EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

   Süleyman ERDOĞAN
   editor@kayserihaber.com.tr                      

   


VELİ ALTINKAYA


CHP VE TAHAMMÜL

Gündem - Veli Altınkaya


Aralarında eski il ve ilçe başkanları ile yöneticilerinde olduğu 10 CHP üyesinin sosyal medyadaki paylaşımları nedeniyle disipline verildiğini dün bu köşede eleştirmiştim.

CHP?İl Başkanlığında disiplin kuruluna gönderilen eski İl Başkanı Mustafa Ayan ve diğer isimlerin sosyal medya hesaplarında yaptıkları paylaşımların ağırlıklı bölümü il  teşkilatının, milletvekilinin veya genel merkezin yönetim anlayışına dair eleştirilerden oluşuyor. Bir-iki yorumun altında yapılan değerlendirmelerde hakaret var; elbette bunları kabullenmek de mümkün değil.

CHP´de diğer partilere kıyasla parti içi demokrasi daha aktif ve özgür işler. Bunu kurultaylarda, ilçe il kongrelerinde gördük. 24 Haziran seçimleri ?baskın´ olunca aday tespitinde ön seçim veya eğilim yoklaması yapamayan CHP, diğer partilerle mukayese ettiğinizde üye ve örgüt tepkisini en fazla sorgulayan bir siyasi geleneği taşıyor.

İşte bu CHP´de, partinin önemli isimlerinden olan eski İl Başkanı Mustafa Ayan ve diğer isimlerin sosyal medya eleştirilerinden dolayı disipline verilmesini anlayamıyorum. Ayan,nerede ne söyleyeceğini bilen bir siyasi birikime sahip. Zaman zaman eleştirilerinin dozunu da ağırlaştırmış olabilir; işte bu noktada yönetenlerin demokrasinin bir tahammül rejimi olduğuna inanarak hoşgörülü olması gerekir.

Beni tanıyanlar bilir; hiçbir sosyal medya hesabım yoktur. Hatta en az beş yıldır, bu medya platformu için,??sosyal´ değil ?sorumsuz medya´ diyenlerdenim. Disipline sevk edilen CHP´liler için söylemiyorum; ama bir çok kişi maalesef bu platformda sokak dedikodusu gibi paylaşımlar yapıyor. Hatta yer yer hakaret ve küfürlere de rastlıyoruz. Keşke TBMM çıkartacağı bir yasa ile internet medyası ve ?sosyal medya´ya da sorumluluklarını hatırlatan müeyyideler getirse. Biz gazetede veya Tv´de yazdıklarımızın ve konuştuklarımızın hesabını veriyorsak, internet  ve sosyal medyada da aynı sorumluluk müeyyidelerin olması gerekir.

Dilerim TBMM?yeni dönemde bunu yapsın.

Tekrar CHP´ye dönelim.

Eski İl Başkanı Mustafa Ayan ile birlikte eski ilçe başkanları ve yöneticilerinin disiplin süreci daha yeni başlıyor. Muhtemelen il disiplin kurulu bu kişileri davet ederek, İl Başkanlığının ihraç gerekçesini okuyup, ?buyrun savunmanızı yapın´ diyecektir.

CHP, genel seçimlerde Kayseri´de de, ülke genelinde de umduğunu bulamadı. Son seçimlerin verilerine bakılırsa yerel seçimlerde de, içinde bulunduğumuz ekonomik darboğaza rağmen, işleri pek kolay değil. Böyle bir noktada ?eleştiren partililerin´ disipline verilmesi emin olun parti tabanını da rahatsız edecektir.

Sadece CHP´liler değil, kendisini tanıyan herkes tarafından halim-selim kişiliği ile bilinen eski İl Başkanı Feyzullah?Keskin bile bu yapılanlara isyan edercesine il başkanı ve yönetimine göndermede bulunmuş. Keskin ki az konuşan, parti etkinliklerine davet edildiği zaman katılan, siyasi hırsı olmayan biri. O´nu bile çileden çıkartan adımlar atılıyorsa Milletvekili Arık ve İl?Başkanı Hanımefendi´nin herkesi kucaklayan bir yönetim anlayışı ile disiplin sürecini durdurması gerekir. Disipline verilen isimlerden sadece  eski İl Başkanı Mustafa Ayan ve Talas eski İlçe Başkanı Mustafa Çalıksoy´u tanıyorum. Bu satırları da, muhalefetin demokratik rejimlerde iktidarı denetleyen güçlü bir mekanizmaya sahip olması gerektiğine inandığım için yazıyorum.

Daha fazla yorum yapmadan, sizleri eski İl Başkanı Feyzullah?Keskin´in aylar, belki de yıllar sonra yaptığı ilk eleştirel siyasi paylaşımla baş başa bırakayım. Takdir CHP?tabanının:

?Görevi bıraktığım tarihten bugüne kadar siyaset ile ilgili ne sanal alemde, ne bürolarda, ne de parti toplantılarında tek kelime konuşmadım ve yazmadım.

