EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

   Süleyman ERDOĞAN
   editor@kayserihaber.com.tr                      

   


VELİ ALTINKAYA


CHP ADAYLARINA İKİ ÖN SEÇİM ÖYKÜSÜ


Yakın siyasi tarihimizden, Ön seçim-temayül yoklaması”na dair iki örnek aktaracağım. CHP aday adayları bu öyküyü iyi okur, hatta halen hayatta olan kahramanları ile bizzat konuşurlarsa taktik almış olurlar.

İlk öykü CHP'den...

1977 seçimlerinde CHP 3. sırayı kontenjana ayırıp eğilim yoklaması yapıyor.

Yoklama öncesinde dönemin bakanlarından Mehmet Yüceler ile il başkanlığından ayrılarak milletvekili adayı olan Mehmet Gümüşçü kendilerine yakın olan delegelerin birbirlerine oy vermesi noktasında prensip anlaşmasına varıyorlar...

Bugünkü şehir tiyatrosunda sandıklar kuruluyor ve delegeler iradelerini ortaya koyuyor. Sandıkların kapanmasına bir-iki saat kala Mehmet Gümüşçü, Yüceler'e yakın isimlerin kendisine oy vermediğini farkedince öfkeli bir şekilde Yüceler'in yanına geliyor ve mealen; Sayın Bakanım ayıp değil mi; biz sizinle anlaştık. Bana yakın isimler size oy verirken, sizin adamlarınız bana niye oy vermiyor?” diye tepki gösteriyor...

Merhum Yüceler, sakin bir üslupla Mehmetçiğim yavaş. Sandıklar açılsın konuşuruz” diyor...

Sandıklar açılıyor ve Abdülgani Aşık açık ara birinci çıkıyor. Yüceler ikinci, Gümüşçü ise 3. oluyor...

Genel Merkez  3. sırayı kontenjana ayırdığı için Gümüşçü'nün kafası iyice karışıyor ve tekrar Yüceler'in yanına geliyor...

 Yüceler Gümüşçü'ye diyor ki:

Bak Mehmetçiğim ben Gani Aşık Hoca'nın başını alıp gittiğini gördüm. Eğer benim adamlar sana oy verseydi, sen benim üstüme çıkardın. Sakin ol, biz burada vakit kaybetmeyelim. Yarın seninle Ankara'ya gidip 3. sıraya kontenjan koydurmayıp seni kaydıralım” diyor...

Öyle de yapıyorlar...

1977 seçimlerinde CHP?Kayseri'den Gani Aşık, Mehmet?Yüceler ve Mehmet Gümüşçü'yü TBMM'ye gönderiyor.

Yeri gelmişken bir cümleyle ifade edelim, o tarihte Kayseri 8 milletvekili çıkartıyor. Yukarıda isimlerini zikrettiğimiz üç CHP' linin dışında AP'den Kemal Doğan ve M.Şevket Doğan ve Mehmet Zeki Okur, CGP'den Turhan Feyzioğlu, MHP'den Mehmet?Doğan...

AP ve CHP 3'er CGP ve MHP ise birer milletvekili çıkartmış Kayseri'den...

İkinci öykü DYP'den... Daha yakın bir tarih...1999...

O seçimlerde Tansu Çiller'in başındaki DYP Kayseri'de temayül yoklaması yapıyor. Hakim gözetimi yok; ancak, kıran kırana bir yarış var.

30'a yakın aday temayüle giriyor. En güçlüleri il başkanlığından ayrılıp aday olan Kamil Karamete, merhum Coşkun Arık , Mustafa Eraslan vs...

Temayül sonucunda Coşkun Arık 600 oy farkla birinci, Karamete'nin il başkanlığı döneminde yardımcılığını yapan Sevgi Esen  2. çıkıyor. Karamete ise galiba 4. olmuştu.

Kıyasıya bir yarışın yaşandığı DYP'de, Karamete, Arık ve Eraslan arasında adeta taktik savaşları yaşanırken, Sevgi Esen hiç bir polemiğin, tartışmanın içine girmeden DYP delegelerine; Kimi verirseniz verin. Ama, bu Sevgi Ablanız da bir oy istiyorum” diyor ve diğerleri çekişirken 2. sırayı alıyor...

Temayülde liste başına gelen Merhum Coşkun Arık'a Genel merkez haksızlık ediyor ve listeye hiç koymuyor. İkinci sıradaki Sevgi Esen Kayseri listesinin başına konuluyor. Çiller K.Maraşlı danışmanı Prof.Dr.Atilla Özer'i  de 2. sıraya koyuyor. Tabi Özer seçilemedi...

CHP aday adaylarına yakın siyasi tarihimizden iki örnek aktardım... İbret alıp ders çıkartmak ellerinde...

Yeri gelmişken bir hususun altını daha çizmek isterim. Geçtiğimiz günlerde Bu milletvekillerini tanıyor musunuz” başlıklı bir yazı yazmıştım... O yazıda da bahsettim... 1999'dan bu yana Prof.Dr.Atilla Özer'i gören var mı?..

Özer, seçim kaybettikten sonra Kayseri'ye bir daha hiç gelmedi... Bir ara Şekerbank'ın üst yönetimindeydi. Şimdilerde ne iş yapıyor bilemem.

İl Teşkilatları genel merkezlerine bu örnekleri de aktarmalı. Her parti sokaktaki vatandaşın tanıdığı isimleri listelerine koymalı....

 

>-CHP'de yarışın Üç hemşerim” arasında geçeceği söyleniyormuş.

>-CHP adayları, oy istediklerinde Ben sağcıyım” diyen üyelerden rahatsızmış.

>-CHP'liler dün dillendirdiğimiz Birinci sıra teklif edilen” sanayicinin kim olduğunu öğrenmeye çalışıyormuş.

>-Başkan Çelik KASKİ'yi ziyaret ederek kısa brifing almış.

>-Ankara'ya başvuru yapan MHP adayları genel başkan yardımcılarını ziyarette, rakiplerine  gönderme yapıyormuş.

>-Kayseri'nin önemli bir ismi önümüzdeki günlerde Ankara'da önemli bir göreve atanabilirmiş.

 

 

O MÜDÜR UYARI CEZASI ALMIŞ

   Tekrar okul ve müdür adı zikretmeye gerek yok... Sömesrt tatilinde 4. sınıf öğrencilerine takdirname verileceğini bilmeyen, bir öğrenci velisinin milli eğitim ve kaymakamlığa gittikten sonra basına açıklama yapması sonucu, gelen telefon üzerine Takdirname verileceğini biliyorum da elimizde yoktu” diyerek sonradan takdir alan çocukların belgelerini veren okul müdürü, bizim haberimiz üzerine açılan soruşturma sonrasında ”Uyarı cezası” almış... Uyarı memuriyette en hafif ceza. Bu hocamız bundan sonra yoğurdu üfleyerek yiyecektir. Nitekim, kısa süre önce yemesi halinde tansiyonunu yükseltebilecek, önüne konulan bir yoğurdu da benzeri gerekçelerle yememiş.