EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

   Süleyman ERDOĞAN
   editor@kayserihaber.com.tr                      

   


VELİ ALTINKAYA


?CEZAEVLERİNDEN ZİKİR SESLERİ GELİYOR?

Gündem - Veli Altınkaya


Gün boyunca yoğun trafik nedeniyle bu köşeyi maalesef rahat rahat yazamıyorum. Dün, sabah 09-10 arasındaki Tv programı, sonrasında bir hastane ziyareti ve 13.15´te Kocasinan Belediyesi´nin üç saat sürecek programının yazı yazma düzenimi bozacağını bildiğim için, bu satırları erken yazma ihtiyacı hissettim.

Yazıyı sayfayı yapan arkadaşlarıma ne kadar erken verirsem, onların çalışmalarını da o derece kolaylaştırıyorum. Mesela önceki günkü yazımı 16.30 gibi, telefon trafiği ve gelen-giden misafirler nedeniyle sık sık ara verdiğim için 2 saatlik bir zamanda ancak tamamlayabildim.

Doğal olarak yazı yazarken ara verdiğimiz zaman, insicamı da bozuluyor. Bu cihetle bu satırları yazmak için salı 22.30 da bilgisayarın başına geçtim... Bu saati veriyorum ki,  değerli okuyucularım, biraz sonra aktaracağım FETÖ?davasında dün yaşananları niye yorumlamadığımı sorgulamasın diye. Biraz sonra aktaracağım bilgi notları ve yorumlar, tamamen Boydak Kardeşlerin de bulunduğu dosyanın ilk günkü duruşmasına ait tespitler...

 Mahkeme heyeti daha çok,  önce dinlenemeyen tanıklar ile, gizli tanıkların yeni ifadelerini açıkladı. İlk gün jandarma görevlilerinin, tutuklu şüphelileri zamanında salona getirmemesi nedeniyle, duruşma neredeyse öğleye doğru başladı. Bu mahkeme başkanının da haklı tepki ve ihtarına neden oldu.

Tanıkların ifadeleri dünkü gazetelerde ve haber ajanslarının bültenlerinde vardı. Ancak, ?canlı´ tanıkların dışında, görünmez bildiğimiz ?Gizli tanıkların´ ifadeleri son saatlerde mahkeme heyetince okunduğu için, bazı bilgiler yeterince kamuoyuna yansımadı.

Hemen belirtelim FETÖ davalarında 20 kadar farklı mahlas kullanan gizli tanık var. Kanun gereği gizli tanıkların kim olduğunu bilseniz dahi adını yayınlayamıyor veya dillendiremiyorsunuz. Bu suç...

Geçen sürede yaşanan bazı olaylar ve FETÖ şüphelilerinin yakınları odaklı gelen baskı üzerine bazı tanıklar ve gizli tanıklar dosyadan çekilmek zorunda kaldı.

Gizli tanıkların ifadelerine geçmeden Hacı Boydak ve bazı isimlerin duruşmaya SEGBİS?denilen görüntülü-sesli sistem aracılığı ile kaldıkları cezaevinden katıldıklarını belirtelim.

Bu gibi durumlarda mahkeme heyeti SEGBİS ile duruşmaya katılan şüphelilere sorularını yöneltiyor, salonda bulunan herkes de şüphelinin ne söylediğini duyuyor ve heyet uygun gördüğü ifadeyi metne aktarıyor.

Bu duruşmada SEGBİS?sistemi açık olduğu için mahkeme heyetinin soruları olmadan Hacı Boydak´ın yanındakiler ve Bünyan Cezaevi´nde yatan bir başka şüpheli ile kendi arasında yaptığı sohbette ilginç cümleler var? Boydak´ın bu ifadeleri o günkü duruşma kayıtlarında olmayabilir. Ama SEGBİS kaydında mutlaka vardır.

SEGBİS?kaydının açık olduğu esnada Hacı Boydak, konuştuğu kişiye (mahkeme heyetine değil) mealen şu sözleri sarf ediyor:

?Öteki tarafta (ahireti kastediyor) alacağımız çoğalıyor. 17 aydır yatıyorum. Bol bol Kemal?Tahir ve diğer yazarların kitaplarını okuyorum. Hamdolsun bütün cezaevlerinden zikir sesleri geliyor...?

Hacı Boydak´ın sohbet ortamı gibi aktardığı bu cümlelere Bünyan Cezaevi´nde yatan bir başka şüpheli karşılık veriyor ve ?Hamdolsun Bünyan?Cezaevi çok iyi. 16 kişilik koğuşlarda kalıyoruz. Sürekli sıcak suyumuz da var? diyor. Bünyan Cezaevi´nin iyi olduğu bilgisini alan Boydak, ?Bilseydim ben de gelirdim? demekten kendini alamıyor.

