KANALIMIZA ABONE OL

YEREL BASINA DESTEK OL

 


EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

   Süleyman ERDOĞAN
   editor@kayserihaber.com.tr                      

   


CEYHUN ÜSTEN


BAYRAM’DA FİTNE İSTEYENLER KİMLER?

NEŞTER – Ceyhun ÜSTEN


Sevgili dostlarım;

Bu ülkede güncel olayları yorumlamak üzere yazmaya devam etmek için,

 Çok güçlü nedenleriniz olması gerektiği kanaatindeyim…

İki binli yılların başından beri çeşitli mecralarda ( ağırlıklı olarak internet medyasında) şevkle

bağlandığım bir niyetti yazmak  ben fakir için.

Dünyada ve memlekette olan biteni anlamaya,

Anlamlandırmaya çalışmak,

Üzerinde yaşadığım toprakların hatırasını,

Rüyalarını,

Korkularını,

Acılarını işitmek,

İşittirmek,

Çoğulcu ve özgür bir geleceği birlikte inşa etmek,

Bizleri buluşturan sahici bir dilin içinde hayatı paylaşmak gibi bir niyetle yazıp durdum işte erenler…

Ama artık biliyorum;

Beni böylesine harap edenin,

Dilsiz ve yaşamasız bırakanın ne olduğunu.

Belki oldukça klişe bir şey yarenlerim  ama gerçek:

Başkaları için yaptığımız tanımlar içine kendimizi hapsetmiş olduğumuzu söylemekten artık bıkıp

usandım…

En ciddi katliamların,

Tahriklerin,

Psikolojik harekâtların bile,

Gerçekliğiyle değil,

Bizlerin birbirimize hangi tanımlar atfettiğimiz üzerinden bakılarak değerlendirildiği  bir memlekette,

Kelimelerle yaşamak demek,

Yaşamasız kalmak demek  değilmidir  erenler?

Bir çoğunuzun :

“Yahu zaten buruk bir bayram yaşayacağız. En yakınlarımıza bile hasret geçecek bayram günleri nerden çıktı bu serzeniş ve iç karartan cümleler” deyişinizi duyar gibiyim erenler.

Nereden çıktı?

Pek tabii ki bunca sıkıntı ile baş etmeye çalışırken bir takım ruhu, vicdanı ve dahi inançları kara yaratıkların İzmir’de sahneye koydukları LEŞ EYLEM’den…

Bir avuç zavallı hala Müslüman Mahallesi’nde salyangoz satma niyetinde!

Yahu Allah aşkına cami hoporlöründen         “Çav Bella” şarkısı çalmak nedir?

Bu ne büyük densizlik!

Bu ne büyük ahmaklık!

Bu ne büyük FİTNEDİR! Yarenlerim.

Milletin sinir uçlarına dokunmak,

Bu mübarek günleri kaos ve kargaşaya boğma isteği de nedir?

Kime fayda sağlar?

Her defasında boyunuzun ölçüsünü alıp bir kez daha aynı yöntemlerle vatandaşı tahrik etmeye çalışmaktan usanmadınız mı ?

Böyle bir siyaset olabilir mi ?

Zavallılıktan başka bir şey değil !

Bu girişim vatan hainliğinden başka bir şey değil yarenlerim.

Lakin bilinmelidir ki;

Necip Türk Millet bu tarz fitne kokan eylem ve söylemlere pirim vermez.

Hele de bu kirli eylemlere ‘Cami’ gibi kutsal mekanlar bulaştırılmaya çalışılırsa …

Bu zavallıları tükürüğü ile boğar.

İşte bu hainliktir ki bu fakiri bu güzel bayram arifesinde ziyadesi ile üzen.

Dostlarım;

Olan biten her şeyi,

Bu nazari tanımlarımız üzerinden yorumlayanların,

Karmaşık niyetlerine,

Karşı çıkma gereği dahi duymaz olmuştum ne zamandır.

