KANALIMIZA ABONE OL

YEREL BASINA DESTEK OL

 


EDİTÖR

SAYFA EDİTÖRÜ

 Uğur ALTUNER
 editor@kayserihaber.com.tr

   


Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI


A MİLLİ FUTBOL TAKIMI VE TÜRK FUTBOLU’NUN GENEL YAPISI

BİLİMSEL VE SİSTEMSEL BAKIŞ - Prof. Dr. Ünal ÇAMDALI


Avrupa Futbol Şampiyonası’nda (EURO 2020) A Grubu'nda yer alan, A Milli Futbol Takımı, gruptaki iki maçında da maalesef beklenen (veya ümit edilen) başarıyı gösteremedi. Takımımız İtalya’ya 3-0, Galler’e de 2-0 mağlup oldu. Sonuçlar karşısında tüm futbol severlerin üzgün olduğu muhakkaktır. Bunları hak etmediğimizi düşünmekteyim. Tahmin ediyorum pek çok kişi de benimle aynı fikirdedir. 83 milyonluk Türkiye’nin, İtalya gibi ekol oluşturmuş bir takım karşısında yenilmesi, (3-0’lık skor çok olsa da) hadi olabilir diyelim. Ancak yaklaşık 3 milyonluk Galler karşısında, hem de Bakü’de aldığımız yenilgi, gerçekten çok düşündürücüdür. Bunun mutlaka analizinin yapılması ve gerekli tedbirlerin alınması gerekmektedir. Yetkililer, ivedilikle gerekli adımları atmalıdır…

Ülkemizde futbola oldukça fazla ilgi vardır. Aileler futbol oynaması için çocuklarına büyük destek olmaktadır. Adeta futbol tek spor oyunu olarak algılanmaktadır. Diğer tüm spor dalları, onun gölgesinde kalmaktadır. Örneğin voleybol, basketbol, halter ve milli sporumuz güreşte; önemli uluslararası başarılar elde etmemize karşın onlar bile toplumun çoğunluğunun nezdinde neredeyse ikinci, belki de üçünde derecede önem ifade etmektedir. Tüm medyada, en çok futbol haberleri yer almaktadır. Spor denilince, ilk önce akla o gelmektedir. Varsa yoksa futbol… En önemli yatırım ve destek bildiğim kadarıyla futbola yapılmaktadır. En çok da futbolcular kazanmaktadır. Fakat tüm bunlara rağmen istenen başarı bir türlü yakalanamamaktadır. Hem de yıllardır...

Mevcut durumun pek çok nedeni olabilir ve bunlar konunun uzmanlarınca sık sık dile getirilmektedir. Eğer “Türklerin futbol yeteneği, diğer milletlere göre fazla değil” şeklindeki bir önerme doğru değilse ortada önemli sorunların olduğu düşünülmektedir. Ya da eski bir futbol teknik adamının ifadesiyle Türk futbolunda entropi hastalığı mevcuttur.  

83 milyonluk ülke, neden başarılı ulusal lig takımları ve bir milli takım kuramamaktadır? Liglerdeki takımların oyuncularının çoğunluğunu yabancılar oluştururken; milli takımda oynayanların önemli bir kısmını da gurbetçi vatandaşlarımızın genellikle Avrupa’daki takımlarda oynayan çocuklar oluşturmaktadır. Onların olması ülkemiz için elbette gurur verici ve zenginliktir. Ancak onlar olmasa sanki başarılı bir takım kurulamayacaktır. Başarı (başarısızlık) da ortadır… Dolayısıyla yukarıda da ifade edildiği gibi futboldaki hastalıkların (sorunların veya entropinin) neler olabileceği ile ilgili kanaatlerimi, maddeler halinde paylaşmak istiyorum:

