ANNEM, AMA ÇOK YÜREKTEN ANNEM
Tadıyla Tuzuyla - Reyhan Öztemir
Tarih: 24.5.2017 00:00:03 / 578okunma / yorum
REYHAN ÖZTEMİR

Geçtiğimiz hafta Anneler Günü´nü kutladık. Biraz gecikmeli olacak, ama anne konusuna değinmeden edemeyeceğim. Anne öyle belli bir kalıba sığmayacak kadar geniş ve anlam yüklü. Beni yakından tanıyanlar anneme olan düşkünlüğümü çok iyi bilirler.
Anneme olan aşkım o kadar derin ve büyüktür ki, sesini duymadığım gün, gün değildir. Bu dünyada canım anacıma ve evlatlarıma olan bu aşkımın üstüne aşk tanımıyorum. Allah hayırlı uzun ömürler versin. Daha öncede bir yazımda belirtmiştim, annemden 2 yıl kadar ayrı kaldığımı. 7-8 yaşlarındaydım. O zamanlar kendimi korunmasız ve aslolan sevgiden yoksun hissediyordum. Geceleri rüyamda hep annemi görür, geleceği günü sabırsızlıkla beklerdim. Babamla birlikte Kahramanmaraş´a köye gitmişlerdi. Babamın işinden dolayı onlar orda, ben de okulum nedeniyle Kayseri´de kalmak zorundaydım. Babama içten içe çocuk aklımla beni annemden ayırdığı için çok kızgındım. Şimdi daha iyi anlıyorum babamı ve kızgınlığımın yersiz olduğunu. Fakat dediğim gibi o dönem çokta mutlu bir çocuk değildim. “Elinden oyuncağı alınmış çocuk gibi” derler ya, o ifade bile benim mutsuzluğumu anlatamazdı. Böyle bir çocuk için iki yıl anneden kalmak ne demek bi düşünün.
Her gün dua eder, “Allah´ım ne olur annem yanımda olsun başka bir şey istemem, ne çikolata, ne oyuncak” derdim. Çünkü onun sevgisi her şeyden tatlı ve güzeldi. O dönem (1980´in sonları) iletişim aracı yok. Daha doğrusu telefon varda bizim evde ve hatta bir çok evde yok. Postaneye gidip aramamız gerekiyor, ama köyde telefon yok. En azından bir sesini duysam, belki bana dayanamaz hemen gelirdi.
Sonra bir gün çıka geldi. Kolu kırılmış ve gelmek zorunda kalmış. Köydeki işlere yardım edemez hale düşmüş. Babam da bakmış ki işler iyiye gitmiyor, tası tarağı toplayıp tekrar Kayseri´ye dönmeye karar vermiş. Neyse annemi gördüm. Aman Allah´ım odalar dolusu oyuncaklar benim olmuş gibiydi. Daha öncede bahsetmiştim, benim hiç oyuncağım olmadı. Hiç bebeğim yoktu. Annem gelince bütün oyuncak bebekler benim olmuş gibi hissettim. Beni göğsüne aldı ve kokumu için çekti durdu. O sevinci anlatmaya kelimeler gerçekten kifayetsiz kalıyor. Geldi ve bir daha da bırakmadı. Şimdi, çalışan bir anne olarak kendi çocuklarımın gözünden annenin ne demek olduğunu daha iyi anlayabiliyorum.
Güzel anacım, bizi hep sevdi. Hani “Yemedi, yedirdi, giymedi giydirdi” sözü tam annem için söylenmiş gibi.
Biz yemeden yemezdi. Sürekli hep ama hep çalışır, hiç dinlendiğini görmezdim. Sabah namazına babamla birlikte kalkar, bir daha da oturmazdı ta ki yatana kadar. Zira sekiz evladı vardı. Nasıl dinlenmeye vakti olabilirdi ki. Şimdi biz de anneyiz, üç çocukla zor baş ediyoruz. Canım babam sabah namazından sonra bizleri de uykumuzdan uyandırmak ister ve “Bir müslümanın üzerine sabah güneşi vurmamalı, haydi kalkın” derdi. Anacım ise, “Bırak çocukları uyusun, uykularını alsınlar” şeklinde babama çıkışırdı. Genelde de annem galip gelirdi. Annem tam bir Osmanlı kadınıdır. Güçlü, kuvvetli, akıllı, nerde ne yapacağını bilen, otoriter ve sevgi ve şefkatli, merhamet dolu bir kadındır.
Kendimi çok şanslı buluyorum, zira böyle bir kadının kızı olmak beni fevkaladesiyle gururlandırıyor. Keşke biz de O´nun gibi olabilsek. Çocuklarıma merhamet konusunda hep annemi örnek alıyorum. Aslında babam da çok merhametliydi. Mesela sofraya otururduk, ama babam biz yemeden yemezdi. Yemeklerin en güzel yerlerini bizlere evlatlarına yedirir, geri kalanını kendi yerdi. Burada babamın da hakkını teslim etmem gerek.
Annem çok acılar çekmiş bir kadın, her annenin olduğu gibi. Kardeş acısı, anne-baba acısı ve evlat acısı… O koca çınar (genelde babalar için söylenir, ama benim annem fazlasıyla hak ediyor) annem artık yaşlılığın vermiş olduğu hastalıklarla uğraşıyor. Allah´ım benim ve herkesin annesine hayırlı uzun ömür versin. Annesini kaybedenlere de sabır versin ve mekanları cennet olsun.
O ayaklarının altı öpülesi şehit annelerine de selam olsun…