Bu arada bu davanın kilit isimlerinden biri olan?Mehmet Fındık, hanımıyla yaptığı bir görüşme nedeniyle bir aylık ?görüşme yasağı´ cezası aldığını söylüyor. Bünyan Cezaevi´nin şartlarının çok iyi olduğunu belirtiyor. Bir ara, ?16 aydır yatıyorum; ama 20 gündür sırtımız yatak gördü? diyor.

Boydak ve Fındık´ın yukarıdaki sözlerini yorumsuz olarak takdirinize sunuyorum.

Peki gizli tanıkların Mahkeme Başkanınca okunan ifadelerinde ne var? Bir kaçını kısa kısa aktarayım.

Gizli Tanık Erciyes: Örgütün ildeki kasası Necmi S.´dir. Sarraf dükkanında ayrı bir kasası vardı. Cemaat adına toplanan paralar o kasada dururdu. Bir defa oturmadan çıkarken hoca bir zarf verdi. ?Bunu Keykubat´taki öğrenci yurdu müdürüne götür´ dedi. Bizde bu zarfı ilettik. Para zannediyorduk, meğer polis okulu sınav soruları varmış.

Gizli Tanık Ali Dağı: Bu yapıyla iyi mücadele edilmiyor. Ben deşifre oldum. Devletime kırgınım. Memduh?Boydak´ın 17-25 Aralık sonrasında defalarca  bizlere ve etrafındakilere ?tarafınızı seçin´ dediğini duydum. Şaban H. ?Eczacılar İmamıdır´. Eczanesinin bodrumunda defalarca gizli toplantılar yapıldı. Abdurrahman H. bu yapının Kayseri´de ilk tohumlarını eken adamdır. Mustafa A., OSB imamlarındandır. Hatta son genel seçimlerde babası AKP´ye oy vereceği için babasını engellemek adına eve kilitlediler. Mehmet?Kocatürk, Sıtkı Baş´dan önceki il imamıdır. Yunus?Serin ve Yahya Karadeniz iyi hatiptir. Bunlar himmet toplantılarında konuşur ve herkesi ağlatırlardı.

Gizli Tanık?Ayaz: Kayseri FETÖ´nün önemli merkezlerinden biridir. Kayseri´den FETÖ?elebaşı ile görüşmek üzere, mütevelli heyette yer alan insanlar veya onların referans oldukları isimler ABD´ye gidebilirdi. Mehmet F´nin yanında 1990-2010 yıllarında çalıştım. Büroya Necmi S., Mehmet?Ç., Halit G., sık sık gelir ve gizli toplanırlardı. Memurların tayin işlerini konuşurlardı. Kendilerine zorluk çıkaran bir memur varsa onu da sürerlerdi. Bir keresinde  Hakan?Ç. isimli polisi işlerini yapmadığı için Nizip ilçesine sürdürdüler. Mehmet F. muhasebeci olduğu için maliyeden sorumluydu. Hamdi Kınaş bir gün geldi ve kendisine ceza yazıldığını söyledi. Mehmet F. maliyeden gayrı resmi olarak dosyayı istedi. Muzaffer B. adında memur dosyayı getirdi. Memur Mehmet F.´nin karşısında hazır olda duruyordu. Daha sonra o cezayı hallettiklerini ve cemaate de 400 bin lira aldıklarını duydum. Devletin dağıttığı teşvikler?Abdurrahman?H. tarafından ayarlanırdı. Kime teşvik verilmişse o paranın bir kısmı cemaat için kesilirdi. Ahmet?D. il muhasebecisi, Raşit D. ve Kemal K. bölge muhasebecisidir.

Gizli Tanık Zemheri: FETÖ tarafından?Kayseri Melikgazi, Kocasinan ve Erciyes olmak üzere üç bölgeye ayrıldı. Genel olarak da Kayseri, Ankara bölgesine bağlıydı. Sıtkı Baş 8 yıl Kayseri´de il imamlığı yaptı. Kayseri´nin valisi gibiydi. Ne derse o olurdu. İşadamları ve bürokratlar ona çok büyük saygı gösterirdi. Bank Asya´ya kritik dönemde kimin ne kadar para yatıracağı ve yatan paraların listesi düzenli olarak Sıtkı Baş´a bildirilirdi. Aslında bu Bankacılık?Yasasına aykırı. Ama Sıtkı Baş´ın her emrine uyulurdu.

 Gizli tanıkların ifadelerinde Kayseri´den Ankara´ya götürülen ?Bölge payı´ milyonlarca liradan da uzun uzun bahsediliyor.

Bazı tanıklar ile gizli tanıklar ve şüpheli itirafçılara her türlü manevi baskının yapıldığı biliniyor. Böyle bir ortamda mahkeme  hakkaniyet ve hukuk ölçüsünde hak arayışı çabasını sürdürüyor. İlgili tüm taraflar bu davanın hak-hukuk çerçevesinde biran önce sonuçlanması için üzerine düşeni yapmalı.