  1. Futbolu yönetenlerin bu konuda yetkin insanlardan oluşturulması, önemlidir. Başarının sadece parasal güçle olamayacağı bellidir. Kaldı ki kulüplerin borçları basında yer verildiği kadarıyla ciddi miktardadır.
  2. Türk futbolu ekolü oluşturulamamıştır. Bununla ilgili atılan adımlar da henüz yeterli değildir.
  3. Kurumsallaşma sağlanamamıştır. Türk futbol kulüpleri, dünyadaki diğer büyük kulüplerle sadece parasal değerleri açısından karşılaştırılmaktadır. Yerel potansiyellerimiz göz ardı edilmektedir.
  4. Diğer konularda olduğu gibi bu konuda da sistem kurulamamıştır. Sorunları genellikle sistem açısından değil, salt insani (sosyal) açılardan değerlendirme şeklinde bir davranış sergilenmektedir.
  5. Kendimize yeterince güvenme noktasında başarılı olunduğu söylenemez.
  6. Çözümü hep dışarıda arama alışkanlıkları sürmektedir.
  7. Pek çok alandakine benzer şekilde futbolda da yabancılara, kendi insanımızdan daha fazla değer verilmektedir. Onların Türk futboluna olan katkıları, teknik ve ekonomik açılardan objektif olarak değerlendirilmemektedir.
  8. Abartılı yabancı hayranlığı, eskiye nazaran azalsa da hâlâ devam etmektedir. Yabancı futbolcuların sayısı ile ilgili bilimsel bir çalışma bildiğim kadarıyla mevcut değildir. Onların sayıları daha çok değişen koşullara göre belirlenmektedir.
  9. Sorunlara bilimsel yaklaşım konusunda henüz yeterli seviyede olunmadığı açıktır.
  10. Sporcuların farklı bilim insanlarından yeterli desteği almadığını düşünmekteyim.
  11. Futbolu sadece fizik gücüne dayanan oyun olarak algıladığımızı sanıyorum.
  12. Taktik ve stratejinin Türk futbolunda çok etkin olmadığı, sürekli dile getirilmektedir.
  13.  Sağlam bir alt yapı henüz kurulamamıştır.

 

Söylemek kolay olmasına rağmen yapmak elbette zordur. Ancak hastalıklar teşhis edilmeden, tedavileri mümkün değildir. Diğer pek çok konuda olduğu gibi bu konuda da güçlü bir teknik yaklaşımın ortaya konması gerekmektedir. Futbol tekniği konusunda uzman olan insanlara veya ekiplere önemli derecede ihtiyaç vardır. Yaşam da zaten sorunları çözmek, güçlükleri yenmektir. Diğer ifadeyle entropiyi azaltmak ve sistemi düzenli hale getirmektir. Sistem düzenli olmazsa kargaşa (kaos) hâkim olacak, verim düşük olacak; takımların yenilmesi ise kaçınılmaz olacaktır…

Ülkemiz derin geçmişi ve birikimi ile spor oyunlarında da başarılı olmaya namzet bir ülkedir. Futbolu ustalıkla oynamaya yatkın insan potansiyelinin de olduğunu düşünmekteyim. Tüm mesele sağlam altyapı ve sistem ortaya koyabilmektir. Bunlar hemen bugünden olacak şeyler değildir. Bunun için sabır, kararlılık (azim/sebat), emek ve irade ile bir de maddi olanaklar gereklidir. Hâlbuki yabancı futbolculara oldukça yüksek miktarda paralar ödenmektedir. Onlar da elbette olsun. Ancak neredeyse tamamının yabancı oyunculardan oluşan takımlarla Türk futbolu gelişemez. Sadece liglerde maç kazanılabilir. Takımların amacı ise yalnız maç kazanmak ve şampiyon olmak değil; Türk futboluna katkı sağlamak da olmalıdır. Bundan sonra başarı kendiliğinden gelecektir. Zira sorun çözümsüz değildir. Kaldı ki milletimiz bunu zaten hak etmektedir. Son sözüm de şampiyonada halen gruptan çıkma şansı olan Milli Takım’a başarı dilemektir…

 

Hoşça kalın…

Gürkan Ofis Mobilyaları