 

Anahtar Kelimeler: ANNEM, YÜREKTEN, ANNEM
Yazarın Diğer Yazıları
GEÇEN YIL BUGÜN… (15 Temmuz 2017 - Cumartesi)
GEÇ KALMIŞ SAYILMAYIZ (29 Haziran 2017 - Perşembe)
TEK ÇIKIŞ, TEK VARIŞ (08 Mayıs 2017 - Pazartesi)
ÇOCUKLUĞUMUN 23 NİSAN´I (27 Nisan 2017 - Perşembe)
YENİ MODA(!) (04 Nisan 2017 - Salı)
HADİ ORDAN, PİS AVRUPA! (29 Mart 2017 - Çarşamba)
BUGÜN, ÖNEMLİ 3 GÜN (21 Mart 2017 - Salı)
KADIN OLMAK ZAMAN ZAMAN… (08 Mart 2017 - Çarşamba)
HER DERDE DEVA (01 Mart 2017 - Çarşamba)
İÇİN Mİ, DIŞIN MI HANGİSİ DOĞRU? (22 Şubat 2017 - Çarşamba)
BUGÜN ‘SEVGİLİLER GÜNÜ´YMÜŞ! (14 Şubat 2017 - Salı)
KORKUYORUM, YA GEÇEMEZSEM! (01 Şubat 2017 - Çarşamba)
BIRAKIN ÇOCUKLAR TATİL YAPSIN! (25 Ocak 2017 - Çarşamba)
EN ÇOK İYİ GÜN DOSTU SEVERİM (18 Ocak 2017 - Çarşamba)
İLK YAZI… (11 Ocak 2017 - Çarşamba)
Sayfa:
SAYFA EDİTÖRÜ

/resimler/2015-4/16/1020184616446.jpg

 

    Süleyman ERDOĞAN
     editor@kayserihaber.com.tr 
    

Resmi İlanlar

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Kayseri
17 Ağustos 2017 Perşembe
Bugün
Parçalı bulutlu
32 °C
15 °C
Cuma
Güneşli
31 °C
15 °C
Cumartesi
Güneşli
31 °C
14 °C
1. LİG

 
KAYTV

Kaytv kayseri üzerinde

 

İLETİŞİM

Adres : Turgut Reis Mahallesi
İlgi Sok. Şehit İsmal Uygun Ap
No:22/A Kocasinan / KAYSERİ
Telefon : 0 352 235 63 63
Fax : 0 352 235 84 74

/resimler/2017-6/16/1033434095171.jpg

KANALIMIZA ABONE OL