden buyan bıkıp usanmadan aleyhte konuşan bulunan bu kesim şimdilerde sus pus olmuş durumda.

Adeta dilleri başka bir taraflarına kaçtı.

Dünyanın en büyük ekonomilerine sahip sömürgeci ülkeleri hastaları yatıracak yatak bulamaz iken bizim ülkemizdeki nitelikli sağlık hizmeti nevirlerini döndürdü.

Şimdilerde sumaktalar!

Türkiye’nin son yıllarda gerek özelde teşvik ettiği,

Gerekse kamudaki Şehir, Üniversite ve Devlet Hastaneleri stokuyla dünyanın hatırı sayılır ülkesi hâline geldiğini ise görmemek için nasıl bir pozisyon alacaklarına bir türlü karar vermiyorlar.

Bu zavallı din düşmanlarının bu illetin müsebbibi olarak İslam Dinini göstermelerine de çok az kaldı kanaatindeyim!

Oysa ABD basını bakınız İslam dininin bulaşıcı hastalıklara ve bilime yaklaşımını Peygamber Efendimizin  bir hadis-i şerifi üzerinden verdi.

Newsweek Dergisi Peygamber Efendimizin salgınlarla ilgili hadisini örnek göstererek; “Bir yerde veba salgını çıktığını duyarsanız oraya girmeyin, bulunduğunuz yerde veba hastalığı çıkarsa o bölgeden de ayrılmayınız. Bulaşıcı hastalığı olanlar sağlıklı olanlardan uzak tutulmalıdır.” sözlerine sayfalarında yer verdi.

Yine  Peygamber Efendimizin hastalıklara karşı insanlara tıbbi tedavi ve ilaç almayı tavsiye ettiğinin de altını kalın çizgilerle çizen dergi “İnsanlar, tedavi olunuz. Çünkü Allah şifasını vermediği hiçbir hastalık yaratmamıştır”  hadisini okurları ile paylaştı.

Türk İslam âlimlerinin bilime yaklaşımı hususunda hiçbir fikri olmayan,

Yada görmezden gelmeyi tercih eden bu zavallı virüslü kafaların sık sık bilim ve İslam arasında mesafe varmış kabilinden imalarda ve yorumlarda bulunmasını derin bir hüzünle takip ediyoruz erenler.

Batılı bilim çevrelerinin “Hâkimi Tıp” yani “Hekimlerin piri ve hükümdarı” olarak tanımladıkları İbn-i Sina’nın (Avicenna) tam bin yıl önce yazmış olduğu “El-Kanun es-Sağir fi’t-Tıbb” adlı eserinde bugün bile geçerliliğini koruyan bilgiler vardır!

Büyük bilginin tavsiyeleri üzerine İslam Ülkeleri ‘Veba’ salgınından kurtulur.

Veba salgını üzerine tam bin yıl önce şu tavsiyelerde bulunur:

Ey İnsanlar, vebadan korkmayın!

Veba insandan insana bulaşıyor…

Her şeye yapışıyor, kıllara, tozlara, rüzgârın esmesiyle bile bulaşıyor!

İnsanlar bir araya gelmemelidir!

Çarşılar, pazarlar ve camiler bir süreliğine kapalı tutulmalı…

Herkes ibadetini evinde yapsın!

Çarşıyı derhal boşaltın…

Parayı sirkeli suya bastırın!

Kim bir hastaya bakıyorsa, sirkeye batırılmış bir pamukla burun delikleri kapansın…

Ağzında pelin (yavşan otu) onu muhafaza etsin! (Yavşan otu, Türkistan coğrafyasının önemli bir bitkisi olup, ateş düşürmede ve enfeksiyonlarda faydalıdır.)

Evinizde oturun eğlenin, evinizde dinlenin, moralinizi yüksek tutun.

Bir hastadan yüz sıhhatli insana bulaşıyor…

Camilerden dağılın!..”

İbn-i Sina’nın (Avicenna) tam bin yıl önce yaptığı bu tavsiyelere baktığımızda bugünün uzman tavsiyeleri ile nekadar da çok örtüştüğünü hayret verici değil mi ?

Bin yıldan bu yana ne değişti?

Sözün özü doatlarım;

Bütün bunları görmezden gelen;

Bu vicdanı kara zavallıların kafalarındaki virüsü yok etmenin hiçbir yolu olduğunu düşünmüyorum.

Bir şekilde Korna Virüsü alt edilir.

Ademoğulları tekrar eski mutlu günlerine kavuşur.

Lakin ‘İslam Düşmanlığı’ olarak kafalara yerleşen bu virüsü yenmek konusunda ilimin, bilmin çaresiz kalacağı aşikardır.

Kalplerdeki ve kafalardaki bu fitne – fesat virüsü her daim taze kalacaktır erenler.