KANALIMIZA ABONE OL

YEREL BASINA DESTEK OL

 


EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

 Uğur ALTUNER
 editor@kayserihaber.com.tr

   


CEYHUN ÜSTEN


ASALET = ‘GÜZEL HUY’ DUR…

NEŞTER – Ceyhun ÜSTEN


Sevgili Dostlarım:

Mekanı cennet olsun rahmetli ananemin sıkça kullandığı bir deyim vardı…

Sanırım sadece biz Bünyanlıların bilip – kullandığı bir deyim…

“Sakızını çiğneyip, anlına yapıştırmış” …

İlk bakışta; işini, görevini tamamlayıp köşesine çekilmiş gibi bir anlam çıkıyor…

Lakin yılların tecrübesini akça paça yüzündeki çizgilerde taşıyan bu Anadolu kadının

Bu sözle anlatmaya çalıştığı,

Diğer bir deyişle bu sözü kullanmak da ki meramı hiçte böyle değildi..

Nene Hatunların,

Şerife Bacıların izinden giden bu Anadolu kadınının bu sözle kast ettiği erenler,

Kişi edeb ve haya kavramını hayatından çıkartmış,

Utanmak diye bir olgudan habersiz,

Sıfatının nuru gitmiş bu adamın…

Ne hazindir ki yarenlerim;

Her şeyi akıl denilen yanıltıcı ve subjektif süzgeçte değerlendirip,

Olayları bu mantalite ile yorumlayan;

Küstah,

Terbiyesiz,

Aşırı öz güven duygusu ile hareket eden günümüz insanı tam da anneannemin sözünde anlatmaya çalıştığı tipleme ile örtüşmekte ereneler…

Bu mahlukat hal ve tavırları ve dahi tercih ettikleri yaşam şekli ile her adımında kendilerini bedbaht olacakları uçurumun kıyısına yaklaştırmakta…

Rahmetli ananemin işaret ettiği bu insan tipi günümüzde öylesini çoğaldı ki,

 Adeta her bir yan “Sakızını çiğneyip, anlına yapıştırmış” insan müsveddeleri ile doldu…

Özellikle gençler arasında bu durum öylesine yaygınlaştı ki yarenlerim,

 Üzüntümden,

Endişemden içim titriyor

Büyük İslam alimi Mevlana Celaleddin-i Rumi :

 “Akılda hakikat nurunu görme gücü yoktur. Sen git onu görmek için başka bir göz ara! Gönül gözü ara!” sözleri ile hayatı gönül gözü ile algılamanın gereğine işaret eder…

Dostlarım;

Mutasavvıflara göre;

Eğer akıl nefsin hizmetinde bulunursa büyük bir kusur;

Gönlün hizmetinde olduğu zaman ise insanın kılavuzudur.

Mevlâna'ya göre de akıl, dünya işleri için bir yol gösterici;

Fakat ilâhi yolda ilerlemede ise yalnızca bir engeldir.

Çünkü Allah'ın emir ve yasaklarını akılla ölçmek yersizdir.

 Akıl bize yalnız ve yalnız bu yolu bulmaya lazım iken,

 Bu yolda yürürken ise sadece bir köstektir!

Bu yolda da bize ilk edeb lazım...

İlim meclisinde aradım, kıldım taleb,

İlim en geridedir, illâ edeb, illâ edeb .

‘Edeb’ Allah cc.’ye kavuşma sebebidir erenler.

Şeytan-ı Lane

Yüce Yaradan’ın huzurundan edebi terk ettiği için kovulmuştur…

Ve kanımca ‘Edeb’ her şeyin başıdır...

Zavallı hâlimiz!

Edeb lazımken bize,

Akılla bağdaştıramadıkları için her hâlden huzursuzluk çıkartmaya bahane arayan çaçaronların elinde,

Her lafa cevap dinliyoruz…

Ve dahi sabrediyoruz çaresizce…

Edeb baştan yok olmuş zaten yarenlerim...

Dostlarım son zamanlarda yine edeb ve haya yoksunu şahısların,

Hayasızca yaşadığı ve yaşattığı bir eylem var…

Bebek bekliyor olmanın kamuoyuna ilanı…

Bu olayda öylesine edepsiz ve hayasıca duyurulur oldu ki erenler,

İnsan haberi alış nedeninden dolayı

Üzülse mi?

Sevinse mi? ayrımına varamıyor…

Babalarınıza,

Dedelerinize sorun bakalım yarenlerim…

Zırt diye “Karım hamile” diye ortalığa çıkıp hemen bayram mı yapmışlar zamanında…

Ya da böyle bir olay yaşasalar başlarına ne gelirmiş…

Ya eski kadınlar birçoğu hamile olduğu belli olmasın diye kıyafetlerinde türlü değişiklikler yaparmış da,

Kadının gebe olduğu ancak karını büyüyünce fark edilirmiş.