Çünkü bu ayrılıkçı zihniyetin,

Bu fitne fesat yuvalarının faaliyetlerinin her defasında kendi başlarında paralanması artık bıkkınlık yaratmıştı.

Ve kelimeler silinmişti hafızamda.

Zira başörtülü gençlerin uzun yıllar:

 "Valla ben sandığınız gibi sofu değilim, baskıyla örtünmedim, Batı'yı da bilirim, gayet entellektüelim"

gibi bir iç sesle hayata tutunmak zorunda kaldıklarında hep içim yandı.

Çünkü örtünmenin manevi boyutlarını,

Katman katman sırlarını ifade edecek o evrensel dili kurmak yerine,

Kendilerini imha etmeye çalışan,

O çatışmacı dile karşı hep savunmada kalmak zorundaydılar.

O savunma dili işte,

Bizim bütün mağduriyetlerimizde saklı hâlâ.

Oysa ne kadar sıkıştı kullandığımız dil,

Öyle değil mi erenler?

Sivas davası diyorsunuz bugün örneğin !

Hemen gelsin  büyük ayrım.

Bir kesim çıldırıyor:

 "Azmettiriciler yargılanmadı,

Provokatörlere ulaşılamadı.

Dönemin bakanları,

İçişleri yetkilileri,

Emniyetçileri konuşmadı.

Onlar nerede?"

Bir diğer kesim çıldırıyor:

"Vay o kadar kişi müebbet aldı,

İçeride yattı,

Ne haksızlığı?"

Bir başka kesim  kendilerine katliamcı denildiği için hassas…

 Bu alınganlığın getirdiği saldırganlıkla çıldırıyor:

 "Yaktık, yine yakarız!"

 Bir başka kesim mağduriyetinin efendiliğinde hep:

"Solcular yine mağdur!"

Sonra bir kesim yine çıldırıyor:

"Aleviler burada kendilerini hep mağdur eden zihniyetin bir derin devlet operasyonu olduğunu bile

bile devletin partisine oy veriyor.

O zamanlar iktidar ortağı bu partinin uzantısıydı."

Yine birileri çıldırıyor sonra:

"Aleviler AK Partiye' ye asla oy vermeyecek!"

Sevgili dostlarım;

Çorum,

Maraş,

1 Mayıs,

Bahçelievler,

Faili meçhuller  v.s.

Bu anlamda arkasındaki güçlü kalkanlarıyla birlikte aydınlatılmadığı sürece;

Nacizhane  kaanatim  Sivas’da

Uludere de olmaya devam edecek…

Çünkü  nihayetinde asıl katliam birbirimizden nefret etmemizle gerçekleşiyor dostlarım…

 Bizler hep bu gerçekleri  görmemekte ki kararsızlığımızda ısrar ederek kör döğüşümüzü   

sürdürüyoruz…

Bu yüzden dostlarım ;

Sorunları birbiriyle vuruşturmayı,

Sonu  gelmeyen  kısır  tartışmayı bırakalım…

Gelin hakkaniyetli bir ruh haliyle empati yapıp,

Karşımızdaki insanı anlamaya gayret gösterelim.

Olaylara,

Geçmişe ve geleceğe,

Bir nebze hoş görü katarak,

Hayatımızı idame ettirmeyi deneylim.

Emin olun dostlarım kazanan biz olacağız…

Emin olun böyle  davranmayı  becerebildiğimizde

1 Mayıslar gerçek ‘İşçi  Bayramı’ olarak kutlanacak…

Ademin  torunları  bir birlerine şaşı bakmaktan vaz  geçip,

Din ,

Dil,

Renk,

Cinsiyet,

Irk,

Varlık – yokluk  ayrımı  yapmadan

Bir birimizi salt insan olarak  görmeye  başlayabilsek

İşte o zaman

Bütün sorunlarımız  çorap söküğü gibi  çözülecektir…

İşte o zaman bayramında,

Baharında tadına varırız…

Bayramınız mübarek olsun.