KANALIMIZA ABONE OL

YEREL BASINA DESTEK OL

 

KASKİ’DEN HACILAR’A 6 MİLYONLUK YATIRIM

12 YIL KESİNLEŞMİŞ CEZASI VARDI

KAYSERİ OSB DAVASINDA İLK DURUŞMA

KATİLLER HESAP VERMEYE DEVAM ETTİ

VEZNELER HAFTA SONU DA AÇIK

İLÇELERİN ‘DOĞAL GAZ’ YATIRIMLARI MERCEK ALTINA ALINDI

KADINA ŞİDDETE KARŞI BİLGİLENDİRME

KAYSERİ BÜYÜKŞEHİR’İN 2022 YILI BÜTÇESİ 1 MİLYAR 800 MİLYON TL

AK KADINLAR KADINA ŞİDDETİ LANETLEDİ

KAYSERİ BAROSU KADIN HAKLARI KOMİSYONU, KADINA ŞİDDETE ‘HAYIR’ DEDİ

GERİ DÖNÜŞÜM İLE DOĞA KORUNUYOR

SAHABİYE PROJESİ’NDE SON DURUM

BARAJLARIMIZ ALARM VERİYOR

BAŞKAN BÜYÜKKILIÇ PRAG’A GİTTİ

DURGUN:“HEPİMİZİN ÜZERİNDE BİR ÖĞRETMEN ELİ VAR”  

ÖĞRETMEN BAŞKAN’IN 'ÖĞRETMENLER GÜNÜ' KUTLAMASI BÖYLE OLUR

Gürkan Ofis Mobilyaları

KÜÇÜK MİLLET MECLİSİ’NDE ‘KANAL İSTANBUL’ MASAYA YATIRILDI

Kayseri Küçük Millet Meclisi 2020 yılının ilk toplantısını gerçekleştirdi… ‘Kanal İstanbul’un masaya yatırılarak emsalleri, tarihi ve siyasi boyutları ile irdelendi.

Kayseri Gönüllü Kültür Kuruluşları Derneği tarafından çok uzun zamandır peryodik olarak her ay düzenlenen Kayseri Küçük Millet Meclisi’nin Ocak ayı toplantısı Kocasinan Belediyesi Meclis salonunda gerçekleştirildi… Adnan Evsen’in moderatörlük yaptığı yeni yılın ilk toplantısında ‘Kanal İstanbul’ konusu büyüteç altına alındı.   Büyükşehir Belediyesi eski Genel Sekreter Yrd. Mimar Kemallettin Tekinsoy ve Erciyes Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Ömer Kurtbağ emsalleri, tarihi ve siyasi boyutları ile konuyu detayları ile irdeledi…

Büyükşehir Belediyesi eski Genel Sekreter Yrd. Mimar Kemallettin Tekinsoy ilk olarak konun teknik detaylarını dile getirip, dünyadaki örnekleri ve boğazın koruması anlamında kararın isabetine dikkat çekTİ… “Son günlerde yoğun olarak gündemimizi 2 konu işgal ediyor. Bir tanesi Kanal İstanbul konusu diğeri ise, Libya’ya asker gönderilmesidir. Ben konuşmamın başında Kanal İstanbul ile ilgili bir takım istatistikleri sizinle paylaşmak istiyorum. Günümüzde dünya ticaretini yüzde 80’i hala deniz yolları ile gerçekleştiriliyor. Bu deniz ticaretinin hacmi, 30 trilyon dolara ulaşmış durumda. 150 farklı ülkeye ait yaklaşık 54 bin ticaret gemisi her gün milyonlarca ton yük taşıyor. Gemilerin boyutları büyüyor. Güvenlik ve çevre riskleri en önemli sorun haline geliyor. Süveyş kanalı, Baltık denizine açılan Kiel ve Panama kanalı dünyadaki insan eliyle yapılmış 48 kanaldan sadece bazılarıdır. İstanbul boğazının yıllık güvenli geçiş kapasitesi 25 bin gemi iken bugün bu rakam 40 bini aşmış ve 2050 yılında 78 bini bulması bekleniyor. Hazırlanan projeye göre Kanal İstanbul projesini maliyeti bugün için 11 milyar dolar olarak ifade ediliyor”

Erciyes Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Ömer Kurtbağ’da ‘Kanal İstanbul’un tamamlanması sonrası oluşacak  hukuki ve siyasi sonuçları hakkında bilgiler verdi…“Kanalların hukuki boyutunda baktığımızda, uluslararası bir suyolu olduğundan hareket ile bir hukuki düzenlemenin altına alındığını görüyoruz. Her birisi ayrı ayrı sözleşmeler ya da antlaşmalar ile düzenlenmiş durumda. Süveyş Kanalı’nın geliş rejimi ve kanalın statüsü ile geçiş koşulları 1888 tarihli İstanbul sözleşmesi ile oluşturulmuş durumda. Panama Kanalı’nınki 1903 tarihli sözleşme ile belirleniyor. Kiel Kanalı ise 1919’da yapılan antlaşma ile düzenleniyor. Belli başlı 3 büyük kanal bu şekilde uluslararası hukuki düzenlemeler ile hem geçiş rejimi hem de bu şekilde hukuki statülerinin düzenlenmeye çalışıldığını görüyoruz. İstanbul Boğazı’nın en dar yeri 700 metre, en geniş yeri 4 bin 200 metreyi buluyor. Şuan ki şartlara baktığımızda; kanalın daha derin aynı zamanda daha geniş planlanması gerekiyor. Gemilerin geçiş süresinin daha uzun süreceği yönünde tahminler var. Bununda kanaldan geçişleri ne kadar etkileyeceği görünüyor. Doğal bir boğaz yanında bulunurken hemen yanında dünyadaki tek kanal olma özelliğini taşıyacak. Boğazlardan geçiş uluslararası hukuki açıdan baktığımızda 4 farklı şekilde gerçekleşiyor. Transit geçiş, askıya alınamayan türden zararsız geçiş, serbest geçiş ve özel anlaşma ile düzenlemeler altına sokulan geçiş türü. İstanbul’u transit ve zararsız geçişe kıyasladığımızda kıyıdaş devletlere çok daha fazla hak ve yetki verdiğini söyleyebiliriz. Transit geçişte zararsızlık özelliği bulunmadığı için kıyı devleti çok daha az bir hale geliyor”