Büro siyasetine karşı çıktığımdan, başkanlığı bıraktıktan sonra büro dahi açmadım. Sanal alemde siyaset yapma yerine parti organlarında tartışmayı uygun gördüğüm için tek paylaşım ve yorum yapmadım. Yeni göreve gelen arkadaşların zamana ihtiyaçları olacağı düşüncesi ile şahsıma yapılan nezaketsizliklere ve haksızlıklara rağmen toplantılarda ve danışma kurullarında konuşmadım ve bu kararımda da devam etme düşüncesindeydim, ama son yapılanlar karşısında susmayı başkanlık yapmış birisi olarak hazmedemedim.

Parti disiplinine uyulmasını daima savundum ve savunmaya devam edeceğim. Ama disiplin adı altında kin ve hırs duyguları ile intikama dönüştürmek karşısında susmak partime ihanet olacak kadar önemsedim.  Kibir, hırs ve kin duyguları ile kendilerine verilen süreli yetkileri ?ben ne istersem yaparım´ edaları ile kimse kullanamaz ve bu düşünce ile hareket edenlere çanak tutarcasına yağcılık yarışına girenler bunun sorumluluğunu taşırlar.  Kimsenin kimseye hakaret etme hakkı olamaz. Siyasette eleştirinin dozu bazen kaçabilir ama yöneticilere düşen bunu tolere etmektir. Bunu; insan psikolojisini bilenler tarafından nasıl olacağı bilinir ama kendi psikolojik sistemi bozuk olanlar bilemez. Bir süredir bazı partililer, üzülerek ifade edeyim ki birilerinin talimatı ile yapılıyor söylentilerinin olduğu disipline veriliyor. Takdir yönetimindir diyerek sustum. Ama son yapılanlar karşısında dayanamadım. İl başkanlığı yapmış, ilçe başkanlığı yapmış, görevde olan ilçe başkanını, birlikte çalıştığı il yöneticisini, partiye gençliklerini vermiş, partililiğinden ve emekçiliğinden hiç kimsenin şüphesi olmayan, kavgadan ve ölümden kaçmamış bu emekçi partililerimize bu şekilde davranılmamalıydı. Çözüm farklı olmalıydı. Partimin kuruluş yıldönümün de bile ayrımcılık yapılarak bir önceki il başkanı olarak davet edilmememden dolayı il yönetimini kınıyorum. Gerçi düşünce, nezaketen de olsa il başkanlarını çağırmak yerine disipline çağırmak olunca şaşırmamak lazım. Bakalım beni de disipline çağıracaklar mı??

 

AK PARTİLİLERE: DEMEDİ DEMEYİN

AK?Parti´de belediye başkan adaylarının belirleme süreci yıllardır alışık olmadığımız bir metotla sürdürülüyor. Kim nasıl anlar bilemem; Yerel Yönetimler?Başkanı Özhaseki başta olmak üzere, milletvekilleri, parti teşkilatı odaklı veya onların isimleri kullanılarak müthiş spekülasyon ve dedikodu yapılıyor. AK?Parti büyükleri,  ?Kardeşim milletin ağzı torba mı ki büzelim?´ diyebilirler. Ama, sokaktaki sade vatandaştan çok vekiller, teşkilat ve çevresindeki isimler odaklı üretilen laflar bir şekilde ?bıçak gibi kestirilmezse´ açık söyleyeyim bu süreç partiye, olası adaylara ve mevcut başkanlara zarar verir. Adaylar resmen açıklandıktan bir süre sonra AK?Parti, açılan yarayı, onarmaya, çıkartılan dedikoduları bertaraf etmek için enerji sarf eder. Elbette her ilde adaylar nasıl tespit ediliyorsa Kayseri´de de öyle tespit edilecek. Ancak, yetkili-yetkisiz isimlerin konuşmaları bu sürecin iyiye gitmediğini gösteriyor. Dost acı söylermiş; demedi demeyin.

 

Mış? Miş? Muş?

00- AK?Parti´de belediye başkan adayları ile ilgili süreç, dedikodular ve erken yorumlar nedeniyle partiye, olası adaylara ve mevcut başkanlara zarar verecek şekilde gelişiyormuş.

00-Kayseri polisi 27´si muvazzaf olmak üzere 33 askere yönelik 9 ilde FETÖ operasyonu yapmış.

00- Geçmişte FETÖ´den yargılanan ve bağ evinde oturmada yakalanan 12 isimden 8´i tutuklanırken, 4´ü adli kontrol şartı ile serbest bırakılmış.

00-Felahiye belediye başkanı büyük bir kazayı ucuz atlatmış.

00-Disipline sevk edilen isimlerle gündemde olan CHP´de, Milletvekili Abdüllatif Şener ve PM üyesi Ayça Taşkent bugün Kayseri´ye geliyormuş.

00- ERÜ?ve Kayseri Üniversitesi rektörleri öncelikle ?ekip´ oluşturma arayışındaymış.