Oysa şimdilerde yarenlerim hep beraber ortak olduğumuz bu hâlde,

Anında bir yaygara kopuyor...

Doktorlar,

Tahliler,

Beraberinde gelen şamatalar…

Sanki ‘Dünyayı Kurtaran Adamı’ doğuracak anlı sakızlı hasbam!

Ortalığı toza dumana katıyor…

Hele o kıyafetler,

Sanki gözümüze sokmaya çalışıyor doğuracağını…

Haa….

Bir de Hamilelik üzerine doktora tezi verecek düzeydeki akılcı bilgi birikimi yok mu bu yeni yetme, tecrübe fukarası tazelerin…

Önce bir dinlemek lazım…

Pek tabii bu kadar konuşursanız duyamazsınız ..

Duyamazsanız,

Ve dahi öğrenemezsiniz…

O kadar negatifler ki her konuda erenler…

Karşılarındakilerin de iyi bir şey söylemiş olma ihtimalini asla akıl etmiyorlar…

“Dervişin fikri ve zikri de odur” sözü burada iyi gidecek lakin,

‘Derviş’ benzetmesi pek uymayacak erenler…

Sadece yaygara çok,

Gerisinde içi boş, kof kafalar!

Neyse edepsizler, hayasızlar bu kadarla kalsa öp başına koy…

Her ân, Rabbin'in huzurunda olduğunu unutmadan,

Meleklerle yan yana olduğumuzu düşünerek,

Yalnızken dahi edeple hareket etmekten bahsederken,

‘SEMUD KAVMİ’ ne özenen bir takım mahlukatın yürüyüşünü seyretmek …

“İbadet de gizlidir, kabahat de” derken,

Er kişilerde dahil herkesin bir ağızdan seslendirdiği

 “Hamileyiz” diye haykırarak yürüyüşünü seyretmek…

 İnsanla hayvan arasındaki fark edeptir derken,

Bazı yazarlarımızın çıkıp, köpeklik güzeldir diye yazı yazması…

Köpeklik neden güzelmiş,

Çünkü sadıkmış.

Yahu, insan olabilmeyi becerebilsek,

Zaten, köpeğe gıpta ile bakmayacağız…

Ama insan olmayı başaramayınca,

Köpeklere hayran olmaktan başka seçenek de yok zaten erenler.

Tabi; insan olabilmek için,

Güzel terbiye yani ‘EDEP’ gerek!

Edeb, haya…

“Haya ile iman bir aradadır, biri giderse, öteki yanında durmaz” ..

“Güzel huy gibi asalet olmaz.”

Güzel olan ne varsa ondan uzaklaşıp kaçmaya çalışanlardan Rabbim bizi uzaklaştırsın dostlarım…

Çünkü Rabbim güzellikleri sever…

Güzel huy, güzel ahlak…

Kuran-ı Kerim'imizde mealen;

“Nasihat et, nasihat müminlere elbette fayda verir.”(Zariyat55) geçer...

Güzel insanlar, siz bizlere nasihat edin…

Müminler faydalansın

Nasibi olan yapışır bu güzelliklere…

Lâkin, nasibi olmayanlar da köpeklere gıpta ederek noktalasınlar anlamını yitirmiş hayatlarını…

Ve devam etsinler sakızlarını alınlarına yapıştırmaya…

Ancak bizler edep ve haya kavramlarını çok iyi özümsemeli ve hayatımız boyunca gündelik yaşamımıza uyarlamalıyız erenler…

Kendisine ölüyü diriltmek gibi bir güç bahşedilen Allah dostu Abdül Kadir Geylani hazretlerinin şu satırlarında işaret ettiği konuları gözden kaçırmamalı,

Çocuklarımızı edep ve haya duygusunu öğreterek yetiştirmeliyiz..

“Ey içi bozuk, yakında öleceksin, ölümden sonra yaptıklarına çok pişman olacaksın ama çok geç … Dilin güzel söze alıştığı için konuştu ve aldandı, ama kalbin hiçbir şeyden anlamaz halde. Bu durum seni kurtarmaz . Güzel konuşmayı KALP yapmalı, yalnızca dilin iyi söz söylemesi faydasızdır ..

Ey ALLAH c.c. yolcularını bulamayan,

Varlığını ve yaratılmışları HAK varlığına perde eden kişi…

Ağla başkasına bir ağlarsan kendine bin defa ağla ….”

Allah’a emanet olunuz…

Gürkan Ofis Mobilyaları